YUKARI ESKİPARA, HEYRIMLI, BAĞANIS AYRIM, KIZIL HACILI, KERKİ
(Yuxarı Əskipara, Xeyrimli, Baganis Ayrim, Qızıl Hacılı, Kərki)
Çok uzaklarda yaşayan ve uzun zamandır gör(e)mediğiniz bir tanıdığınızla karşılaştığınızda, “dünya çok küçük” dersiniz.
Küçüktür dünya…
Bu küçük dünyada sadece bir, iki, beş, on, yüz ve de belki de sadece bin kişinin bildiği, bildiğini icra ettiği işlemler vardır.
Yine sadece bu kadar az insanın ömrünü sürdüğü küçük yerler vardır. Tarihin yaratılışından bugüne yine sadece bu kadar insanın yaşamında iz bırakmış ve unutulmuş veya yine bu kadar insan ile yaşamaya devam eden yerler. Görmeniz için1/25.000’lik haritalar veya bir izci, rehber lazımdır belki de…
Patikalar götürür siz oraya.
Varmak, kavuşmak istersiniz…
Kaçırırsanız, ulaşamazsınız…
Kaçırırsanız, bekleyenleriniz hasret kalır size…
Kaçırırsanız hayatınız tehlikeye girer belki de…
Küçüktür dünya…
Size küçüktür…
Ama yaşayan için bir cihan kadar büyüktür, o küçük sanılan yerler.
Kocamandır..
Eşi benzeri olmayacak kadar güzeldir…
Yabandır, kuraktır, yeşildir, dağlıktır, ovalıktır, sulaktır, taşlıktır….
Ama sıcaktır o yerler…
O küçük sanılan ama sizin için alemleri barından o küçük yerler, nefes alışınız, soluklanışınız, doyuşunuzdur. Koşup, oynayışınız, hoplayıp zıplayışınızdır. Sancılı doğumlarınız ve ıstıraplı bekleyişlerinizdir. Toyunuz, mateminizdir.
Gidilmese de gelinmese de sizin olanınızdır.
Uğrunda can verip canlar aldığınızdır.
Bugün istisnasız kime sorsak bilemeyeceği, hatta ömründe bir defa dahi göremeyeceği milyonlarca toprak parçası vardır. Belki demeyeceğim, sadece orada yaşayanların her şeyi olup da diğer milyonların umurunda olmayan o kadar toprak vardır ki…
Denemesi kolay…
Lütfen açın herhangi bir haritayı veya uydu görüntüsünü ve rastgele bir yeri büyüterek incelemeye başlayın. Ancak haritanın ya da teknolojinin imkanı ile bazı yerleşim yerlerini görebilirsiniz, o kadar…
Sizlerin sadece gözünüzle ve bir uğraş vererek görmeye çalıştığınız ve haritayı kapattığınızda oradaki hayatı da kapattığınız yerler orada yaşayanlar için tüm duyguları ile yaşamaya devam eder.
Yuxarı Əskipara
Xeyrimli
Baganis Ayrim
Qızıl Hacılı
Kərki
Kaçımız, kaç binlerimiz, kaç milyonlarımız, kaç milyarlarımız yukarıdaki isimlerin ne olduğunu bilir.
Hangi manaya geldiğini…
Sokakta sorsalar en akla ziyan cevaplar bile duyarsınız bu kelimelerin anlamları karşılığında. Yemek ismi diyen de alet edevat ismi diyen de, para pul diyen de duyarsınız…
Bugün..
Kefe, Suğdak, Kili, Modon, Maraga, Merend, Zencan, Ambarlık-Hambarlık, Aşağı Übrü Eren, Balabanlar, Celepler dersem kim bilir buraları?
Ustrumca, Karaferye, Yenice-i Vardar…
Altınköprü, Kızkapa, Dit Beşparmak…
Mamalı Uşağı, Ömer Uşağı, Sarı Uşağı…
Hanya, İstanköy…
Abaysmail, Akkobek, Caferberdi desem…
İnanın çoğumuzun zihninde hiçbir şey çağrıştırmaz.
“Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli” diye binlerce canın verildiği bu yerler , bu isimler artık çok uzaklarda…
O yerler, o küçük dünyada sizden ve bizden her geçen gün biraz daha uzaklaşmakta…
Kayıp, düşün göktaşları gibi sadece bir biz bırakmakta.
Yukarı Eskipara, Heyrimli, Baganis Ayrım, Kızıl Hacılı, Kerki…
İsimlerini yazmak kolay….
En fazla birkaç saniyenizi alır…
Peki gerçekten “Yukarı Eskipara, Aşağı Eskipara, Barhudarlı, Heyrimli, Baganis Ayrım, Sofulu, Kızıl Hacılı, Kerki” bu kadar kolay yazılacak kadar basit bir mevzuu mu?
“Yukarı Eskipara, Heyrimli, Baganis Ayrım, Kızıl Hacılı, Kerki”nin taşıdığı bir kıymet var mı?
Unutursak bir anlamı olmaz..
Eğer hatırlarsak hiçbir şey yerlerini dolduramaz…
.png)