Sabancı
ZAVALLI BATI

 

ZAVALLI BATI

Uluslar arası ilişkilere göz attığımızda Batılı ülkelerin hak, hukuk, ilke, gelenek gibi hiçbir şeyi takmadığı, tek kutsalının âli menfaatleri kaldığını görüyoruz. Katliam yapmış bir caniye göbekten bağlı, her ortamda öyle bir soykırım yok diyen adama Nobel ödülü, binlerce yalan ve iftirayla coğrafyamıza çöken ABD’ye görmezden gelme, sırf yer altı varlıklarına çökebilmek için Libya’da adi bir darbeciye devlet başkanı muamelesi, sınırımızda bizi tehdit eden terör örgütü liderini komutan olarak ağırlama ve daha sayamayacağımız kadar rezillikleri yüzleri kızarmadan irtikâp edebiliyorlar. Asıl moralimizi bozan ise bütün bu alçaklıklardan sonra karşımıza çıkıp bizimle görüşmeye cüret etmeleridir. Andırın’da bana karşı sahtekârlık yapan bir aptalın yakasını dürünce adam; “Abi ben zaten aptalım” demişti. Evet, adam haklıydı, böyle bir aptalla dövüşme sonrası sonuç ne olursa olsun rezil olan ben olacaktım. Bu tip rezil adamlarla biz Müslümanlar nasıl, hangi şartlarda, ne diyerek anlaşabileceğiz?

ABD dünyaca kabul gören ve altında imzası olan tüm anlaşmalardan birer birer imzasını çekiyor. Mevcut anlaşmalarla bize vermesi gereken silah ve mühimmatı çeşitli bahanelerle vermiyor. Başından ayrı, af edersiniz arkasından farklı bir ses geliyor. AB ülkeleri söz verip imza ettikleri anlaşmaların gereğini yapmakta ayak diremeye devam ediyor. Bu aptallara nasıl güvenip ikili ilişkiler inşa edip sürdüreceğiz? Cahiller arasında kalmış âlim gibi acınacak durumdayız. Çünkü çevremizdekilerin menfaatleri dışında gözettiği başka bir unsurun kalmayışı bizi onlara ayak uydurmaya, ya da sert Osmanlı tokatlarıyla hizaya getirmeye zorluyor. Birinci şeyi yani ayak uydurmamız mümkün değil, fıtratımız uymuyor, yapamayız. İkinci şey için çok büyük kuvvet gerekiyor ki şimdilik her türlü silah ve araç ve gereci hızla yaparak onların karşısına öyle çıkmamız gerekiyor. Bu süreci bir nevi hasta adamın ameliyat sonrası bazı organları alınmış olsa da güçlenme egzersizleri olarak düşünün.

Aslında epeydir şeytanın sürekli aklıma getirdiği bir şey var ki şimdilik kimse buna cesaret edemiyor. Yönetimdeki bir zırdeli bir yerlere gizlediği gizli silahlarını ateşlemeye başlayıp tüm dünyayı cehenneme çevirsin. Eninde sonunda bu olacak, bunu belki biz, belki çocuklarımız, torunlarımız yaşayacak. Dünyayı yöneten komite bu kadar nüfusa ne lüzum var, toplamda 700 milyon gibi insan kalsa yeter de artar bile diye düşünüyormuş. Hatta Trump’ı hop oturup, hop kaldıran Evangelist sapıklar tanrıyı kıyamete zorluyor akılları sıra. FETÖ benzeri bir kalkışma sırasında bir yerlerden füzelerin kilitleri açılırsa hiç te şaşırmayın. Kul ettiğini bulmadan ölmezmiş. Dünyanın dört bir yanında darbeler, katliamlar, soykırımlar düzenleyen ABD’ de böyle bir sonu hak ediyor.

 

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.