Sabancı
Tek Adam Demokrasisi

 

Tek Adam Demokrasisi

 

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa değişikliğine

ilişkin halk oylamasından önce Anayasayla ve özellikle Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ilgili çekincelerimizi her gün yazmıştık.

 

“Kamu tüzel kişisi kurma” ya da “Vali, büyükelçi, müsteşar, genel müdür gibi üst düzey kamu görevlilerini atama yetkisi” ile “Yönetsel her alanda düzenleme yapma yetkisinin” bir tek kişiye verilmemesi gerektiğini, böyle bir yetkinin ülkeyi tek adam rejimine götüreceğini ve diğer sakıncalarını defalarca yazdık.

 

Şimdi sonucunu görüyoruz.

 

Davası zamanaşımına uğramış olsa bile kamu vicdanında aklanmamış bir katil, tek imza ile nasıl büyükelçi atanıyormuş ona da tanık olduk.

 

Davanın zamanaşımına uğramış olması katili katil olmaktan kurtarmaz ki! Sadece devletin cezalandırma yetkisi düşer. Katil, katil olmaya devam eder ancak devlet, katili yargılayıp cezalandıramaz.

 

Sonra, Türkiye aleyhine olan Ermeni tezlerini savunacak kadar Devletimize düşman olan bir kişi Devleti nasıl temsil edebilir?

 

Yoksa ülkücü düşmanlığı böyle bir ülkücü düşmanı katili büyükelçilik gibi önemli bir göreve atayarak mı deklare ediliyor?

 

Atayan fıtratının gereğini yapıyordur elbette ama ülkücü görünümlü destekçisinin gıkının çıkmaması acayip.

 

TBMM dahil hiçbir kişi ve kurum tarafından denetlenemeyen cumhurbaşkanının daha ne tür icraatlarına ve kararlarına tanıklık edeceğiz bakalım.

 

Bence bu sisteme demokrasiden başka her şey denebilir.

 

Sevgiyle kalın

Kamil Akdoğan 

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.