BÜYÜK ÇERKES SÜRGÜNÜNÜN 158. YILI
İsmail CİNGÖZ
Kafkas halklarının Çarlık Rusyası tarafından zorla Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sürgüne gönderilmelerinin başlangıç tarihidir 21 Mayıs 1864.
Sürgün süreci içerisinde büyük çoğunluğu yollarda açlık ve susuzluktan olmak üzere; binlerce Çerkes halkı hayatını kaybetmiştir. Hayatta kalabilenler ise bu tarihten sonra başta Türkiye olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmışlardır.

Rusların Kafkaslara hâkim olma planları kapsamında yaklaşık 1.500.000 Çerkes halkı mensubu Osmanlı Devleti'ne zorla göçe zorlanmışlardır. Göç edenlerin içerisinde 100.000 Nogay Türkü, 30.000 Kabartay ve 50.000 Çeçen olduğu bilinmektedir.
Gerek göçler yaşanırken gerekse sonrasında Anadolu ve o dönem Osmanlı toprakları olan Suriye ve Irak bölgelerine yerleştirilen sürgün mağdurların; hastalık, açlık ve yoksulluk gibi daha birçok problemler ve çeşitli olumsuz şartlarla karşı karşıya kalmaları nedeniyle ilk yıl içerisinde yaklaşık 500.000’i hayatını kaybetmiştir.
Sürgünden kurtulabilen ve Kafkaslar ile Rusya iç kesimlerinde kalan Çerkes, Nogay, Kabartay, Çeçen ve daha birçok Türk ve akraba toplulukları ile Müslüman halkların ise sistemli bir şekilde Rusların katliamlarına maruz kaldıklarını tarihi vesikalar göstermektedir.
Sonuç olarak;
Gürcistan Parlamentosu 20 Mayıs 2011 tarihinde oy birliği ile aldığı bir kararla Çerkes Soykırımını resmen tanıyan ilk devlet olmuştur.
Çarlık döneminden itibaren topraklarında yaşayan başta Türk ve Müslüman halklar olmak üzere birçok etnik unsura sürgün ve soykırım politikaları uygulayarak milyonlarca masum sivili katleden Rusya, kendi kirli tarihini yok sayarak ve bizzat kendi arşivlerinde bile olmadığı belgeli sözde Ermeni soykırımını tanıdığını açıklamış ve Türkiye’yi soykırım ile suçlayan ülkeler arasında yer almıştır.
24 Şubat 2022 tarihinden itibaren devam eden Ukrayna Savaşı’nda bile Rusların geçmişte olduğu gibi soykırım ve tecavüzlerini bütün dünya kamuoyu bir kez daha görmüştür. Ancak geçmişin hiçbir döneminde Türk Milleti’nin soykırım suçu ilemediğini, soykırımla suçlayan ülkelerin kendi arşivleri başta olmak üzere bütün dünya arşiv kayıtlarının yazdığını Türkiye’yi suçlayanların da bildiği muhakkaktır.
