Erdoğan bazı yerlerde öyle sözler sarf ediyor ki aşağısından başka, yukarısından başka görüntü ve manalar verse de zamanla ondan daha iyisinin olmadığını fark ediyorsunuz.
Geçen gün bir açılışta söylediği “sosyal medya çöplüğü” yine böyle cuk oturan oldukça büyük manalar içeren bir söylemdi. Evet, günümüzün en tehlikeli tiryakiliği olan bu mecra maalesef hepimizi, tüm toplumu meşgul eden, aileleri yıkan, enerji ve zamanımızı boşa harcayan bir çöplüktür. Bizler de bir taraftan çevremizi izlerken sürekli didinen, yeni bir şeyler yakalamaya uğraşan, birilerine laf sokmaya, açığını bulmaya çalışan tavuk-horoz sürüsü! İnsan gece üçte internette ne arayıp bulmaya çalışır, sabah namazı vakti ilkten ne gelmiş diye merak eder, uyanır uyanmaz neden cep telefonuna saldırır? Sohbet-muhabbet etmek üzere eş, dost, akrabayı çağırıyorsunuz, herkesin elinde birer telefon görünürde birbirlerine laf yetiştirse de öbür tarafta birilerinin estirdiği rüzgâra kapılıp gitmiş olduğu izleniyor.
Sosyal medya denen alanda insanların kendilerini sergilemesi başta bizi biz yapan, en güçlü yapımız olan aileyi kökünden sarsıp yıkma eğilimine girmiş vaziyettedir. Hiç birbirini tanımayan kişiler üç günde dost, ahbap, hatta sevgili olup ailesinden geçip ona koşabiliyor. Son günlerdeki kadın cinayetleri, hızla artan boşanmalar, aile içi kavgaların önemli miktarda sebebi bu çöplükten ayaklarımıza bulaşan pisliklerdir. Facebook, Instagram, Twitter gibi ortamlar kurucularını dünyanın sayılı zenginleri yaparken, bizleri sarhoş, kendinden geçirmiş, benliğini unutmuş bir toplum haline getiriyor. Daha önce gazete-TV okuryazarlığı, kültürü diye dalga geçtiğimiz güruh, bugün sosyal medya kültürü şekline evrilmiş durumda… Dün biz bu tip TV okuryazarlarına acırken, bugün hep birlikte daha berbat bir şekline farkında bile olmadan teslim olmuş vaziyetteyiz.
Reis madem böyle bir berbatlığın sonuna kadar farkında, zaman beklemeden toplumun tüm katmanlarında bu illete karşı tedbir almak zorundadır. Artık öğrenci dersini, anne evini, ailesini, baba işini, hoca öğrencisini dert etmiyor. Sosyal medyada ne kadar çok tanınıp takipçi sayısını nasıl artırabilirim hesabını yapıyor. Bu gürültü patırtının arasında kimi ailesini kaybediyor, kimi ise hayatını. Kararan hayatlar yine o çöplüğün doğal sermayesi, üzerinden istismar edilecek aracı haline geliyor. Millet olarak çok büyük tehlike altındayız ki, birileri darbeyle korkutsa da buradan yediğimiz darbe toplumsal yaşamımızı daha fazla tehdit ediyor. Sonuçta birinin etkisi 20-30 yılda bitse de bunun zararları yüzlerce yıldan uzun sürecek, hatta devletimizin sonunu getirecek kadar zararlı görünüyor.