ŞEMSİYE TAMİRCİSİ
Memleketin birinde, bir şemsiye tamircisi vardı. Bir dükkanı olmadığından seyyar olarak işini yapıyordu. Şemsiye tamircisi, şemsiyenin tamir edilecek kısmının ölçüsünü alıyor ve itinayla şemsiyeye yama yapıyordu. Çok dikkatliydi tamirci. Yoldan geçen bir genç, tamirciyi iş yaparken bir süre izledi ve hayran kaldı ve; “İşinizi çok iyi yapıyorsunuz.” dedi.
Tamirci, gence elindeki şemsiyeyle uğraşırken cevap verdi; “Evet, işimi iyi, dikkatli ve özenle yaparım.”
Genç ise; “Müşterileriniz sizin kıymetinizi siz gittikten sonra anlayacaklar!” dedi. Adam gence hak verdi.
Ardından genç; “Bu taraflara yine gelecek misiniz?” diye sordu.
“Hayır” dedi tamirci. Genç daha da hayran kaldı ve merakla sordu tamirciye; “O zaman neden bu kadar dikkatli ve titizsiniz?”
Tamirci cevap verdi gence: “Eğer ben işimi titiz ve dikkatli yapmazsam kötü işçiliği halk elbet bir gün anlayacak ve benden sonraki tamircilerin de işini düzgün yapmayacağını düşünerek onlara iş vermeyecektir.”
*****
Bir işi iyi yapmak, hem helalinden kazanmak hem de diğer insanlara örnek olmak bakımından çok önemlidir.
Vicdanen rahat olmak ise işi iyi yapmanın diğer bir boyutudur.
İnsan, her ne yapıyorsa en iyisini yapmalıdır.
İşini iyi yaptığı gibi iyi bir evlat, iyi bir kardeş, iyi bir anne veya baba, iyi bir akraba, iyi bir komşu, iyi bir arkadaş, iyi bir vatandaş, hülasa iyi bir insan olmalıdır.
İyi insan: diğer insanların elinden ve dilinden emin olduğu, yani hakkı olmayana tenezzül etmeyecek kadar eline, hiç kimse hakkında gıybet etmeyecek ve kötü söz söylemeyecek kadar da diline hakim olan insandır.
Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN