ERMENİLER VE ERMENİLERİN ÇUKUROVA MEZALİMLERİ
Türk-Ermeni ilişkileri; Selçuklu Türklerinin Kafkasya coğrafyasına doğru genişlemesi ve ardından Sultanı Alpaslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi ile Türklerin kadim Türk vatanı Anadolu topraklarına tekrar dönmeleriyle başlamış ve günümüze kadar devam edegelmiştir.
Ancak gözden kaçırılmaması gereken husus Ermeniler olarak tanınan ve kendilerini Ermeni etnisitesi olarak kabul eden halktan ziyade Ermeni ismi, Doğu Anadolu Bölgesinin tarihsel gayri resmi adından gelmektedir; çünkü Pers Kralı I. Darius (M.Ö. 522-486) Doğu Anadolu Bölgesini “Yukarı Dağlık Ülke” manasına “Ermeniye/Armenia” olarak tanımladığı[1] çeşitli kaynaklarda geçmektedir.
Ermeni ırkının kökeni hakkında, Ermeni araştırmacılar da dahil olmak üzere tarihçiler ve antropologlar arasında bir fikir birliği yoktur. Ermeniler kendilerine Nuh’un torunu Hayk ismini vermekte ülkelerinin isminin de Hayasdan olduğunu iddia etmektedirler. Bu iddiayı ileri sürenlere göre; Ağrı Dağı’na oturan Nuh’un gemisinden dolayı Ermenilerin ana yurdu Doğu Anadolu bölgesidir. Bazı Ermeni tarihçilerde; Doğu Anadolu’da başkenti Tuşpa (Van ilinin batısında bulunan antik kent) olan bir krallık kuran Urartular’ın, Ermenilerin ataları olduğunu, isimlerini ise Urartu kralı Aramu’dan aldıklarını ileri sürmektedirler. İngiliz tarihçi Arnold Joseph Toynbee ise; Ermenilerin isimlerini, Urartuların son kralı III. Rusas’ın babası Erimena’dan ya da M.Ö. 10. yüzyılda Arabistan’ın kuzey bozkırlarından gelen Aramaen’lerin memleketi anlamını taşıyan Arumu-ni’den almış olabileceklerini ifade etmiştir[2]. Ermenilerin, Balkan kökenli ve Trak-Prig soyuna ait olduğunu söyleyen tarihçiler mevcut olduğu gibi Ermeni tarihçilerden, Ermenilerin Kimmerler ile birlikte Kafkasya’dan veya Frigyalılarla birlikte Balkanlar’dan Anadolu’ya gelmiş olabileceğini ileri sürenler de bulunmaktadır.
![]()