Sabancı

OYUNLARDAKİ TEHLİKE

OYUNLARDAKİ TEHLİKE

OYUNLARDAKİ TEHLİKE

Recep AYDÖNER

Dünyada güçlü mesajlar söz yerine genelde semboller üzerinden verilir oldu. Kraliçeye olan öfkeni git nehirde kuğuları öldürerek göster, Fransa’nın itirazlarını sarı yeleklilerle frenle gibi örnekler çoktur. NATO, Sovyetlerin dağılmasından sonra yönünü Müslümanlara çevirdiğini karşıt güç renklerini kırmızıdan yeşile çevirerek açık şekilde göstermiş oldu. İşte o gün, bu gündür sanal ortam dâhil tüm olaylarda terörist Müslüman ismiyle, İslami kıyafetlerle, binalar cami benzeri yapılarla ifade edilir oldu. Şimdilerde her geçen gün devleşen bir oyun sektörü var ki, iletişim hızının artmasıyla virüs gibi son derece hızlı yayılıyor. Maalesef film sektörüyle el ele çalışan oyun sektörünün en büyük yatırımcıları Siyonist Yahudilerdir.

Film sektörünün sahiplerinin İslam düşmanı Siyonistler olması nedeniyle Batıda en yetenekli, en tanınmış kişiler olsa dahi İslamiyet’i seçen oyunculara ambargo uygulaması gözlerden kaçmıyor. Onlar bir daha asla bir role çağrılmıyor, hiçbir başarılı organizasyonda yer verilmeyip adeta açlığa mahkûm ediliyor. Ülkemizde de durum maalesef paralel bir durum görülmekte, mevcut hükümet yanlısı olarak görülen, Cumhurbaşkanıyla aynı karede görülen herkes ateist-Siyonist gruplar tarafından linçe maruz bırakılıyor. Yine çizgi oyunlar, dijital oyun aygıtları, her gün uygulamalar yüklediğimiz platformlardaki tüm yapımlar Siyonistlerin elinde istenildiği gibi şekillendiriliyor.

Son zamanlarda bağımlılık haline gelen bilgisayar ve cep telefonu oyunları çocuklarımızı değil, büyükleri bile içine kapanık, psikopat yapılı ve madde bağımlısı hale getirmiştir. Ancak zararsız gibi görünen bu oyunlar içinde pornografik görüntülerden tutun, intihar girişimine yol açan talimatlara kadar bir sürü zararlı içerik bulunmaktadır. Bir kere öldürülen her terörist mutlaka Arapça konuşmakta, islami kıyafetli, dinimize uygun olmayan fiilleri işlerken görüntülenmektedir. Bunlar çocuklarımızı intihar etmesinden tutun, içine kapanık, psikopat, her türlü insani ilişkilerden kopmuş, topluma zararlı bir hale getirmektedir.

20 yıllık oyun çocukları artık bu gün okullar, camiler basmakta, DAİŞ benzeri terörist örgütlere katılarak içindeki dayanılmaz öldürme dürtüsünü yatıştırmaya çalışmaktadır. Bizim ülkemize gelen oyunlarda bu kadar rezillikler varken, bunların ana vatanında Türk ve Müslümanlara yönelik ne tür içerikler olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Nitekim bu günkü Yeni Zelanda cami baskınları Batının kendince yalnız kurt vb isimlerle sahiplenmediği, ama gerçekte içlerindeki binlerce yıllık kinlerinin ürünüdür. Zaten olayların oluş biçimi tamamen bu oyunlar şeklinde ve gösterimdeki silahlar üzerinde Haçlı seferlerinin mottosunun yazılması onların içlerindeki asla küllenmeyen ateşi göstermiştir.

Recep AYDÖNER