Reklamı Geç
Muhtarın Yeri
Lufian
Muzaffer Tuncer Black White
istanbul oto gaz
Serdar Kayhan

Serdar Kayhan

Mail: serdarkayhan@hotmail.com

TURK MİLLETİ NEDEN ANI YAZMAZ?

TURK MİLLETİ NEDEN ANI YAZMAZ?

Kendi mesleğinize ait bir anı kitabı  okudunuz mu? Şayet  böyle bir kitap okumadıysanız bence mesleğinizi ezbere yapıyorsunuz demektir.

Neden mi?
 Belki sizin yaşamış olduğunuz bir sorunu daha önce yaşayan biri vardır ve bunu kaleme almıştır.  Bu sorunun üstesinden nasıl geldiğini o kitapta anlatmış olabilir.  Siz bu bilgiden ve çare yolundan mahrum kalmış olabilirsiniz..

Türk milleti sözel bir millettir biz yazmaktan çok konuşmayı severiz. Ancak konuşmaların  bir kaydı olmadığı  ve insan hafızası unutkan olduğu için konuşmalar evrim geçirir ve bambaşka bir hale gelerek  başkalarına aktarılabilir. O yüzden şifahi kültür kalıcı bir kültür değildir.. Üstelik yazıya edebiyat katıldığı için daha sanatsal bir değeri vardır.

Yazı 50 yıl sonra da aynı yazıdır.  Ancak dilden dile dolaşan bir sözün 50 yıl sonra aynı kalması imkânsızdır.

Anı yazmak bir hesaplaşmadır.  Bir vicdan muhasebesidir. Yapmak isteyip de yapamadıklarınızı ,neden yapamadıklarınızı ortaya koyma sanatıdır.. Size  kimin engel olduğunu yüreklilikle ifşa etme aracıdır. Bu haliyle aslında devlete ve millete gerçekte kimin zarar verdiğini ortaya koyan bir enstrümandır..

Belki de o olayı yaşarken kendinizi haklı olarak anlatamadınız ve kimseyi inandıramadınız ancak anı kitabıyla bunu daha rasyonel bir tarzda  ortaya koyabilirsiniz. Bu kitabı okuyan amirleriniz veya mesai arkadaşlarınız size hak verecek belki de size haksızlık yaptığını düşünecektir..

Anı yazmak görevdeyken gücünüzün yetmediği olaylara işaret edip sonraki nesillerin önünü açmaktır..
Anı  yazmak belki başkalarının da anı yazmasina vesile olacaktır. Çünkü sizin yazdığınız hakikatleri çürütmek için başkaları da kaleme sarılacaktır..

Anı  yazmak bir cesarettir bir iddiadır bir meydan okumadır.
Ben haklıyım ancak haklılığımı zamanında ispat edemedim demektir.

Herkes anı yazamaz çünkü herkesin meydana çıkma cesaret yoktur.

Yaptığı yanlışlıkların farkında olan insanlar anı yazamaz çünkü birileri onun karşılığını verecek ve onu susturacaktır.

Belki de bizde anı yazılmamasının en büyük sebebi budur.

Çünkü herkes bir yerinden bir hataya düşmüş olabilir.

Elbette ki yazılan anı kitabının rahatsız ettiği birileri olacaktır ve olmalıdır da..

Ani yazmanın en büyük faydası gelecek nesillere yol göstermek ve ışık tutmaktır..

Birilerinin yaptığı haksızlığın bir gün ortaya çıkma ihtimali belki başkalarını haksızlıktan geri koyacaktır.

Yazmak, farkındalıklar çoğaldıkça, omuzlarımızda ki yüklerin hafiflemesini sağlar. Yazarken bir bakarsınız ki gözünüzün önünde bir şimşek patlamış. ‘Evet işte bu,’ dersiniz. Dönüşürsünüz, ferahlarsınız. Ben içinden çıkamadığım problemlerimin kimini yazarak hafiflettim, kimini de yok ettim. 

O yüzdendir ki anı yazmak, aynı zamanda terapi gibi gelir bana. İnci Aral, anı yazmak için şöyle söyler; ‘Yazmak insan ruhunu, bilincini, dalgalanma, yükselme ve düşüşlerini anlama çabasında, süreçleri, oluşumları ve değişimleri ile insanın önce kendi gecesini aydınlığa çıkarma çabasıdır.’

 Nietzsche’de ‘Hepimizin trajedisi bir zamanlar çocuk olmamızda yatar,’ der. Yazı, yaşadığımız trajediyi, anlamlandırır. Anlam bulmuş trajediler de travma yükünden kurtulur. Üstelik bunu tek başınıza başarmanın haklı gururunu da yaşayacak, gücünüze tekrar kavuşmanın ilk adımını atmış olacaksınız.

Anı kitaplarını okumayı severiz, gerçektirler. Başkalarının ne yaşadığını merak ederiz. Hele de yaşantılarda kendimizden bir şeyler yakalarsak, rahatlarız. ‘Yalnızca ben yaşamamışım, bu olağan bir şeymiş,’ hissi uyanır. O hikayelerde birisi bir acının içinden geçip dışına çıkabilmiştir. Bu da bize cesaret verir.

Bazen de arkamda kalıcı bir şey bırakmak istiyorum, demektir anı yazmak. Unutulmamak için en güzel araçlardan biridir.

Anı yazmak, bazen karanlık, bazen puslu ama sonu muhakkak aydınlık olan büyülü bir yolculuktur.


Anı  yazmak yaşarken sustuklarınızı yazarken ortaya koymaktır.. görevdeyken hiyerarşik yapı farklıdır ancak anı yazarken herhangi bir hiyerarşiye  bağlı değilsinizdir..

 Görevdeyken susturduğunuz vicdanınızı yazarken aydınlığa kavuşturmaktır.

Bir anı Kitabını değerli kılan nedir?

Neler yaşamış neleri fark etmiş ve  neleri açık yüreklilikle ortaya koymuş. Bu üç kriter önemlidir.

Anı yazmanın bir başka en büyük faydası da siz öldükten sonra sizin hakkınızda bazı olumsuz düşüncelerin yayılmasının önüne geçmektir.

Çünkü insanlar işin  doğrusunu sizin kaleminizden öğreneceklerdir.. Belki sizin hakkınızda olumsuz düşünenler kitabınızı okuduktan sonra size hak vereceklerdir.

Belki de millet olarak yaptığımız hataları tekrar tekrar yapmamızın en büyük nedeni anı kitabi  yazmamaktır.
Türk milletinin tarihi seyrini değiştirmeye var mısınız.


Serdar Kayhan

youtube

Makale Yorumları

  • Abdulkadir Uçar25-09-2021 10:52

    Bu yazınızdan dolayı önce tebrik ediyor,belki günün birinde anılarımı yazma düşüncemin önündeki buzları kuvvetle erittiği için de teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını diliyorum.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Yükseliş