Antalyanın suyu zirvede konuşuldu

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Antalyanın suyu zirvede konuşuldu
Avula Hikmet Hatunoğlu
ANTALYA’NIN SU GELECEĞİ, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VİZYONUYLA DÜZENLENEN ANTALYA SU ZİRVESİ, MİMAR SİNAN KONGRE MERKEZİ’NDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
Diva Otel

Antalya’nın su geleceği, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik vizyonuyla düzenlenen Antalya Su Zirvesi, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.


’Antalya Su Zirvesi; COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi’ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ev sahipliğinde Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Antalya Ticaret Borsası tarafından 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesi gerçekleştirilen zirvede "Sulak Alanlar: Görünmez Aciliyeti Görünür Kılmak" fotoğraf sergisi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.


Programda konuşan Vali Hulusi Şahin, dünya nüfusunun ve kişi başına düşen su tüketiminin arttığını ancak temiz su kaynaklarının giderek azaldığını belirterek su kaynaklarının korunması için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.



"Çözümler biliniyor, artık uygulamak zorundayız"


Geçmişte kullanılan salma sulama yönteminden yağmurlama ve basınçlı sulama sistemlerine geçişle birlikte su tüketiminin önemli ölçüde azaldığını belirten Vali Şahin, "Şimdi artık o da kurtarmıyor. Yeni yöntemler bulmak ve uygulamak zorundayız. Başka çaremiz yok" diye konuştu.



"Seralarımızı yeni tip bir anlayışla yeniden yapacağız"


Antalya’daki seraların modernizasyonunun da suyun verimli kullanılması açısından büyük önem taşıdığını belirten Vali Şahin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından seralara ilişkin kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Vali Şahin, "Seralarımızı değiştirecek, yeni tip bir anlayışla yeniden yapacağız" dedi.



"Ortak akıl, sorunu tabandan tespit etmektir"


Su Eylemi hedefinin başarıya ulaşmasında ortak aklın önemine dikkat çeken Vali Şahin, "Ortak akıl işte burada. Hedef Su Eylemi ise bugün burada değerli olan şu: Tabandan ihtiyaç tespit ediliyor ve tabandan deniyor ki: ‘Biz bu sorunu çözmeliyiz. Çünkü bu sorun bizim kapımızda" ifadelerini kullandı.



"Su kaynaklarımızı bilinçsiz kullanamayız"


Tarım, hayvancılık ve turizmin sürdürülebilmesi için suyun doğru yönetilmesi gerektiğini belirten Vali Şahin, "Eğer belli çözümler yapmazsak tarımı, hayvancılığı ya da turizmi devam ettirme şansımız yok. Acı reçeteyi kendimize uygulayacağız, finansmanı kendimiz karşılayacağız. Bunun başka yolu yok" diye konuştu.



"Korkuteli’nde akıllı sayaç uygulaması"


Su kaynaklarının doğru kullanılmasını Korkuteli Barajı örneği üzerinden anlatan Vali Şahin, uygulanan akıllı sayaç sistemine dikkat çekti. Vali Şahin, "O seneyi bütün sulamalar yapılmış olmasına rağmen su fazlasıyla bitirdik. Suyu ihtiyacınız kadar kullanırsanız suyumuz bize yeter. Yeter ki doğru kullanalım, hakkımıza razı olalım ve doğru çözümlerle hareket edelim" ifadelerini kullandı.



"Suyu israf etmemek bir kültürdür"


Su tasarrufunun yalnızca tarım, sanayi veya turizm sektörleriyle sınırlı olmadığını belirten Vali Şahin, evlerde ve günlük yaşamda da suyun bilinçli kullanılması gerektiğini söyledi. Vali Şahin, "Suyu israf etmemek bir kültürdür. Bu kültürü edineceğiz. Eğer gayret edersek çocuklarımız dedelerinde olan o tasarruf kültürünü yeniden edinirler" dedi.



"Su, Antalya’nın gelecek 30 yıllık meselesi"


Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Zirve’de yalnızca suyu konuşmak için değil, Antalya’nın geleceğini konuşmak için bir araya geldiklerini söylerken, "Çünkü su artık yalnızca çevrenin ya da tarımın konusu değildir. Su; üretimdir, gıdadır, turizmdir, sanayidir, kent yaşamıdır, ekonomidir. Ve hepsinden önemlisi, Antalya’nın geleceğidir" dedi. Antalya’nın büyüdüğünü, Antalya’da üretimin, turizmin, nüfusun ve ekonominin büyüdüğünü kaydeden Ali Çandır, diğer taraftan ise iklimin, yağış rejiminin değiştiğini, kuraklık ve su stresinin arttığına dikkat çekti. Çandır, "Bir tarafta büyüyen bir Antalya, diğer tarafta çok daha dikkatli yönetmemiz gereken su kaynakları. Antalya Ticaret Borsası olarak 2026 yılı çalışma temamızı ‘su’ olarak belirlememizin ve bu çalışmaya başlamamızın temel nedeni budur. Çünkü biz su meselesini yalnızca bugünün problemi olarak görmüyoruz. Antalya’nın önümüzdeki 10, 20, 30 yıllık geleceğinin temel meselelerinden biri olarak görüyoruz. Artık yalnızca; ‘Ne kadar suyumuz var?’ sorusunu sormamız yeterli değil. Asıl sorumuz, ‘Sahip olduğumuz suyu ne kadar doğru ve ne kadar verimli kullanıyoruz?’ olmalı. Bunun da ötesinde şunu sormalıyız: ‘Kullandığımız her birim su ne kadar ekonomik ve sosyal değer üretiyor?’ Ve artık konuşmanın ötesinde eyleme geçmeliyiz" diye konuştu.



"Tarımın suyu başka, turizmin suyu başka değildir"


Zirve öncesinde 15 ve 16 Eylül tarihlerinde Antalya Su Diyaloğu toplantılarını gerçekleştirdiklerini, tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimi olmak üzere dört temel alanı ele aldıklarını hatırlatan Başkan Çandır, tarafları aynı masada buluşturarak, mevcut durum ve risklerin konuşulduğunu, iyi uygulamaların ele alındığını, "Bundan sonra ne yapacağız?" sorusuna cevap aradıklarını söyledi. Çandır, "Bu çalışmaların bize gösterdiği ilk gerçek: Suyu artık sektör sektör, kurum kurum birbirinden bağımsız yönetemeyiz. Tarımın suyu başka, turizmin suyu başka, sanayinin ya da kentin suyu başka değildir. Hepsi Antalya’mızın suyudur. Hepsi aynı kaynağın, aynı havzanın, aynı geleceğin parçasıdır. Bu nedenle Antalya’nın ihtiyacı parçalı ya da müstakil çözümler değil, bütüncül ve kapsayıcı bir su yönetimi anlayışıdır" dedi.



"Suyumuzu ölçelim, yönetelim"


Suyun önemini vurgulayan Başkan Çandır, "Suyumuzu daha iyi yönetmeliyiz" dedi. Suyun ölçülmesi, kayıpları azaltılması, verimli kullanılması, yağmur suyunun tutması, arıtılmış suyun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Çandır, "Kullandığımız suyun her damlasının ne kadar değer ürettiğini bilmeliyiz. Çünkü; ölçmeden yönetemeyiz, kıyaslamadan iyileştiremeyiz. Dünyadaki başarılı uygulamalara baktığımızda da aynı anlayışı görüyoruz. Suyu sadece temin etmek değil, verimli kullanmak ve mümkün olduğunca yeniden kullanmak öne çıkıyor. Kentler, sektörleri yalnızca toplam su tüketimiyle değil, ürettikleri değerle birlikte ölçüyor. Biz de Antalya’da bunu yapabilmeliyiz" diye konuştu.



"Hedef kalıcı, kapsayıcı su etkileşim ağı kurmak"


Antalya Su Diyaloğu’nun çıktılarının önemine değinen Başkan Çandır, "Düzenlediğimiz Su Diyalogları bize bir şeyi daha gösterdi: Antalya’nın bilgisi var. Tecrübesi var. Kurumsal kapasitesi var. İyi uygulama örnekleri var. Eksik olan, bütün birikimi ortak hedeflere, somut ve ölçülebilir eylemlere dönüştürmektir. İşte Zirvemizin temel amacı budur. Bu amaçla Antalya’da kalıcı ve kapsayıcı bir su etkileşim ağı oluşturmak istiyoruz. Bu ağ; kamu, yerel yönetim, üniversite, üretici, turizm, sanayi, meslek kuruluşları ve sivil toplumun aynı hedefler etrafında sürekli iletişim içinde olmasını sağlayacak bir yapı olmalı. Suyun arzını ve kullanımını performans kriterleriyle takip etmek, sektörel ve kentsel kullanımlarını ekonomik fayda ve katma değer açısından değerlendirmek, elde ettiğimiz verileri düzenli olarak raporlamak, kamuoyunu bilgilendirmek, kurumlarımız arasındaki işbirliğini ve yönetişimi güçlendirmek ce ortaya çıkan sonuçları politika yapıcılarla paylaşarak takibini sağlamak istiyoruz. Bunun için Antalya’mızın su verisini ortak bir sistem ve ortak bir anlayışla toplamaya, ölçmeye, izlemeye ve sonuçlarını düzenli olarak paylaşmaya ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.



"COP31 büyük fırsat"


Antalya’nın önünde COP31 gibi büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Başkan Çandır, "Biz COP31’i yalnızca Antalya’da gerçekleştirilecek büyük bir uluslararası organizasyon olarak görmüyoruz. Antalya’nın yıllardır konuştuğu iklim ve su konularında somut adımlar atması için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. İstiyoruz ki Antalya COP31’e; yalnızca ev sahibi olan bir kent olarak değil, sorunlarını bilen, verilerini ortaya koyan, çözümünü ortak akılla tartışan, hedeflerini belirleyen, harekete geçen ve sonuçları tüm paydaşlarıyla paylaşan bir kent olarak çıksın. Antalya Su Diyaloğu bunun ilk adımıydı" dedi.



"Suyu korursak Antalya’nın geleceğini koruruz"


Antalya Su Zirvesi’nin suyun yönetiminde önemli bir başlangıç olmasını dileyen Başkan Çandır, "Bugün burada oluşacak ortak aklın, Antalya’nın ortak eylemine dönüşmesini temenni ediyorum. Ve inanıyorum ki Antalya’nın bugün kendi geleceği için ortaya koyacağı çözümler, yarın COP31’de ve dünyanın farklı coğrafyalarında karşılık bulabilir. Çünkü suyu korursak üretimi koruruz. Suyu korursak ekonomimizi koruruz. Suyu korursak Antalya’nın geleceğini koruruz" dedi.



"Su kaynakları üzerindeki baskı artıyor"


Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın su kaynakları üzerindeki baskının her geçen gün arttığına dikkat çekerken, "İçme suyu kaynaklarımızın yüzde 98’ini oluşturan yeraltı sularımıza erişimde her geçen gün daha alt seviyelere inmek zorunda kalıyoruz. Nüfus ve ziyaretçi sayısındaki artış su ihtiyacını büyütüyor. Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 2,7 milyon vatandaşa ve nüfusun yaklaşık 10 katına karşılık gelen 27 milyona yakın ziyaretçiye içme suyu hizmeti sunuyoruz. Entegre kentsel su yönetim planını hayata geçirdik ve ASAT SCADA sistemiyle şebekeyi anlık olarak izliyoruz" diye konuştu. Su kaynaklarının azalmasıyla kuraklık riskinin arttığını belirten Özdemir, Büyükşehir Belediyesi olarak su kayıplarının azaltılması, altyapının yenilenmesi, arıtılmış suyun yeniden kullanılması ve tarımda kapalı devre sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini belirten Özdemir, "Bütün bu çalışmaların ortak bir amacı var; bir damla suyun dahi boşa heba edilmemesi" dedi. Zirveden çıkacak sonuçların Antalya Su Eylem Planı’na ve COP31 sürecine taşınması gerektiğini belirten Özdemir, "Bu zirveden çıkacak sonuçların Antalya’nın su konusunda ortaya koyduğu ortak iradenin kalıcı bir yol haritasına dönüşmesini diliyorum" diye konuştu.



Özkan: "Antalya’nın dünyaya söyleyecek bir sözü olmalı"


Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Su Zirvesi’nde suyun yalnızca çevresel bir konu olmadığını, tarımdan gıdaya, turizmden ekonomiye kadar geleceğin temel meselelerinden biri olduğunu söyledi. Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğinin etkilerini yoğun biçimde yaşadığını belirten Özkan, Antalya’nın su kaynaklarını koruması ve suyu daha verimli kullanması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de kullanılan suyun yaklaşık dörtte üçünün tarımda tüketildiğine dikkat çeken Özkan, geleceğin üretim modelinin daha az suyla daha verimli ve sürdürülebilir üretim üzerine kurulması gerektiğini ifade etti.


Akdeniz Üniversitesi’nin su verimli üretim, akıllı tarım, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalarına değinen Özkan, üniversite bünyesinde Su Enstitüsü kurulmasına yönelik adımlar attıklarını açıkladı. COP31’in Antalya için önemli bir fırsat olduğunu belirten Özkan, "Antalya’nın dünyaya söyleyecek bir sözü olmalı" diyerek, kentin sorunlarını anlatmanın ötesine geçerek çözüm üreten ve uygulamalarını ortaya koyan bir şehir olması gerektiğini söyledi. Özkan, "Antalya’dan başlayalım. Türkiye için yapalım. Çocuklarımız için başaralım" dedi.


Zirvede, Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Bülent Topkaya, Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, Prof. Dr. Harun Kaman, Prof. Dr. Ethem Karadilek sunum yaptı.


Toplantı plaket takdimiyle sona erdi.

Hit yapay zeka

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Keşefli Mahallesinde 2 kilometrelik yol asfaltla buluştuÖnceki Haber

Keşefli Mahallesinde 2 kilometrelik yol...

Tankerin çarptığı yaya hayatını kaybettiSonraki Haber

Tankerin çarptığı yaya hayatını kaybetti

Yorum Yazın

HM yapı İnşaat Mustafa Karadeniz