Sabancı

Tarih Tekerrür mü Ediyor?

Tarih Tekerrür mü Ediyor?

Tarih Tekerrür mü Ediyor?

Toplumlarda meydana gelen bozuklukların genellikle liyakatsiz atama ve görevlendirmelerden meydana geldiğini sıklıkla yazar, ayet ve hadisleri de delil gösteririz.

Liyakat, bir işi yapmaya ehil ve layık olma demektir. Liyakatin ölçüsü de insanın aldığı eğitimi ile olaylar karşısındaki tavır ve duruşudur.

Yüce Allah Kuran’da şöyle buyuruyor: "Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder."
(Nisa, 58. Ayet)

Peygamberimiz de ehliyet ve liyakatle ilgili ne güzel söylemiş: “Emanet kaybedilince kıyameti bekleyin” deyince.
Sahabeler Sorarlar:
“Yâ Resûlallah! Emanet nasıl kaybolur?”
Buyurur ki:
“İşler ehil olmayanlara teslim edilince.”

Ebû Zer anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü!, Beni memur tayin etmez misin?”

“Peygamber de mübarek elini omuzuma vurdu ve bana:
‘Ey Ebû Zer, ben seni zayıf görüyorum. Ben kendim için istediğimi senin için de isterim. Sakın iki kişi üzerine âmir olma, yetim malına da velilik yapma. Memurluk bir emanettir. Hakkını vermediğin takdirde kıyamet günü perişanlık ve pişmanlıktır. Ancak kim onu hak ederek alır ve onun sebebiyle üzerine düşen vazifeleri eksiksiz edâ ederse o günün perişanlığından kurtulur’ buyurdu.”

Yani,  liyakatli kişiyi bulmak, atamaya muktedir olan güç için bir görev olduğu kadar göreve talip olanlar için de bir sorumluluktur.

Bir insanın, üç günlük dünya nimetlerinden biraz daha fazla nemalanmak için layık olmadığı halde göreve talip olması, kul hakkının ihlalidir.

Necip Fazıl Kısakürek’e ait olduğu söylenen güzel bir söz vardır:
“Siz hiçbir sarrafın bağırdığını duydunuz mu?
Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz.
Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz.
İnsan bağırırken düşünemez, düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.
Popçular, rockçılar boğazlarını patlatana kadar bağırıp duruyor
ama Dede Efendi' yi okuyanlar bağırmıyor.
İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur.”

Bir insan, başkalarının da layık olabileceğini düşünmeden her göreve kendisini layık görüyor ve talip oluyorsa kuyumcu değil de domatesçi ya da biberci olduğu şüphesiyle durumu sorgulanmalıdır.

Ancak bu düşüncelerimizin hiç itibar görmeyeceğini ve kim daha çok çığırtkanlık yapar ve ekranlarda boy gösterirse görev kapacağına da inanıyoruz.

Merhum Mehmet Akif ne güzel ifade etmiş:

“Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
"Tarih"i  "tekerrür"  diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

Sevgiyle kalın
Kâmil Akdoğan.

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.