YOLLAR, ÖMRÜMÜ BİTİRDİNİZ
Kamyoncu yazısı gibi oldu ama, ülkemizin kalkınmasında, ilimizin kalkınmasında ve her türlü faaliyette can damarımız yollardır. Ülkeyi bir insan kabul edersek, bu yolları insanın atar ve toplardamarlarına benzetirim hep… Öyle ya her türlü iş ve işlem için yollara ihtiyacımız var. Sevdiklerimize kavuşturan yollar, ekonomiye ait işlerimizde yollar, ölsek mezara gitmek için bile yollara ihtiyacımız var. Ana arterlerde küçük bir tıkanma nasıl hayatımızı riske sokuyorsa, yollarımızdaki problemler de ekonomimizi yavaşlatıp, kalkınmamızı engelliyor. Hatta 1.Dünya Harbinde Almanların Toroslardaki birkaç kıytırık tüneli bilerek geciktirmesi bize Hicazı kaybettirmiş.
O yüzden rahmetli Özal’da, bu iktidar da geldikleri günden itibaren ilk el attıkları şey yollarımıza bir çeki düzen vermek olmuştur. Daha 1071’de Sultan Alparslan, Anadolu’yu aldığında "Size öyle bir vatan aldım ki; ebediyen sizin olacaktır !" diyerek, dünyanın kalbini bizlere vatan olarak seçtiğini ifade etmiştir. Dünya haritasını elinize aldığınızda doğudan batıya, güneyden kuzeye ister kara, ister deniz, isterse su yollarını kullanın, Türkiye’yi yok sayamazsınız. Stratejik, jeopolitik ve ekonomik anlamda yollar bizlere inanılmaz faydalar imkânlar sunmaktadır.
Son yıllarda yapılan paha biçilmez değerde otoyollar, duble yollar halkımızın pek bilgisi olmasa da aslında tarihi “İpek Yolu”na entegre parçalar olduğu ortaya çıktı. Çin maddi olarak desteklemese bile kendimiz için yaptığımız yollar bizi daha önemli bir hale getirdi. ABD’nin Afganistan’ı işgali bu yeni ticaret yolunun önünü kesmek için yapılmış olsa da, Afganistan’a bulaşan hiçbir ülke kendi varlığını sürdürememiştir. Ruslar da Brejnev döneminde girmişlerdi. Yıllarca savaştılar, öldüler, ama teslim olmadılar. Oraya yerleştirdikleri fitne tohumları, oluşturmaya çalıştıkları ahlaki erozyon, ektikleri uyuşturucudan milletin aklını perişan etseler de kahraman Afgan halkı, son tahlilde onlara haddini bildirecektir. Gelelim yollarımıza; Yayladağı yolunun maliyetini maddi olarak Yayladağı’ndan daha pahalıya geldiği şeklinde takılan bir arkadaşımıza geçen gün o yol öncesi ve sonrası arazi fiyatlarını örnek vermiştim. Yol yapılmadan dönümü bin lira etmeyen yerler, yoldan sonra yüz bin lira fiyata çıkmıştı. Yine yıllarca 10-15 binlik nüfus daha şimdiden üçe katladı. Emin olun şu karmaşa biter bitmez Yayladağı İlimizin çok değerli bir ilçesi haline gelecektir. Yine geçtiğimiz günlerde Katar krizini hatırlarsınız, hava sahalarını kapatan 5 ülke Katar’ı resmen açlığa mahkûm etmeye kalktı. Ama hava yollarımız anında bu ülkeye gıda takviyesi yaparak durumu kurtardı. ABD’nin başına geçen serseri, olur olmaz icraatlarla moral bozmaya devam ederken, bu ülkenin her şeyine yollarımızı kapattığımızı şöyle bir düşünün bakalım? Hiçbir hava, deniz ve kara taşıtını bu çevrede barındıramaz.
Önümüzdeki yıl içinde açmaya başlayacağımız Kanal İstanbul, tek başına bile ülkemizi rahatlatacak maddi imkânlara kavuşturacaktır. O yüzdendir ki Gezi olayları, Haşhaşi Ayaklanması, Kılıçdaroğlu’nun öncülük ettiği İkinci Gezi Yürüyüşü hep bu önlenemez yükselişimizi durdurma çabalarıdır. Ama bu defa istihbarat erken haber alıp adamları derdest etti. Merkel ve İşveç kuduruyor tabii, ajanlarının içeri alınışına. Afganistan’da Karzai, Irak’ta İbadi ne ise ülkemizdeki CHP iktidarı da odur. Biz daha şu iktidarla ancak Amerikan sömürge düzenine başkaldırmışız. O yüzden çıldırmakta sol köken siyasetçiler, AB temsilcileri, ABD ve onları fitne yuvası Pentagon.
Ha bunlar işkembeden salladığım şeyler değil, dünyayı ve ülkemizi çok iyi tahlil eden, ruhunu satmamış tüm yazarlar benimle aynı fikirde. Az bile söylemiş olabilirim.
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir,
Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir.
Hasbunallahu ve ni’mel vekil.