

OLAY YERİ

Antalya’da sahte polis baskınıyla yaklaşık 4 milyon dolarlık kripto varlığın alındığı iddiasına ilişkin davada ifade veren villa sahibi, "Bende olan bütün parayı onlara gönderdim" dedi. Villa sahibi bazı sanıkları teşhis ederken, mahkeme 4 sanığın olaydan bir gün önceki telefon görüşme ve baz istasyonu kayıtlarının getirtilmesine karar verdi.
Antalya’da polis kıyafeti ve sahte arama kararıyla girdikleri villada ev sahibine yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki kripto varlığı transfer ettirdikleri iddia edilen sanıkların yargılanmasına devam edildi. Mahkemede yaşadıklarını ayrıntılı şekilde anlatan villa sahibi Cem T., kendisine ve ailesine zarar verileceği korkusuyla sahip olduğu kripto varlıkları sanıkların verdiği adreslere gönderdiğini söyledi.
4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 4’üncü duruşmasına tutuklu sanıklar ile tutuksuz sanıklar, müştekiler Cem T., Sinem T. ve İsmail E. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar, "birden fazla kişi tarafından gece vakti nitelikli yağma", "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla yargılanıyor.
"Yaklaşık 4 milyon dolar gönderdim"
Duruşmada tercüman aracılığıyla ifade veren müşteki Cem T., sabaha karşı villaya gelen kişileri ilk olarak polis sandığını belirtti. Siyah takım elbiseli ve İngilizce konuşan kişinin kendisine iş birliği yapmaması halinde kötü şeyler olacağını söylediğini aktaran Cem T, "Polis kapıya geldi. Uyuyordum, uyandım. Onlar beni mutfağa aldılar. Orada iki ya da üç kişi vardı. Bir erkek şahıs İngilizce konuşuyordu. Ben düşündüm ki o polis. İngilizce konuşan şahıs değil hepsinin genel olarak polis olduğunu düşündüm. Giyimi siyah takım elbiseydi. Polis üniforması değildi. Benim çok büyük bir sorun içinde olduğumu söyledi. Eğer ben iş birliği yapmazsam ’gerçekten kötü şeyler olabilir’ dedi. O artık polis gibi hiç konuşmuyordu. Daha çok gangster gibi tehdit eden bir kişi gibi konuşuyordu. ‘Biz seni hava limanına götüreceğiz. Belki hayatta kalırsın’ diyordu" dedi.
Kendisinden 200 milyon dolar istendiğini belirten Cem T, kripto varlıkların transferi sırasında yaşananları şöyle anlattı: "Ancak bende olanları onlara gönderirsem eğer onlar beni ve ailemi bırakırlardı. Biraz param var ama o kadar değildi. Bilgisayarıma geçtim. Ne kadar para en çok gönderebilirim diye. Orada bitcoin vardı. 10 bitcoin ve etheryum da vardı. Küçük kripto para birimlerinden de vardı. Onlar küçük kripto paralardan istemiyorlardı. Sadece büyük coinler istiyorlardı. Daha çok efirium vardı bitcoine göre. Onlar bana bir para göndereceğim adres verdiler. Ben de 2 milyon etheryum gönderdim. Onlar daha fazla istedi. Ama o cüzdan boştu. Bitcoin cüzdanı ayrı bir cüzdandı. Ben de o cüzdana geçtim. Benim gönderebileceğim farklı bir adrese ihtiyacım vardı. Onlar bana ikinci bir adres verdiler. Bitcoin gönderebileceğim. Ben göndermeye çalıştım ancak olmadı. Benim eski bir cüzdanım vardı. Adres yeniydi. Bu yüzden gönderme gerçekleştiremedim. Sonra büyük adam bana vurmaya başladı. Benim kulağımı çevirmeye başladı. Kafamın arkasına vurmaya başladı. Düşünmeye başladım. Eski cüzdandan yeni hesaba nasıl gönderebilirim dedim. Önce beş bin bitcoin gönderdim. Sonra beş bin daha bitcoin gönderdim. Dördüncü ödeme küçük coinlerdendi. Tam olarak rakamı hatırlamıyorum. Ama 65 bin dolar gönderdim diye hatırlıyorum. Para vardı ben gönderdim. Para vardı ben gönderdim. Tam rakamı hatırlamıyorum. Onlar gerçekten deliye döndüler. Onlar 200 milyon istediler. Ben de yok dedim."
Kendisine ve ailesine zarar verileceği korkusuyla bilgisayarındaki kripto varlıkları sanıkların verdiği adreslere gönderdiğini söyleyen Cem T., transferlerin toplam değerine ilişkin, "Fiyatlar sürekli değişiyordu. Dolara çevrildiğinde 4 milyon dolara tekabül eden bir para gönderdim" dedi.
Cem T, siyah takım elbiseli ve İngilizce konuşan kişinin sanık M.E.A.M. olduğunu, video görüşmesinde konuştuğu kişinin ise sanık A.M. olduğunu belirtti. Sanık İ.D’nin kendisine su verdiğini ve saldıran kişileri yavaşlatmaya çalıştığını anlatan Cem T,, sanık İ.E’nin ise evin içinde girip çıktığını söyledi.
Sahte arama kararı gösterildiğini anlattı
Müşteki Sinem T. da sabaha karşı kapıya gelen kişilerin arasında polis kıyafeti giyenler bulunduğunu ve kendilerine arama kararı gösterildiğini anlattı. Sinem T, sanık Ö.K’nin arama kararını gösterdiğini, sanıklar Ö.K. ve İ.E. tarafından odada tutulduğunu öne sürdü. Siyah ceketli olarak tarif ettiği sanık M.E.A.M’nin kendisini eşi üzerinden tehdit ettiğini iddia eden Sinem T. , sanık İ.E’nin de evden ayrılırken şikâyet etmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu söyledi.
Müşteki Sinem T., olayla bağlantısı bulunduğundan şüphelendiği eski komşusu sanık K.A’nın, daha önce ailesi ve eşinin işi hakkında kendilerine sorular yönelttiğini iddia etti. Sanık K.A. ise eski savunmalarını tekrarlayarak bu iddiayı kabul etmedi.
Sanık suçlamaları reddetti
Sanık İ.D, "Yaptığımdan çok pişmanım" diyerek yazılı savunmasını tekrar etti. İ.D, olaydan önce A.M. ve Ö.K. ile bir kafede oturdukları sırada K.A’nın yanlarına geldiğini öne sürdü. Ö.K. ise K.A’yı tanımadığını ve belirtilen görüşmede bulunmadığını savundu.
Sanık İ.E, olay sırasında kimseyi tehdit etmediğini, cebir ve şiddet uygulamadığını, para, altın veya değerli eşya almadığını savundu. Sanık M.E.A.M. de yağma amacıyla hareket etmediklerini, yalnızca alacakları olduğunu öne sürdükleri parayı almaya gittiklerini iddia etti. Sanık A.M. de M.E.A.M’nin savunmasına katılarak müştekiyle aralarında alacak meselesi bulunduğunu savundu.
Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarının ardından Ö.K, A.M, K.A. ve İ.D’nin olaydan bir gün önceye ait telefon görüşme ve baz istasyonu kayıtlarının getirtilmesine hükmetti. Mahkeme; İ.M, İ.D, A.M, S.A, A.D, A.R.A, İ.E, M.E.A.M. ve Ö.K’nin tutukluluk hallerinin ve A.B, E.A, E.K. ve K.A.M. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.









































Yorum Yazın