ovalı hasar destek dikey sol
OVALI EMİSYON SAĞ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 09 Şubat 2019, Cumartesi 8:50
İsmailVardı

İsmail Vardı

TARİHİ ELEŞTİRMEK,KENDİMİZİ YARGILAMAK

     Mağdur olunca bir olay karşısında en kolay şey kendimizi savunacak,haklı çıkaracak tezler ileri sürmek insan psikolojisinin doğası olsa gerektir.Bunu insandan yola çıkarak uluslara uyarlamak toplumsal psikolojinin yansıması olarak da düşünmek bir yanılsama olmayacaktır.
     Tarihi süreçleri doğru anlamak, bundan sonra yazılacak tarihi yazmamızda belirleyici olacaktır.İşte uluslar ve ümmetler mücadelesinin geçmişini doğru anlamak bizi de gelecek nesillere karşı bir borç duygusu ile sorumlu kılmaktadır.
     Tarih her ne kadar yaşanan olaylar acılarla,sevinçlerle dolu olursa olsun her zaman kutsaldır.Onlara dokunmak hem bir cesaret işidir hem de oluşan klişeleri yıkıcı etkisinden dolayı tahripkar olup toplumsal kutuplaşmalara zemin hazırlaması mukadderdir.
     İşte ben de bu yazımda geçmişi ne kadar doğru anlıyoruz sorusunun acı gerçeklerini milli bilince bir katkı sunma gayretini sizinle paylaşmak istiyorum.
     İslam ile şereflenen asil milletimizin dünya milletler mücadelesine islam toplumları yönünden ne gibi katkıları olduğu, islamın yeryüzüne yayılmasına ne kadar katkı sunduğu bu yazının konusu değildir. Bunları okullarda fazlasıyla duymuşuzdur.Benim dikkat çekmek istediğim şey bunlardan farklı islamın doğru ve kalıcı olmamızı sağlayacak ASIL emirleridir.
      İslam peygamberi islamın en hayati emirlerini ümmetine anlatmışken, bize kur'an mucizesi ile her an dik duracak şifreleri vermiş iken biz ne yapmışız?Size söyleyeyim mi?koca bir hiç.Elimizde kılıç kalkan ile kas gücümüzün yettiği yere kadar küffara olabilecek en adil yönetimlerle adalet götürmüşüz.
    Peki islam medeniyetinin kalıcı ve sürekli üstünlüğünü sağlayacak emirlerini ne kadar hayata geçirmişiz.Buna müsbet cevap verebilecek olsak bugün islam dünyası bu halde olur muydu?Elbette olmazdı.Artık geçmişin acı ve bu günün vahim tablolarını gençlerimize doğru anlatmak vakti gelmedi mi?
    İslamın 11.yüzyıla kadar ilim ve bilim yolunda teori bazında doğru anlaşılması islam ümmetini ve bizi 17,yüzyıla kadar getirmiştir.Ondan sonrası acılarla saldırılarla geçen bir 400 yıl bitti 500, yılı yaşamaya başladık.Bilimselliği esas almayı kutsamayan bir eğitim ve hayat felsefesine geçmedikten sonra bu acı tablo yaşanmaya devam edecek,biz de dedelerimizin mohaçtaki zaferleriyle avunmaya çalışacağız.
   Sayın Başkan R T Erdoğan'ın bir kaç gün önce üniversitelerin özellikle vakıf üniversitelerinin bilimsel hayata hiçbir katkı sunmadığını ifade etmesi bu alandaki kısırlığımızı gözler önüne sermesi bakımından ibret verici durmaktadır.
  Toplumumuzun her ferdinin yaşamını bilimle doldurmak,onun kutsal ışığını hayat rehberimiz haline dönüştürmek herkesin üzerine düşen bir farzdır.Eğitim süreçlerimizi tesadüflere göre değil bir plan dahilinde bilimselliğe göre belirlemek,bireylerin kariyer aşamalarında bu liyakat esaslarını gözetmek islam medeniyetinin insanlık ailesinin karanlık sokaklarına bir güneş gibi yolunu ışıtacaktır.
   Kainatı bilimsel neden sonuç ilişkisi ile var eden yüce Allah hayatın temelinde de elbette onun nüvelerini hakim kılacaktır.Biz bu gerçeği hep bir mucize olacaklarla manipüle ettiğimiz sürece Irak bu halde olacaktır,Suudları Amerika talimatlarla yönetecektir, Türkiye'yi döviz operasyonu çekecektir.Bu gerçekle hareketle tarihimizin tüm aktörlerinin kahraman olmadığını, yenildiğimiz her savaşın zafer olmadığını, son dört asırdır islam milletlerinin bir Einstein, bir Edison yetiştiremediğini doğru anlatmalıyız. Hangi bir bireyimizin akıllarda kalan bir bilimsel buluşu olduğunu biliyoruz? Bu utanç tablosunun Japon eleştirel bakışı ile kendimizi sorgulamak bilincini tüm bireylerimizin beynine yerleştirmek atomu parçalamak kadar hatta ondan da öte bir bilinç değişikliğini getirecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık