UTANIYORUM ANNE Çok severdim kokunu küçükken Her soluğumda açardı içimde dağ kokulu çiçekler Ellerimi avuçlarının arasına aldığında Sıcak iklimlerin cemresi düşerdi parmak uçlarıma Sabrına yenik düşerdi geceler hastalandığımda Güneşim olurdu gözlerin gözümü her açışımda Sirkeli ıslak bezlerle düşürmeye çalışırken ateşimi Yediveren kardelenler yekinirdi dudağımda Bir şeyler değişmişti lise yıllarımda Arkadaşlarımın anne ve babaları farklıydı sizden Bütün yaptıklarına rağmen Her gece dayak yediğin halde Kötülemezdin babamı hiç bir zaman Ben kızsam Sıkıp yumruklarımı homurdansam Her şeye rağmen babandır Bazen eser gürler derdin Göz göre göre bana ve kendine yalan söyledin Artık sevmiyordum ikinizi de Sürekli bir şeyler doldurup kavanozlara Satmaya çalışırdın öğretmelerime Her veli toplantısında Dua ederdim gelemeyesin diye Ama her seferinde elinde kavanozlarla Dalardın okul bahçesine Hatırlıyor musun Yine bir gün Girince okulun kapısından içeri Koşarak varıp yanına Utanıyorum senden Artık gelme okula dediğimi Daha önce hiç görmediğim bir hüzün dolaştı yorgun yüzünde Eğip başını geri dönmüştün hıçkırarak Dökülen her göz yaşın Kurşun gibi kanatmıştı yüreğimi Tanımadığım acılar sarmıştı Utancımın sarsılmaz duvarını Yine dayak yiyordun babamdan Dönünce eve Tabaklar fırlatılmış Yemekler dökülmüştü yere İlk defa babama karşı çıkmıştım o gece Neden terk etmiyorsun bu adamı Neden çekip gitmiyorsun dediğimde Senin için demiştin Ama anlamamıştım Hatta umrumda olmamıştı dediklerin Belki acımaktı gitmeni istemem Belki de Çekip gitsen utancım da senle gidecekti Üniversite sınavını kazanmıştım nihayet Uzak bir şehirde okumaya gidecektim Artık olmayacaktın olduğum yerde Utancım da geride kalacak diye Çok sevinmiştim Babam Gidemezsin derken Gidecek dediğin için Yine bir ton dayak yemiştin Bir gece gizlice Tıkıştırarak elbiselerimi eskiden kalma bir valize İyi kötü biriktirdiğin parayı da tutuşturarak elime Trene bindirmiştin Geri döneceğimin sözünü isteyerek Çalıştı lokomotif Öttü düdük Ve kara bir duman savurarak Uzaklaşırken senden Sen raylar boyu koşuyordun peşimden İlk defa ağladım o gün Yüzümü vagon camlarına dayayarak Yıllar su gibi aktı Geçti zaman hesabını tutmadan Çok sonra döndüm sözümü tutarak Pişmanlığımın ağır yükü altında ezilerek Önceleri çok utanıyorken senden Şimdi Mezarının başında utanıyorum kendimden Gömülürken hıçkırık seline Beni affet bile diyemiyorum utancımdan Şükrü ÇANKU 06.01.2021