OVALI siğorta Sol
OVALI EMİSYON SAĞ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 17 Mayıs 2019, Cuma 14:33
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

ORUCUN KAZANIMLARI ve DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

ORUCUN KAZANIMLARI ve DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

muallimosman-Müminler, Yüce Allah’ın Kur’anda buyurduğu: “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanları hidayete ulaştıran, doğruyu ve yanlışı birbirinden ayıran Kuran bu ayda nazil oldu. Öyleyse sizden kim Ramazan ayına erişirse onda oruç tutsun” (Bakara-185) emrine uyarak her sene Ramazan ayında Oruç tutarlar. Böylece Allah’a karşı kulluk görevini yerine getirmiş olurlar ve bu sayede Allahın sevgisini ve rızasını, ecir ve mükafatını kazanırlar. Diğer yandan Ramazan ayının ve Oruç ibadetinin feyiz ve bereketi sayesinde birçok güzel ve feyizli alışkanlıklar ve davranışlar kazanırlar. Sabırlı olmayı, merhametli olmayı, cömert olmayı , iyilik ve yardım etmeyi özümserler.. Paylaşmayı ve kardeş olmayı bilirler.

Ancak, bütün bu güzel kazanımların elde edilebilmesi için tutulan oruçların Allah katında makbul olacak şekilde tutulması gerekir. Oruç ibadetinin makbul olabilmesi için de; Orucun sadece beden ile değil, bütün azalarla birlikte tutulması gerekir. Riya ve gösterişten arınmış olması gerekir. Ancak bu şekilde tutulan oruçlar, Allah’ın rızasına uygun olur. Ecir ve mükâfatı da o nisbette yüksek olur. Zira bazı insanlar vardır ki, bedenleri ile oruçlu oldukları halde, diğer azalarını günahtan, haramdan ve fenalıklardan uzak tutmadıkları için orucun feyiz ve bereketinden sevap ve rahmetinden istenilen feyzi elde edemezler. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurur: “Birçok oruç tutan vardır ki, tuttuğu oruçtan aç ve susuz kalmaktan başka bir nasibi yoktur .” Demek ki oruç tutmaktan maksat, sadece aç ve susuz kalmak değildir. Bununla beraber günahlardan ve kötülüklerden, haram ve fenalıklardan da uzak durmak gerekir. Bu nedenle tutulan oruçların makbuliyeti ve fazileti için aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerekir;

Öncelikle Oruca hâlis bir niyetle başlamalıdır. Yani insan Oruca başlarken kalbiyle, ruhuyla ve düşüncesiyle Rabbine karşı samimi olmalıdır.. Oruçlu insan, insanı faziletten ve Allah’tan uzaklaştıran haset, kin, nefret, öfke gibi her türlü kötü duygu ve düşünceden uzak durmalıdır. Oruçlu insan, gözünü Allah’ın haram kıldığı şeylere bakmaktan sakındırmalıdır. Özellikle oruçlu olan kimse TV ekranlarında veya Bilgisayar ortamlarında yayınlanan küfürlü, dedikodulu ve hayasız dizi ve programları izlemekten uzak durmalıdır. Oruçlu kimse; kulağını haram ve mekruh olan kötü sözleri işitmekten ve dinlemekten kaçındırmalıdır. Gıybet edenleri, yalan konuşanları, dedikodu yapanları, edep ve âdaba muhalif konuşanları dinlememeli ve bu tür konuşmalara iştirak etmemelidir. Kendisi de dilini yalan, gıybet, dedikodu, iftira, alaycılık gibi günah, haram ve faydasız olan söz ve konuşmalardan uzak tutmalıdır.” Oruçlu insan, el, ayak ve diğer azalarını da her türlü kötülük ve fenalığı işlemekten uzak tutmalıdır. Başkalarına zulmetmekten, haksızlık etmekten, kul hakkı yemekten tutun da kavga etmek, başkalarına zarar vermek gibi her türlü kötü ve zararlı eylemi yapmaktan kaçınmalıdır. Peygamberimiz buyuruyor ki, “Oruçlu iken biri size sataşırsa,. ‘Ben oruçluyum’ deyin”

Oruçlu insan; midesini iftarda ve sahurda haram yiyeceklerden, haram lokmadan, fazla ve lüks yemekten, israftan korumalıdır. Son zamanlarda batıdan bulaşıcı bir hastalık olarak geçen; haram yeme, çok ve lüks tüketme alışkanlığı müslümanları da etkilemiş görünüyor. Bugünün müslümanları da ölçüyü ve itidali terk ettiklerinden iftar sofralarını öyle çeşitlendiriyorlar ve öyle lükslendiriyorlar ki, dersiniz ki bu ay sanki oruç ayı değil de, beslenme ve yeme ve içmede yarış ayı!.. Halbuki oruçtan maksad; çok ve lüks yiyecekler yemek, zengin ve lüks iftar sofralarında beslenmek değildir. Tam aksine oruçtan maksad; insanın, olabildiğince dünya nimetlerinden kendini ve nefsini uzak tutmaya çalışmasıdır ki, hem açlığın ve fakirliğin ne demek olduğunu anlayabilsin, hem de Rabbi için yeme ve içmede sabırlı, ölçülü ve mütevazi olabilmenin en güzel örneğini gösterebilsin!.. İslamın peygamberi sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam, çoğu kez bir çeşit yemekle sahurunu yapmış ve iftarını açmıştır. Hatta o büyük insan, iftarda sadece bir hurma ve bir tas zemzem suyu ile yetindiği günleri olmuştur. Ya bizler!..

Müslüman. son zamanlarda, bazılarının yaptığı hataya düşerek Ramazan ayını bir eğlence ve panayır ayına çevirmemelidir. Son yıllarda Ramazan geceleri adı altında düzenlenen, Selatü Selam ve ilahilerin ve hatta Kur’an ayetlerinin müzikal olarak okunduğu, çeşitli dans ve eğlence gösterilerinin sunulduğu iftar davetleri ve programları da sizi aldatmasın ve sizi oralara sürükleyerek sizi orucun manevi hazzından ve rahmetinden uzaklaştırmasın!.. Biliniz ki, Ramazan ayı; bol yiyip içme ve bol eğlence ve şenlik ayı değildir! Bu ay; ibadet, tefekkür, istiğfar, dua ve yakarış ayıdır, yardımlaşma ve iyilik ayıdır. Hastaları, fakirleri, muhtaçları, yaşlıları ve kimsesizleri daha çok görüp gözetme ayıdır. Çocukları sevindirme, büyükleri hatırlama, onları hediyelerle ziyaret etme ve dualarını alma ayıdır. Sade ve mütevazi yaşamayı öğrenme ayıdır. Niyetiniz hâlis, ameliniz sâlih, orucunuz makbul, ömrünüz feyizli ve bereketli olsun!..

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık