KOZAN'IN 102. KURTULUŞ YIL DÖNÜMÜ
Birinci Dünya Savaşı'nda yenilen tarafta yer alan Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Orbay tarafından, 30 Ekim 1918 tarihinde İtilaf Devletleri ile Limni Adası’nın Mondros Limanında demirli Agamemnon zırhlısında Mondros Mütarekesi'ni imzalayarak yenilgiyi kabul etmekle, şekil olarak var görülmekle birlikte işleyiş olarak Osmanlı Devleti fiilen ortadan kalkmıştır.
Mondros Mütarekesi hükümleri bahanesiyle, Güney Anadolu'yu denetimi altında tutmak isteyen Fransızlar, 17 Aralık 1918'de Mersin'e çıkarma yaparak, işgal ettiler. Ardından 18 Aralık 1918'de Tarsus, 20 Aralık 1918'de Adana ve 7 Mart 1919’da ise Kozan işgal edilmiştir. İşgaller bütün Çukurova ile birlikte kuzey istikametinde Toros Dağlarına doğru devam etmiştir.
Adana’nın işgalinden güç alan Kozan Ermenileri, Adana İşgal Kuvvetleri Komutanı Bremon'a, Kozan’ın da işgal edilmesini talep etmişlerdir. Bu talebi bahane eden Fransız işgal heyeti; Tayyarda, Tayyarda'nın muavini Ermeni Teğmen Terlemezyan, Üsteğmen Sübi, ve tercüman Balyan'dan oluşan birlikleriyle 7 Mart 1919 günü Kozan işgal edilmiştir.
İşgalcilerin ilk iş olarak Savcı Ruhi Bey, Dava Vekili Emmi Mustafa Efendi, Mahfezade İbrahim Hoca ve Saim Bey başta olmak üzere Kozan'ın ileri gelenlerini sürgün edilmiştir. Kozan’ın işgali ile birlikte Birinci Dünya Savaşı yıllarında bölgeyi terk eden veya tehcir edilen Ermenilerin büyük bir kısmı bölgeye geri gelmiştir.
İşgal kuvvetleri; Tesviye Mesalih Komisyonu, Ermeni Öç Alayı ve Ermeni Gönüllü Fedaileri (Kamovar) gibi kuruluşlar teşkil ederek işgal yılları süresince sistematik olarak Türk halkına zulmetmişlerdir. Teşkil edilen Ermeni haydut sürüleri durup dinlenmeden cinayetler, soygunlar ve tecavüzler ile Türkleri katletmişler, cenazeleri çukurlara atmışlar, mallarını gasp etmişler ve arazilerine el koymuşlardır.
Yerli Ermeniler ise kudurmuşçasına fırsat buldukça Türklere ait evleri yakıyor, yağmalıyor ve insanları katlediyorlardı. Suçsuz günahsız insanlara suç isnat edilerek kurşuna dizilenler olmuştur. Hatta Kozan'da bulunan 5 fırında onlarca Türk yakılarak katledilmiştir.
Sivas Kongresinin ardından Ekim 1919 sonlarında Sivas'a gelen Kozanlılardan oluşan heyet, Mustafa Kemal Paşa ile özel bir görüşme yaparak yardım istemişlerdir. Kozan heyetini dinleyen Mustafa Kemal Paşa "Size istediğiniz komutanları vereceğim, fakat sizin hayatınız gibi vereceğim komutanların varlığı da bu işin büyük gizlilik ve bir komitacılık ruhu içinde yürütülmesine bağlıdır. Şimdi siz Kayseri'ye hareket edin, komutanlarınız arkadan size yetişeceklerdir" demiştir.
![]()