SEÇİMİN ARDINDAN
Çok önemli iki seçimi 24 Haziranda yaparak ikinci tura kalmadan ilk Başkanımızı ve 27. Dönem milletvekillerimizi seçtik. Hayırlı uğurlu olsun. Yeni sisteme geçilirken çok büyük görevler yapacak olan Milletvekillerimize daha önceki yazımda ikazda bulunarak onları yakinen takip edeceğimi belirtmiştim. Sadece Milletvekillerimizi değil bütün siyasileri ve bürokrasiyi yakından takip ederek çekinmeden uyarılarda bulunacağımı gerektiğinde eleştireceğimi buradan bir kez daha ilan ediyorum. Bunu neden mi yapıyorum? Antakya da doğmuş büyümüş, Antakya da yaşayan, Hatayı seven ve bundan sonraki yaşamını bu şehirde sürdürecek olan bir kardeşiniz olduğum için.
Her gün hayatın ve halkın içinde olmanın ayrıcalığıysa gönülden sesleniyorum sizlere. Sevgili dostlar küsmek darılmak alınmak yok. Geçen dönem olduğu gibi sesiz bir şehir hayal etmeyin. Bu yazıları onlarca belki de yüzlerce hemşerimle yapılan sohbetler neticesinde kaleme alıyorum. İstek geldikçe ihtiyaç doğdukça Allah ömür verdikçe yazmaya DEVAM inşallah. Hiç kimseyle hiçbir hesabımız yok. Hesap kitap seçimle yapıldı ve kapandı. Şimdi bu sonuca sebep olanların yeni projelerle bu şehri kucaklama vakti. Kuru sözler değil gözle görülür adımlar bekliyoruz. İhmal edilmişlik bu toprağın insanlarının canına tak etti; artık eylem vakti. Basit teşekkür gezileri, anlık işyeri ziyaretleri bizi tatmin etmez! Atalarımızın “Lafla Peynir gemisi yürümez” sözünü hatırlatmayı bir görev sayıyorum. Yaşanası bir şehre sahip olmak sanırım hepimizin en büyük hakkıdır. Konuşanların susturulup hain ilan edildiği algısına rağmen Antakyalı kimliğimle konuşuyorum ve yazıyorum. Bu ifadelerim sadece İktidar partisi olan Ak Parti için değildir. Bütün siyasi partileri ikaz ediyorum. Haydi, bırakın didişmeyi, dedikoduyu projelerinizi görelim. Hodri meydan şimdi proje zamanı. Seçim sonuçlarından da anlaşıldığı üzere bizim insanımız takım tutar gibi parti tutarak oy vermiyor. Gerektiğinde parti değiştirebiliyor. Daha önceki seçim sonuçları ile 24 Haziran seçim sonuçlarını karşılaştırarak incelediğinizde bunu çok kolay anlayabilirsiniz. Mahalli seçim takvimi başlamadan, başta Ak parti olmak üzere bütün partiler son sonuçlara göre kendini değerlendirmeli, muhalif sesleri dinlemeli, parti binalarında kaç yeni sima var bunu tespit ederek işe başlamalılar. Ayrıca her zaman olduğu gibi seçimle geçinenleri çok iyi tespit etmeli bunların yağcılık ve yalakalık dolu abartılı kışkırtıcı laf ebeliği tuzaklarına düşmemeliler. Sayın Reisimizce verilen bir görevi vardı. “ Sıkmadık el, girilmedik ev bırakmamak ” sahi bu görev ne derece yerine getirildi. Her kademedeki siyasi kimliğe sahip kişiler etrafındaki yakın yol arkadaşlarını da çok iyi değerlendirmek mecburiyetindedirler.
Kıymetli okuyucular söyleyecek o kadar çok şey var ki, hepsini bir günde söylemek ve uzun yazıyla sizleri sıkamak istemem. İlimizin bölgemizde eski cazibesini kazanması için ne gerekiyorsa onu yapmak hepimizin görevidir. Siyasi ikbal beklentimiz yok, derdimiz unutulmuş bir şehri yeniden hatırlatarak ayağa kaldırmaktır. Bizim gibi düşünen hemşerilerimizin fikirlerine ihtiyacımız var.
Bu şehre hizmet için bizden vekâlet alan zevatı takip etmek hepimizin görevi olduğunu düşünüyorum. Vekâletimizi alan zevat vekâletin gereğini yerine getirmenizi diliyor başarılar temenni ediyorum. Kalın sağlıcakla.
Yüksel AYDIN