OVALI siğorta Sol
OVALI EMİSYON SAĞ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 04 Ocak 2019, Cuma 11:31
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

PEYGAMBERİMİZ DİNİMİZİ YAŞAYARAK ÖĞRETİRDİ

Muallimosman 

“Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” buyuran sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed dinimizin emir ve yasaklarını, helâl ve haramlarını, yeme, içme, konuşma adabını, alış-veriş, selamlaşma, yardımlaşma, dayanışma gibi sosyal davranışları bizzat göstererek ve yaşayarak öğretirdi. Zira Onun hayatı Kur’an ahlakıydı. O yaşayan bir Kur’an idi.

O, farz namazlarını mütevazi mescidinde ashabıyla birlikte cemaatle kılardı. Bu ise O’nun, ashabıyla daha çok birlikte olmasını ve onların dertleriyle daha çok ilgilenmesini sağlardı. Sahabe de hem cemaatle kılınan namazın üstün derecesinden müstefid olur, hem de O’nun namaz öncesi ve namaz sonrası kısa sohbetlerinden güzel ahlakın ilkelerini öğrenirdi. Bu demektir ki, günümüz müslümanları da dinimizi ve sosyal hayatın ahlaki ilkelerini peygamberimizin yaşadığı Kur’an ahlakından öğrenmeli ve bu ilkeleri yaşayarak hem ailesine hem de çevresine güzel örnek olmalıdır. Tıpkı peygamberimiz gibi!..

Bir akşam namazından sonraydı, bir sahabe peygamberimize yaklaşarak çok aç olduğunu söyleyerek yiyecek bir şey istedi. Peygamberimiz hemen evine haber gönderdi yiyecek bir şeyler olup olmadığını sordu. Ama o gün peygamberimizin evinde yiyecek bir şeyler yokmuş. Bunun üzerine peygamberimiz orada hazır bulunanlara şöyle seslendi: “Kim şu aç kardeşinizi doyurmak ister?” Ashab-ı Kiramdan Medineli bir sahabe herkesten önce davranıp; “Onu ben misafir ederim Ya Rasulüllah” dedi ve o kişiyi aldı evine götürdü.

Evde hanımına ne yemeği olduğunu sordu. Hanımı ise yiyecek olmadığını, sadece çocuklar için hazırladığı bir tas çorba bulunduğunu söyledi. Onlar o gün o bir tas çorbayı misafirlerine ikram ettiler, kendileri ise az bir şeyle yetindiler veya aç uyudular. Ama misafirlerini tok olarak uğurladılar. Ertesi günü Cebrail Aleyhisselam peygamberimizin yanına bir vahiyle (ayetle) gelerek O’na: “Ey Allah’ın Rasulü, bu gece kimdi o kimse ki yaptığı davranıştan dolayı Allah ondan razı oldu ve şu ayeti nazil buyurdu” diyerek Haşr suresinin şu ayetini okudu; “Onlar, kendilerinde yoksulluk ve muhtaçlık olsa bile ihtiyaç sahiplerini canlarından üstün tutarlar.” Peygamberimiz o sahabeyi çağırarak “Ne mutlu sana ve ailene ki, Allah, bu geceki davranışınızdan dolayı sizden hoşnut oldu” buyurdu.

Yine bir gün sabah namazından sonraydı. Peygamberimiz ashabıyla sohbet ediyordu. Her gün yoluna çıkan ve kendisine hakaretler eden bir Yahudi kadının ağır hasta olduğunu ve evinden dışarı çıkamadığını öğrendi. Peygamberimiz Ebu Bekir’e seslenerek “Ya Ebu Bekir, bugün bir kap hurma al da o Yahudi kadını ziyaret edelim.” buyurdu. Ve o gün, Peygamberimiz ve Ebu Bekir o hasta kadını ziyarete gittiler. Kapıyı tıkladıklarında, kapıyı bir kız çocuğu açtı.

Peygamberimiz kendisini tanıtarak, ona annesini ziyarete geldiklerini ve annesine haber vermesini söyledi. Kadın ise gelenlerin sesini duymuştu ve “Kim o gelenler kızım?” diye sordu. Kızı: “Anne, gelen Müslümanların peygamberi Muhammedmiş, seni ziyarete gelmişler” dedi. Kadın inanmadı ve “Kızım onun bizimle ne işi olur ki?” dedi. Kız: “doğru söylüyorum anne gelen O, içeri alayım mı?” diye sordu. Kadın biraz mahcup ve biraz da şaşkın bir şekilde onları içeri almasını söyledi. Peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam, Ebu Bekirle birlikte içeri girdiler. Peygamberimizi karşısında gören Yahudi kadın büyük bir şaşkınlık içindeydi.

Nasıl olur da her gün kendisine hakaret ettiği insan, onu ziyarete gelirdi! Peygamberimiz, kadına geçmiş olsun, dedikten sonra bir ihtiyacı olup olmadığını sordu ve hastalığının iyileşmesi için Allaha duâ etti ve getirdikleri bir tabak hurmayı da verip, ayrılmak için müsaade isteyince kadın; “Ey Muhammed ben sana her gün hakaretler ederken, sana kötü sözler söylerken sen nasıl olur da beni bağışlayarak beni ziyarete gelirsin? dedi. Peygamberimiz; “Sen benim kardeşim Mûsa’nın kavminden değil misin? Ben kardeşimin kavminden olan birini nasıl ihmal ederim!.” buyurdu. Peygamberimizin bu ziyareti bu Yahudi kadını çok etkilemişti. Kendi dininden ve ırkından olan pek çok Yahudi kendisini hiç ziyarete gelmezken, İslamın peygamberi Hz.Muhammed kendisini ziyarete gelmişti.

Kendisine ikramda ve duâda bulunmuştu! Rivayete göre bu kadın, hastalıktan kurtulduktan sonra doğruca Peygamberimize gitti ve şahadet getirip islama girdi ve müslüman oldu. Biliniz ki, Yüce Allah Kuranda: “Şüphesiz, sizden Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı arzu eden ve Allah'ı çok ananlar için, Allah'ın Peygamberinde güzel örnek vardır.”(Ahzab-21) buyurduğu gibi Kur’anda ve peygamberimizin hayatında bizler için binlerce böyle güzel hayat örneği bulabiliriz ve toplumsal hayatımızı güzelleştirebiliriz. İmanınız kavi ameliniz sâlih, ahlakınız güzel, ömrünüz feyizli ve bereketli olsun!...

Osman ONBAŞIGİL
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık