Aslında cümlenin alışkın olduğumuz şekli böyle olmamalı değil mi?
Mesela;
“Ne olacak bu gençliğin hali”, “gençlik de çok bozuldu.” “ biz eskiden böyle miydik?” şeklinde uzayıp giden ve gençlikten şikâyet eden formatta başlık atmalı ve cümleler kurmalıydım.
İşler tersine döndü.
Yine eskiden gençler telefona, internete çok dalarlar, biz büyükler de onlara ya kızar ya da onlardan bu yönde şikâyet ederdik. Aslına bakarsanız çoğunluğumuz hala kızmakta ve şikâyet etmekteyiz. Ancak şimdi işler tersine döndü. Hadi tam olarak değilse bile en azından tersine dönmeye başladı diyelim.
Gençleri içine çekip tuzağına düşürdüğünü söyleyip durduğumuz sosyal medya ağları artık gözünü daha yüksek yaşlardaki kesimlere dikmiş vaziyette.
Örneğin tiktok ve instagram gibi çok kısa video çekip yayınlama imkânı veren sosyal medya ağlarından bahsediyorum. Nereden ve kim tarafından başlatıldığı belli olmayan saçma sapan video akımları ile bütün yaş gruplarını esaretine almaya başlamış.
Düşünsenize yolda sokakta görseniz saygıyla selam vereceğiniz, Çocuklarınıza mahallenizin köyünüzün yaşı olgun ve sözü dinlenir kişileri olarak göstereceğiniz abi ve ablalarının ve dahi teyzelerinin bir beğeni için ne hallere düştüklerini söylemeye dilim bile varmıyor.
Yaşmaklı şalvarlı teyzeler, atletli pijamalı amcalar, çocuklu anneler, eşofmanlı bacılar kısacası mahallenin ağabeyleri, ablaları, açmışlar telefonun kamerasını, 10 ya da 30 saniyede en saçma en garip hale nasıl girsem de bir “tık” alsamın hesabını yapar olmuşlar.
Aslında o halde kendilerine aynada baksalar kendileri bile saygı duymaz hale geldiklerini görecekler.
Danslar, kapı arkasından pöhler, höhler, yazmaya utanıyorum ama gaz çıkarmaya kadar işi götürenler var.
Sebep;
Her sosyal olayda olduğu gibi bunda da tek bir sebep olamaz. Yani kimi sadece tık almak beğenilmek peşinde koşarken, kimi kısa yoldan şöhret olmanın
yolunu aramakta. Kimi de belli bir takipçi sayısını geçtikten sonra alacağı her tıkın banka hesabına kuruş ve tl cinsinden gelecek karşılığını hedeflemekte.
Söylemeye dilim varmıyor ama mahallenin ağır ağabeyleri ve ablaları “herkesin bir fiyatı vardır” diyen kapitalist söylemi haklı çıkarır olmuş. Fiyatı lira ile mi, beğeni ile mi, şöhretle mi belirlenir o kendine kalmış. Ama her halükarda yapılan iş doğru değil.
Bu durumun normal ve sağlıklı olmadığını söylemek için uzman olmaya gerek yok. Toplumsal bir cinnet haline girildiğini, psikolojik bir hastalık haline dönüşmekte olduğunu, sosyolojimizin ve ailemizin dinamitlenmekte olduğunu hep birlikte görmemiz lazım.
Rica ediyorum;
Ablalar, abiler, çoğunluğunuz ile yaşıtız. Allah aşkına Tiktok videosu çekmeyin. Bu yaştan sonra ayıp oluyor. Komik dahi değilsiniz hatta “gülünç” bile değilsiniz. Bir acayip hale dönüşüyorsunuz. Yapmayın. Bu gidişle memlekette saygı duyacak kimse kalmayacak. Çocuklarımızı bu işten kurtaracağız derken büyükleri kaybediyoruz.
Bir de;
Bir de tiktok ve instagram beğenisi alıp “fiyatına” ulaşabilmek için kendi çocuklarını kullananlar var. Çocukların ruh sağlıkları ve gelişimleri açısından son derece sakıncalı içerik ve yöntemlerle paylaşım yapanların durumu apaçık çocuk istismarıdır. Bu konuda devletin de sorumluluk payı vardır.
Bazı anne babaların çocuk yapma ve bakma ehliyetlerinin olup olmadığı hukuken ve tıbben incelenmelidir.
Velhasılı kelam; öze dönmek için son durağı henüz kaçırmadan aklımızı başımıza alalım demek istiyorum.
Yaradılış gayesine uygun davranabilenlerden olalım diye dua ile…