Sabancı

RAMAZAN, KİLOLARIMIZ VE SIRAT-I MÜSTAKİM

RAMAZAN, KİLOLARIMIZ VE SIRAT-I MÜSTAKİM

RAMAZAN, KİLOLARIMIZ VE SIRAT-I MÜSTAKİM

Ramazan ayı tüm güzelliğiyle aylar içerisindeki mümtaz ve kadim yerini alırken biz inananlar da dünya-ahiret dengesindeki gidiş-gelişlerimizi tekrar düzenlemek için bir gayret haline girdik yeniden. Elbette yılın her ayı sorumluyuz bu dengeden. Ancak Ramazan ayının o kendine has atmosferinde daha gayretli olduğumuz da bir gerçek. Bu gayretin kendini gösterdiği alanlardan biri de yeme-içme düzenimiz. Ramazandaki açlığın sağlığımıza olan faydaları zaten yıllardır anlatılır bizlere. Ancak iftar anında tüm bunları unutup çeşit çeşit ve doyma eşiğini aşıncaya kadar tıka basa yediğimiz olur çoğu kez. Sonrasında pişman olur keşke bu kadar yemeseydik diye de hayıflanırız.

Kur’an inananlara “Sırat-i Müstakim” adı verilen bir hedef koymuş. Dosdoğru, ölçülü, düzgün bir şekilde yol almamızı istemiş hayat çizgisinde. Ölçü hayatın her alanında olduğu gibi yeme-içmede de şart ve gerekli. Peygamberimizin karnı tam doymadan sofradan kalktığını İslam tarihçileri üstüne basarak anlatırlar her zaman. Biz Müslümanlar bunu biliriz bilmesine de iş uygulamaya gelince nefsimize ağır gelir hep. Sağlık sorunlarını ve hastalıkları konunun dışında tutarak söylemeliyim ki; sadece Kur’an’da yer alan ölçüye göre hareket etmiş olsak kilolarımızla dolayısıyla sağlığımızla bu kadar derdimiz olmadığı gibi manevi ağırlıklarımızı da atmış olacağız.

Ben yıllardır sağlıklı beslenerek kilo verdim (o kiloyu nasıl aldığımı sormayın tamamen yukarıdaki bahsettiğim ölçüyü zamanında koyamadığımdan) ve tekrar kilo almamak için de buna devam ediyorum. Sırf bu nedenle kullandığım bir sosyal medya hesabım var. Orada kilodan muzdarip onlarca arkadaşımla aynı kanıda olduğumuz bir konu var ki o da; sağlıklı ve ölçülü beslenmiş olsaydık bugün bu kadar kilo almamış olacağımız gerçeğinin gün gibi karşımızda durması. Oysa bizler hep aynı hatayı yapmışız. İfratla tefrit arasında mekik dokumuşuz sürekli. Yani yerken kaçırdığımız ölçüyü diyet yaparken de kaçırıp aşırı sıkı diyetlerle nefsimize eziyet etmişiz. Madem artık bu gerçeğin farkındayız. O halde bu ramazan bu gidişata dur demek için bir fırsat olsun. Biz mesela ailecek aldığımız karar neticesinde iftarda iki çeşidi geçmeyen mütevazı sofralar kuruyoruz. Hem midemize yüklenmemiş oluyoruz hem de Ramazan ayının ruhuna uygun hareket etmiş olmanın hissettirdiği huzuru yaşıyoruz. Özetle bu güzel ay yeme-içme dengesindeki ölçüyü koymamız için biçilmiş kaftan. Hem belli mi olur? Sonra bir bakarız ki ölçüyü hayat tarzı haline getirmişiz. Biz yeter ki gönülden niyet edelim.

Cenabı Allah, bu kutlu ay yüzü hürmetine hayatımızın her halini, rızayı ilahi doğrultusunda yaşamayı nasip etsin.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.