Sabancı

Türkiye Yanıyor-Yangın Önlenebilir mi?

Türkiye Yanıyor-Yangın Önlenebilir mi?

 

Türkiye Yanıyor-Yangın Önlenebilir mi?

 

Pandemiydi, depremdi, patlamaydı, artan sıcaklıklardı, yurtiçi ve yurtdışı sorunlarla mücadele derken bu seferde yüreklerimiz, ciğerlerimiz, bağırlarımız yandı ve de yanmaya devam ediyor. Ülkemizin dört bir yanında ortaya çıkan yangınlar neticesinde insanlarımız, ormanlarımız ve bu yaşam alanlarında bulunan canlı sistemimiz canlarını, yaşam alanlarını kaybediyor.

Dili, sesi olmayan canlar tükeniyor.

Doğal kaynaklı yangınlar dünyanın her yerinde olmakta, olmaya da devam etmekte. Burada bir sorun yok. Ancak bir cinayet unsuru, aracı olarak bilerek veya bilmeyerek, kasteden veya sehven bir yangına sebep olmak işte en çok ıstırap veren de bu.

Yangınlarımızın ortaya çıktığı yer neresi olursa olsun meydana geldiği yerlerde tüm hayatı uzun yıllar etkisi altına alacak.

Orman kaynaklı sistemler uzun yıllar temin edilemeyecek veya temin edilse bile çok yüksek maliyetlerle tüketiciye ulaştırılacak.

Yanan bölgede yaşayan canlıların yeniden sayısının artması veya üremesi çok zaman alacak.

Gıda, tarım, sanayi turizm vb. alanlarda çalışanlar, üretenler uzun bir müddet kendilerine gelemeyecek.

Bölgeden göçler başlayacak ki bu da diğer bölgeleri olumsuz etkileyecek.

Nüfuz ve nüfus yapısı değişecek.

Ekosistem içerisindeki yaşam (doğum, üreme, yeşerme, canlanma-ölüm ve yerine yenisini bırakma) bir döngü içerisindedir. Tüm canlılar insanlar da buna dâhildir ki, varoluş sürecinde ilerleyen zamana paralel yeni gelene yer ayırmak durumundadır. Yaşalan, yaşlanan, kocayan, eskiyen, yaralanan var olan alandan izole edilir, uzaklaştırılır veya arkadan gelenin güçlenmesi için kullanılır. Bu aslında çok da sağlıklı bir durumdur. Yabani hayattaki tüm canlılar ve ormanlık alanlar bunu an be an yaşamaktadır. Ancak günümüzde doğadaki, eksilmenin, eksiltmenin, tüketmenin, yıkımın, yakıp yok etmenin en önemli sebebi insan temelli olanlardır.

Konumuz ülkemizi yakıp yıkan yangınlar olunca bunu biraz açmakta yarar var diye düşünüyorum.

Yangının başlayabilmesi için yani ateş/yanma olayı için, 3 faktör vardır ve bunlara ateş üçgeni denir.

Yakıt/yanıcı olan yaprak, dal, çer çöp gibi doğal maddeler.

Oksijen, havada %21 oranında bulunur.

Enerji/enerjiyi verecek bir kıvılcım veya daha önceden başlamış bir ateş.

Bu üç unsur alanda var olduğu müddetçe birbirini tetikler ve yanma olayını devamlı kılar. Yangını durdurmanın veya ateşi söndürmenin tek yolu vardır ki o da bu üç faktörden birini veya birkaçını ortamdan uzaklaştırmaktır. Örneğin, yangının üzeri su veya battaniye ile örtüldüğünde, oksijen ortadan kaldırılmış olur ve yangın devam edemez. Ormanlar içine kesilmiş ağaç ve temizlenmiş çalı koridorları, yangın koridorları açmak, yangının ihtiyaç duyduğu yakıtı ortadan kaldırarak yangınların yayılmasına engel olacaktır.

Yangınların nedenlerine baktığımızda (genellikle yangınların %15 kadarı doğal kaynaklıdır);

Yıldırımlar (bir yıldırım 300 milyon voltluk gerilim altında, 30.000 amper kadar akımın yeryüzüne boşalması olayıdır. Bu sırada yıldırımın merkezindeki sıcaklıklar 30.000 °c'ye kadar çıkabilmektedir),

Volkanik Faaliyetler, Halihazırda Devam Eden Yangınlar,

Yangın Başlatıcı Bitkiler ve Yangını Yayan Hayvanlar (Ardıç ağacının kozalaklarında ve yapraklarında bolca bulunan eterik ve terpenik yağlar, yanıcı özelliktedir. Kara çaylak, ıslık çaylağı ve kahverengi doğan gibi türler, aslında yangına dönüşemeyecek kadar ufak çer çöp ateşlerini gagalarıyla ormanın farklı bölgelerine, özellikle de yanmaya uygun ardıç ağaçları ve diğerlerinin civarına götürüp, yangını başlatır veya büyütürler.),

Meteor olayları, Kimyasal Tepkimeler ve Spontane Yanma,

İklim Değişimi ve Küresel Isınma (son 150-200 yıllık iklim değişimi ve küresel ısınmanın sebebi insanlıktır. Sanayi, tarım, hayvancılık, taşımacılık, vb. Faaliyetler sırasında üretilen sera gazları, küresel ısınmaya neden olmaktadır. İnsan-harici nedenlerle bu dönemde küresel ısınma yaşama ihtimalimiz %1'in altındadır. Dolayısıyla neredeyse kesin olarak, iklim değişiminin nedeninin insanlar olduğunu bilmekteyiz.),

İhmal Nedeniyle Çıkan Yangınlar, Anız ve Anız Yakma, Çöplük ve Çöp Yakma,

Avcılık, Çoban Ateşi, Sigara (İzmarit), Çevre Kirliliği, Piknik, Çocuklar ve Oyun,

Açma ve İmar, Savaş, Kaza Sonucu Çıkan Yangınlar,

Enerji (ormanlar içerisinden geçen yüksek, orta ve düşük gerilimli elektrik kabloları),

Trafik, Tren ve tren yolları,

Lazer teknolojisi test denemesi iddiaları,

Kasıtlı Olarak Çıkarılan Yangınlar,

Terör ve Kundaklama (Terör örgütleri veya art niyetli kişiler; bir insana, bir aileye, bir bölgeye, bir şehre veya bir ülkeye zarar vermek amacıyla ormanları ateşe verebilirler. Geçtiğimiz yıl terör örgütü yöneticileri ormanları yakma talimatı vermiş, ardından bu ve buna benzer yakma olayları gerçekleştirilmişti. Bu kadar geniş alanlara yayılan yüzden fazla büyük yangının eş zamanlı olarak ortaya çıkması sabotaj haricindeki başka etkenleri geri plana itmektedir.

 

Ancak yangın her ne sebeple çıkmış olursa olsun, yangın ve diğer afet ve acil durumlarla mücadele yöntemleri bellidir.

Her ülke kendi imkan ve kabiliyeti ile alıştığı ve tecrübe ettiği olağanüstü durumlarla mücadele eder.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır; geldikten sonra dövünmenin bir yararı yoktur.”

Yangınla savaşın ilk basamağı, yangına karşı koruyucu tedbirler almaktır. Bu tedbirler, yangının çıkmasına engel olmak veya çıkacak yangınların sayısını azaltmaya yönelik çalışmalardır. Yangınla savaşmanın en iyi yolu, yangının çıkmasına engel olmaktır

Her tür ve ölçekteki afet ve acil durumlara etkin müdahale için görev alacak, kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gerçek kişiler, entegre planlama yaklaşımı ve modüler yapısıyla afet sırasındaki operasyon risklerini en aza indirebilirse sadece yangınlarla mücadelede değil tüm olağanüstü durumlarla baş edilir.

Yangınla mücadele öncesi,

Yangının yayılmasını önlemek amacıyla, yangın bölümleri oluşturulmalı,

Yangının etkilerinden korunmuş kısa yangın çıkış yolları sağlanmalıdır,

Ateşleyici ve yanıcı malzeme kaynakları birbirinden ayrı yerlerde depolanmalıdır,

Her an çıkabilecek yangınlar için yangın söndürme cihazları çalışır durumda bulundurulmalı,

Ormanda ateş yakılmamalı ve sigara izmaritleri yanık olarak atılmamalı,

Ormanlara yangın gözetleme kuleleri yapılmalıdır. Ayrıca yangın mevsimi boyunca yangın riski yüksek olan ormanlarda motorize yangın ekipleri bulundurulmalı,

Yangın riskinin yükseldiği kurak mevsimlerde gerek duyulursa ormana giriş ve çıkışlar yasaklanmalı,

Özellikle yangına hassas bölgelerdeki yerleşim birimlerinde oturan halka eğitici ve uyarıcı bilgiler verilmeli,

Ormanlık bölgelerde havadan sürekli devriye uçuşları yaptırılmalı,

Yangın çıkması yüksek bölgelerde yanmaya dayanıklı ağaçlandırma yapılmalı,

Birçok yerde kaldırılan orman muhafaza memurluğu tekrar kurulmalı,

Karışık meşcereler yetiştirmeli, ormanı bakımlı bulundurmalı, temiz bir işletme uygulanmalıdır.

Yangın esnasında da, yangınla savaş için savunma hattı oluşturmalı, karşıateş uygulama yerleri hazırlanmalı, mekanik yangın engeli hazırlanmalı ve hava, kara, deniz müdahale ekipleri ile sahada olunmalıdır.

Bir de tüm afet ve acil durumlarında olduğu gibi yangınlarda, orman yangınlarında sivil asker işbirliğini, sivil toplum kuruluşları ile bağlantıları, yerel yönetimler ile irtibatı önceden protokoller tesis ederek aralıklarla alan tatbikatları yapılmalıdır. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) , İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP), Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı, Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (Udsep-2023), Ulusal Heyelan Stratejisi ve Eylem Planı, Türkiye İklim Değişikliği Stratejisi 2010-2023 ile Afet Risklerinin Azaltılması için Sendai Bildirgesi’nde belirtilen hususlar ile bunların muhatapları vaka öncesi masabaşı tatbikatlardan ziyade saha tatbikatlarına ve uygulamalarına daha çok önem vermeli.

Sivil Savunma teşkilleri ve tedbirlerine riayet edilmeli ve uzmanlarının uyarı ve ikazları dikkate alınmalı.

Yoksa sadece kaybedilen canların ardından bakmaya devam ederiz.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.