Siz Üşümeyin Diye Biz Donduk
Askerlik, vatanı korumak için harp sanatını öğrenmeyi gerektirir.
Askerlik yaparken harp sanatıyla birlikte, sorgulamadan yalnız başına nöbet tutmayı, verilen emri icra etmeyi, müşterek hayatı ve arkadaşlarla birlikte yaşamayı, aynı koğuşta uyumayı, aynı karavanadan yemek yemeği öğrenir, aynı anda memleket hasreti çekersin, sevdiklerini özlersin.
Yanık yanık türküler söyler, sevgiline mektuplar yazarsın.
“Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum” inancıyla savaşa da gidersin.
Zaten asker olman bunu gerektirir.
Ama askerlikte donarak ölebileceğini hiç düşünmezsin, aklına bile getirmezsin.
Askerlikte eğitim yaparsın, spor yaparsın, nöbet tutarsın, savaşırsın, çatışırsın, pusuya düşersin, bombalanırsın bütün bunlar askerliğin fıtratında vardır.
Ancak askerlikte “Donmak” diye bir şey yoktur.
Devlet, askerin donmasına izin vermez.
Devlet, kendisine emanet edilen askerini korur ve O’nu donatır, asker doymadan yemeğe bile başlamaz. Askeri üşütmez.
Çünkü asker, devleti oluşturan milletin bir üyesi, yani devletin mihenk taşı, vazgeçilmezi ve olmazsa olmazıdır.
Nasıl millet olmadığında devlet olmazsa, asker olmadığında da millet olmaz. Asker bu nedenle çok önemlidir.
“İyi ama kardeşim, asker bütün bu olumsuzlukları bilerek askere geliyor” bahanesi arkasına sığınmayın.
Evlatlarımız ölmeyi de yaralanmayı da sakat kalmayı da göze alarak asker oluyor ama bu devirde donarak ölmeyi düşünemiyor bile.
Şimdi siz, “Donarak ölmek askerliğin fıtratında var” derseniz ben de size “Allah belanızı versin” derim.
Devletin öncelikli görevi kendisine emanet edilmiş askerini, ana kuzularını da vatan toprağı gibi korumaktır.
Bu çağda iki kardeşimizin, iki askerimizin donarak şehit olması nasıl bir iştir? Nasıl bir tedbirsizliktir?
Tunceli’nde uykusunda donarak can veren Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
Bu ölümlerde bir kusur ve ihmalin olduğu muhakkaktır, ancak sorumluların ortaya çıkıp istifa etmelerini de beklemiyorum. Çünkü biz o onurlu davranışları unuttuk.
Ancak, baş sağlığı dileyip sorumlular hakkında bir işlem yapılmasını temenni etmekten başka bir şey de elden gelmiyor.
Kamil Akdoğan