Gagavuzya'nın Özerk Statüsünün Daraltılması Tartışmaları: Tarihsel Süreç, Uluslararası Hukuk ve Türk Dünyasının Diplomatik İhtiyatı
İsmail CİNGÖZ
Giriş
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Doğu Avrupa ve Avrasya'da etnik kimlik, özerklik ve devlet egemenliği tartışmaları yeni bir siyasal dönemin temel meseleleri hâline gelmiştir. Moldova Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan Gagavuz Türklerinin statüsü ise silahlı çatışmaya dönüşme ihtimali bulunan bir uyuşmazlığın müzakereyle çözülmesi bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturmuştur.
23 Aralık 1994 tarihinde Moldova Parlamentosu tarafından kabul edilen “Gagavuzya’nın Özel Hukuki Statüsü Hakkında Kanun”, Gagavuz halkına idarî, kültürel ve siyasî yetkiler tanımış; Moldova’nın toprak bütünlüğü ile Gagavuz kimliğinin korunması arasında denge kurmuştur.[1] Türkiye’nin Kişinev Büyükelçiliği de bu modeli, etnik bir meselenin barışçıl yöntemlerle çözüme kavuşturulmasının başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirmiştir.[2]
Buna rağmen Moldova Anayasa Mahkemesinin 9 Temmuz 2026 tarihinde Gagavuzya’nın seçim ve idarî yetkilerine ilişkin bazı hükümleri iptal etmesi, özerkliğin geleceğini yeniden tartışmaya açmıştır.[3] Karar, Gagavuzya’nın anayasal statüsünü ortadan kaldırmamakla birlikte seçim yönetimi, kamu düzeni ve bazı kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin yetkileri merkezî kurumlara bırakarak Kişinev ile Komratarasındaki gerilimi artırmıştır.[4]
Bu çalışma, Gagavuzya’nın tarihsel gelişimini, 1994 özerklik modelini ve 2026 Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında ortaya çıkan hukukî ve siyasî tabloyu; uluslararası hukuk, Avrupa Birliği (AB) süreci, Rusya faktörü ve Türk dünyasının yaklaşımı çerçevesinde incelemektedir. Çalışma yapılırkentarihsel analiz, karşılaştırmalı hukuk incelemesi ve belge analizi yöntemi kullanılmıştır.
Gagavuz Türklerinin Tarihsel Gelişimi
Gagavuzlar, Türkçe konuşan ve büyük çoğunluğu Ortodoks Hristiyan inancına mensup bir Türk topluluğudur. Kökenleri konusunda farklı görüşler olsa da Oğuz-Türk bağlantısı literatürde yaygın biçimde kabul edilmektedir.[5][6][7]Balkanlar’daki Gagavuz topluluklarının önemli bir bölümü, 19. yüzyılın başlarında Rus İmparatorluğu’nun Besarabya’yayönelik iskân politikaları sonucunda bugünkü Moldova’nın güneyine yerleşmiştir.[8]
Sovyet döneminde Gagavuz kimliği varlığını korumuş olsa da dil, kültür ve siyasal temsil alanlarında çeşitli sınırlamalarla karşılaşmıştır. 1980’lerin sonundaki Glasnost ve Perestroyka reformları, Gagavuz millî hareketinin örgütlenmesine imkân sağlamıştır. Moldova’da Romencenin resmî dil hâline getirilmesi ve Romanya ile birleşme ihtimalinin gündeme gelmesi ise Gagavuz toplumundaki kimlik ve güvenlik kaygılarını güçlendirmiştir.[9][10]
Bu ortamda 19 Ağustos 1990 tarihinde “Gagavuz Halkının Moldova Cumhuriyeti’nden Bağımsızlığı ve Özgürlüğü Bildirgesi” kabul edilerek Gagavuzya Cumhuriyeti’nin Sovyetler Birliği içerisinde yer aldığı ilan edilmiştir. Uluslararası toplum tarafından tanınmayan bu yapı, Moldova yönetimi ile Gagavuz temsilcileri arasında yürütülen görüşmeler sonucunda silahlı çatışmaya başvurulmadan çözüme kavuşturulmuştur.[11] Uzlaşma, 23 Aralık 1994 tarihli özel statü kanunuyla hukukî zemine oturtulmuştur.
1994 Gagavuz Özerklik Modeli
Moldova Parlamentosunun kabul ettiği 344-XIII sayılı Kanun, Gagavuzya’yı Moldova Cumhuriyeti içerisinde “özel hukukî statüye sahip özerk bölgesel birim” olarak tanımlamıştır.[12]Kanun ile Gagavuzya’ya Halk Meclisini oluşturma, başkanını doğrudan halk oyuyla seçme, eğitim, kültür ve yerel ekonomi alanlarında düzenleme yapma, Gagavuzca, Moldovaca ve Rusçayı resmî dil olarak kullanma, yerel bütçeyi hazırlama ve uygulama yetkileri tanınmıştır.
Kanun’un kendi kaderini tayin tartışmaları bakımından en dikkat çekici hükmü 1. maddede yer almaktadır:
“Moldova Cumhuriyeti bağımsız devlet statüsünü kaybetmesi hâlinde Gagavuz halkı kendi kaderini tayin hakkını kullanabilir.”[13]
Bu hüküm, Moldova’nın Romanya ile birleşmesi ihtimaline karşı Gagavuz toplumuna güvence sağlamak amacıyla kabul edilmiştir. Dolayısıyla Gagavuzya’nın özerkliği yalnızca idarî bir düzenleme değil, Moldova’nın toprak bütünlüğünü koruyan tarihî bir uzlaşma niteliğindedir.
Özerklik Modelinin Uluslararası Hukuktaki Yeri
Uluslararası hukuk, devletlerin bünyesindeki topluluklara doğrudan ve genel bir “özerklik hakkı” tanımamaktadır. Buna karşılık azınlık hakları, demokratik temsil, kültürel kimliğin korunması, yerel yönetim ve kendi kaderini tayin ilkeleri çerçevesinde farklı özerklik modelleri geliştirilmiştir.[14]
Özerklik, ayrılma hakkından farklı olarak bir topluluğun mevcut devlet sınırları içerisinde belirli idarî, kültürel veya yasama yetkilerine sahip olmasını ifade eder. Bu modeller, devletlerin toprak bütünlüğü ile etnik, dilsel veya bölgesel toplulukların kimlik ve temsil talepleri arasında denge kurmayı amaçlamaktadır.
Gagavuzya, Moldova’nın üniter devlet yapısı içerisinde organik kanunla kurulmuş ve anayasal güvenceye bağlanmış özel statülü bir özerk bölgesel birimdir. Anayasal güvence, özerkliğin varlığını korumakta; fakat bütün yetkilerin değiştirilemez olduğu anlamına gelmemektedir.
Gagavuzya’nın yetkileri ise Güney Tirol ve Aland Adaları gibi geniş yasama ve mali yetkilere sahip ileri özerklik örneklerinden daha sınırlıdır. Katalonya geniş fakat tartışmalı bir anayasal statüye, Nahçıvan ise kendi Ali Meclisi ve Bakanlar Kurulu bulunan anayasal özerk cumhuriyet statüsüne sahiptir. Bu örnekler aynı hukukî yapıya sahip olmamakla birlikte Gagavuzya, yasama ve mali özerklik bakımından sınırlı; idarî, kültürel ve sembolik temsil bakımından ise belirgin yetkilere sahip bir modeldir.
Gagavuzya modeli, uluslararası hukukla bağdaşan anayasal bir özerklik örneğidir. Lakin yetki alanının merkezî düzenlemelerle sürekli daraltılması, Moldova’nın iç hukuku yanında hukukî güvenlik, azınlık hakları ve Avrupa Konseyi standartları bakımından tartışma doğurmaktadır.[15]
9 Temmuz 2026 Kararının Hukukî, Siyasî ve Jeopolitik Sonuçları
Moldova Anayasa Mahkemesi, 9 Temmuz 2026 tarihli kararıyla Gagavuzya’nın seçim ve idarî yetkilerine ilişkin bazı düzenlemeleri Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Kararda seçimlerin yönetimi, kamu düzeni, devlet güvenliği ve bazı üst düzey kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin yetkilerin merkezî anayasal kurumlara ait olduğu belirtilmiştir.[16]
Mahkeme, Gagavuzya’nın özerk statüsünün devam ettiğini ve anayasal güvence altında bulunduğunu da teyit etmiştir. Buna karşılık Gagavuzya Halk Meclisi, kararın 1994 tarihli uzlaşmayı ve özerkliğin kurumsal temellerini zayıflattığını savunmuştur.[17] Dolayısıyla kamuoyunda kullanılan “Gagavuzya’nın özerkliği kaldırıldı” ifadesi hukukî bakımdan isabetli değildir. Daha doğru tanımlama, özerk yönetimin bazı seçim ve idarî yetkilerinin merkezî devlet organlarına devredilmiş olmasıdır. Bununla birlikte kararın siyasî etkisi hukukî kapsamından daha geniştir.
Moldova yönetimi kararın seçim güvenliği, kamu düzeni, yasa dışı siyasî finansman ve dış müdahaleyle mücadele amacı taşıdığını savunmaktadır. Gagavuz yönetimi ise merkezîleşme yönündeki düzenlemeleri 1994 uzlaşmasının tek taraflı biçimde aşındırılması olarak değerlendirmektedir.
Devletler, anayasal düzenleri çerçevesinde idarî yapılanmalarını değiştirme yetkisine sahiptir. Bu nedenle Moldova’nın özerk yetkileri daraltması, uluslararası hukukun doğrudan yasakladığı bir fiil olarak nitelendirilemez. Bu yetki sınırsız değildir; hukukî güvenlik, ölçülülük, demokratik temsil, anayasal sadakat ve tarihî uzlaşmaya saygı ilkeleri gözetilmelidir.[18]
Gagavuzya’nın statüsü sıradan bir yerel yönetim düzenlemesi değildir. Kapsamlı değişikliklerin yalnızca merkezî organların tek taraflı kararlarıyla değil, Kişinev ile Komrat arasında kurumsal müzakere yoluyla gerçekleştirilmesi daha meşru, anlaşılabilir ve sürdürülebilir olacaktır.
Kararın siyasî sonuçları Moldova’nın iç dengelerini de etkileyebilir. Gagavuz toplumunun tamamını güvenlik tehdidi veya Rusya yanlısı bir kitle olarak gören yaklaşımlar, merkezî yönetime duyulan güveni zayıflatabilir. Özerk kurumların etkisizleştirildiği algısı ise merkez karşıtı ve kimlik temelli söylemleri güçlendirebilir. Gagavuz toplumunun bütünü Rusya yanlısı kabul edilemez; lakin bazı siyasî çevrelerin Moskova ile yakın ilişkileri Rusya’ya nüfuz imkânı sağlamaktadır.
Rusya açısından Kişinev-Komrat gerilimi önemli bir propaganda ve nüfuz alanıdır. Moldova yönetiminin özerk kurumlara yönelik müdahaleleri, Moskova tarafından “Batı yanlısı hükûmetin Gagavuzları baskı altına aldığı” söylemiyle kullanılabilir. Rusya, Gagavuz kimliğini ortaya çıkaran aktör değildir; ama mevcut kimlik ve temsil sorunlarını Moldova’nın AB yönelimini zayıflatmak amacıyla araçsallaştırabilir.
Gagavuzya’da Rusçanın yaygın kullanılması, Rus medyasının takip edilmesi ve Rusya ile tarihî, toplumsal ve ekonomik bağların bulunması Moskova’ya önemli bir nüfuz etki alanı sağlamaktadır. Geçmişte bölgede Rusya, Belarus ve Kazakistan’ın oluşturduğu Gümrük Birliği’ne yakınlaşma taleplerinin ve bağımsızlık tartışmalarının gündeme gelmesi de bu yönelimi beslemiştir.[19]
AB ise meseleyi yalnızca azınlık hakları çerçevesinde ele almamaktadır. Avrupa Komisyonunun 2024 Moldova Raporu, Gagavuzya’nın özerk statüsü ve kültürel haklarının genel olarak korunduğunu belirtmekle birlikte bölgedeki başkanlık seçimlerine ilişkin usulsüzlük iddialarına dikkat çekmiştir.[20]Komisyonun 2025 değerlendirmesinde ise Gagavuzya Başkanı’nın merkezî hükûmet üyeliğine alınmaması, yasa dışı siyasî finansman davası, bölgesel yayın kuruluşları üzerindeki siyasî etkiler ve Moldova-Gagavuzya çalışma grubunun faaliyetlerinin durması gibi sorunlar kaydedilmiştir.[21]
Bu değerlendirmeler, AB’nin Gagavuzya meselesine seçim güvenliği, dış müdahale, dezenformasyon ve hukukun üstünlüğü perspektifinden de yaklaştığını göstermektedir. Bununla birlikte güvenlik kaygıları, bölgesel kimlik ve demokratik temsil taleplerini bütünüyle ikinci plana itmemelidir. Moldova yönetimi, Rusya yanlısı siyasî ağlarla mücadele ederken Gagavuz kimliği ve özerkliği arasında açık bir ayrım yapmalıdır.
Türkiye ve Türk Dünyasının Tutumu: Diplomatik İhtiyat mı, Stratejik Sessizlik mi?
Gagavuzların Türk kökenli bir topluluk olması, meseleyi Türkiye ve Türk dünyası bakımından yalnızca Moldova’nın iç hukukuna ilişkin bir konu olmaktan çıkarmaktadır. Buna rağmen Türkiye ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) tarafından 9 Temmuz 2026 tarihli karara karşı sert veya ortak bir siyasî tepki verilmemiştir.
Bu tutum, Gagavuz halkına yönelik ilgisizlikten çok devlet egemenliği, toprak bütünlüğü ve iç işlerine karışmama ilkelerinin öncelenmesiyle açıklanabilir. TDT’nin kurucu belgelerinde egemen eşitlik, uluslararası sınırların dokunulmazlığı ve devletlerin toprak bütünlüğüne saygı temel ilkeler arasındadır.[22]
Gagavuzya bağımsız bir devlet veya TDT bünyesinde temsil edilen özerk bir yapı değildir. Moldova da Teşkilatın üyesi ya da gözlemcisi değildir. Dolayısıyla TDT’nin doğrudan siyasî taraf hâline gelmesi, Moldova’nın iç işlerine müdahale şeklinde yorumlanabileceği gibi başka ülkelerde yaşayan Türk toplulukları bakımından emsal oluşturabilir.[23]
Gagavuzya’nın Türk dünyasıyla kurumsal ilişkileri daha çok kültür, dil, eğitim ve kalkınma alanlarında gelişmiştir. Gagavuz temsilciler TÜRKSOY faaliyetlerine katılmış; Gagavuz kültürü ve dilinin korunmasına yönelik çalışmalar yürütülmüştür.[24][25]
Türkiye ise Moldova ile ilişkilerinde iki amacı dengelemektedir: Moldova’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünü desteklemek, Gagavuz Türklerinin kültürel kimliği ile ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunmak. Türkiye-Moldova ilişkilerinin stratejik ortaklık düzeyine taşınması ve Ankara’nın Moldova’nın toprak bütünlüğünü açıkça desteklemesi bu yaklaşımın temelini oluşturmaktadır.[26][27]
Türkiye’nin Gagavuzya politikasında eğitim, sağlık, altyapı, içme suyu, yerel yönetim kapasitesi ve kültürel miras projeleri öne çıkmaktadır.[28] Bu politikanın amacı Gagavuzya’yıMoldova’dan koparmak değil, Gagavuz toplumunun Moldova sınırları içerisinde kimliğini koruyarak refah ve güvenlik içinde yaşamasını desteklemektir.
Dolayısyla Türkiye’nin gelişmeleri doğrudan “özerkliğin kaldırılması” olarak tanımlaması hukukî bakımdan güçtür. Ne var ki özerkliğin kâğıt üzerinde korunurken idarî ve siyasî içeriğinin aşamalı biçimde zayıflatılması ihtimali Ankara tarafından yakından takip edilmelidir.
Türkiye ve TDT; Moldova’nın egemenliğine açıkça saygı gösterirken Gagavuzların dil, eğitim, kültür ve yerel temsil haklarını desteklemeli, Kişinev-Komrat diyaloğuna katkı sunmalı, Gagavuz Türkçesinin korunmasına yönelik projeleri, bursları, öğrenci değişimlerini ve yerel kalkınma programlarını artırmalıdır. Bu destek programlarıMoldova’nın anayasal düzenine müdahale şeklinde değil; kültürel hakların korunması ve taraflar arası diyaloğun teşviki biçiminde yürütülmelidir.
Türk dünyasının ihtiyatlı tutumu anlaşılabilir olsa da öte yandan uzun süreli sessizlik, Gagavuz toplumunda terk edilmişlik duygusu oluşturabilir. Türkiye, taraflardan birinin sözcüsü olmak yerine tarihî bağları ve Moldova ile geliştirdiği ilişkiler sayesinde kolaylaştırıcı diplomasi yürütebilir.
Olası Gelecek Senaryoları
1. Diyalog ve Avrupa standartları temelinde yeni uzlaşma
En olumlu senaryo, Moldova-Gagavuzya ortak çalışma mekanizmalarının yeniden işletilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararının sınırlarının açık kanunlarla belirlenmesidir. Merkezî devletin güvenlik ve ulusal seçim yetkileri korunurken Gagavuzya’nın kültür, eğitim, yerel temsil ve idarî özerklik alanları güvence altına alınabilir.
Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, Gagavuzya’nınetnik-bölgesel statüsünü doğrudan düzenlememekle birlikte seçilmiş yerel organlar, yeterli mali kaynaklar ve merkezî müdahaleye karşı yargısal korunma bakımından tamamlayıcı ilkeler sunmaktadır.[29] Moldova bu Şart’a taraf olduğundan yerel özerklik ilkelerini uygulamakla yükümlüdür.[30] AB üyelik süreci yalnızca merkezî kurumları güçlendiren değil, yerinden yönetimi ve demokratik temsili sağlamlaştıran bir imkân olarak kullanılabilir.
2. Özerkliğin fiilen işlevsizleştirilmesi
Bu senaryoda Gagavuzya’nın adı ve kurumları varlığını sürdürür; ama karar alma, bütçe kullanma ve yerel yöneticilerin belirlenmesine katılma yetkileri aşamalı biçimde azaltılır. Böyle bir gelişme, özerkliğin hukukî olarak korunmasına rağmen siyasî ve idarî içeriğinin boşaltılması anlamına gelir.
3. Gerilimin Rusya-Batı rekabetine dönüşmesi
Kimlik sorunları, ekonomik sıkıntılar ve siyasî temsil taleplerinin dış aktörlerin müdahalesine daha açık hâle gelmesi, Moldova’nın AB üyelik sürecini zorlaştırabilir. Transdinyester meselesi nedeniyle zaten kırılgan olan ülkenin istikrarı daha fazla tehdit edilebilir.[31] Bu durumda Gagavuzya, yerel bir özerklik meselesi olmaktan çıkarak Rusya-Batı rekabetinin yeni cephelerinden birine dönüşebilir.
Sonuç
Gagavuzya’nın özerkliği, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ortaya çıkan kimlik ve egemenlik sorunlarının silahlı çatışmaya dönüşmeden çözülebilmesinin önemli örneklerinden biridir. 1994 tarihli Özel Hukukî Statü Kanunu, Moldova’nın toprak bütünlüğünü korurken Gagavuz halkına kimliğini, dilini ve yerel kurumlarını yaşatabileceği bir alan sağlamıştır. Bu yönüyle Gagavuzya modeli, sıradan bir yerel yönetim düzenlemesinden çok karşılıklı tavizlere dayanan tarihî bir uzlaşmadır.
Moldova Anayasa Mahkemesinin 9 Temmuz 2026 tarihli kararı Gagavuzya’nın özerk statüsünü kaldırmamış; ancak bazı seçim ve idarî yetkileri merkezî devlet organlarına devrederek özerkliğin geleceğine ilişkin kaygıları artırmıştır. Moldova’nın seçim güvenliği, yasa dışı siyasî finansman ve dış müdahaleyle mücadele kaygıları anlaşılabilir ve iç hukuk açısından meşru kabul edilebilir olmakla birlikte bu gerekçeler özerk kurumların sürekli biçimde etkisizleştirilmesine dönüşmemelidir. Gagavuz siyasî aktörler de özerkliği dış güçlerin Moldova üzerindeki nüfuz mücadelesinin aracına dönüştürecek politikalardan kaçınmalıdır.
Türkiye ve Türk dünyasının hedefi Moldova’nın toprak bütünlüğünü tartışmaya açmak değil; 1994 uzlaşmasının ruhunu korumak, Gagavuzların kültürel ve idarî haklarını desteklemek ve Kişinev-Komrat diyaloğuna katkı sunmak olmalıdır. Gagavuzya meselesinin kalıcı çözümü ne katı merkezîleştirmede ne de ayrılıkçı siyasette bulunmaktadır.
Kalıcı çözüm, Moldova'nın egemenliği ile Gagavuzya'nınözerkliğini karşı karşıya getirmekten değil; 1994 uzlaşmasının ruhunu koruyarak günümüz şartlarına uyarlanacak yeni bir Kişinev-Komrat mutabakatı oluşturabilmekten geçmektedir.Bu nedenle Gagavuzya örneği, yalnızca Moldova'nın iç hukukunu ilgilendiren bir idarî mesele değil; çok katmanlı güvenlik, azınlık hakları ve Avrupa bütünleşmesi arasındaki hassas dengeyi yansıtan güncel bir uluslararası yönetişim sorunu olarak değerlendirilmelidir.
:
İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı. BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı. [email protected]
Dipnotlar
[1] Law No. 344-XIII on the Special Legal Status of Gagauzia (Gagauz-Yeri), Parliament of the Republic of Moldova, 23 December 1994, https://www.mskgagauzia.md/wp-content/uploads/2020/02/Zakon-344-angl.pdf(Erişim Tarihi: 12.07.2026).
[2] “Büyükelçimiz Sayın Gürol Sökmensüer’in Gagauzya’ya Özel Hukuki Statü Tanıyan Kanun’un 23 Aralık 1994 Tarihinde Moldova Parlamentosunda Kabul Edilmesi Münasebetiyle Yayınlanan Mesajı”, Türkiye Cumhuriyeti Kişinev Büyükelçiliği, 23.12.2019, https://kisinev-be.mfa.gov.tr/Mission/ShowAnnouncement/366753 (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[3] Moldova Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı, “The Constitutional Court Admittedthe Complaint Filed by the Minister of Justice”, 9 July 2026, https://www.justice.gov.md/en/content/constitutional-court-admitted-complaint-filed-minister-justice (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[4] QHA, “Moldova Anayasa Mahkemesi: Gagauzya, Seçimleri Bağımsız Olarak Düzenleyemez!”, 10.07.2026, https://www.qha.com.tr/turk-dunyasi/moldova-anayasa-mahkemesi-gagauzya-secimleri-bagimsiz-olarak-duzenleyemez-528482(Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[5] Pavel Vintilă, “The Ethnopolitical Identity of the Gagauz: Between the Russian World and European Integration”, Inclusivity, 1, 2025, ss. 141-158, https://doi.org/10.58603/RXBQ3649; https://inclusivity.uoradea.ro/storage/issues/2025/1/2025-issue_1-pavel-vintila.pdf(Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[6] Ahmet Uslu, “Gagavuzların Tarihsel Gelişimi, Kültürel Dinamikleri ve Modern Toplum Yapısının Çok Boyutlu Analizi”, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Çanakkale, 2025.
[7] Selcen Özyurt Ulutaş, “Gagauz Türkleri: Tuna ile Dinyester Arasında Kalan Coğrafyada Varlıklarını Sürdürebilmiş Nadir Türk Topluluklarından Biri”, Türk Dünyası Ansiklopedisi, 15.07.2025, https://turkdunyasiansiklopedisi.gov.tr/detay/8082/Gagauz-T%C3%BCrkleri(Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[8] Ahmet Uslu, a.g.t.
[9] Ali Servet Öncü, “1991-1995 Yılları Arası Türkiye-Moldova İlişkileri ve Gagauzlar”, Gazi Türkiyat, Güz 2014/15, ss. 87-104, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/76867 (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[10] Erdem Yılmaz, “23 Aralık Gagavuz Türklerinin Bağımsızlığı”, TUDPAM, 26.12.2023, https://tudpam.org/23-aralik-gagavuz-turklerinin-bagimsizligi/ (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[11] Erkin Öncan, “35 Yıl Önce Bugün, Avrupa’da Bir Türk Cumhuriyeti Kuruldu: Moldova Değil, Sovyet Vatandaşıyız”, Independent Türkçe, 19.08.2025, https://www.indyturk.com/node/763562/haber/35-y%C4%B1l-%C3%B6nce-bug%C3%BCn-avrupada-bir-t%C3%BCrk-cumhuriyeti-kuruldu-moldova-de%C4%9Fil-sovyet (Erişim Tarihi: 13.07.2026)
[12] Law No. 344-XIII, md. 1-15
[13] Law No. 344-XIII, md. 1/4
[14] Dilan Mızrak, “Özerkliğin Uluslararası Hukukun Kaynakları Bakımından Değerlendirilmesi ve Bölgesel Özerk Yapıların Uluslararası Yargı Mekanizmaları Karşısındaki Konumu”, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 24, S. 40, 2019, ss. 73-108, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/832121 (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[15] News.by, “Moldova Restricts Gagauzia from Holding Elections Through ItsOwn Central Electoral Commission”, 09.07.2026, https://news.by/eng/news/v_mire/moldova-restricts-gagauzia-from-holding-elections-through-its-own-central-electoral-commission (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[16] Tribuna, “Several Provisions on Gagauzia’s Electoral and AdministrativePowers Struck Down by Court”, 9 July 2026, https://tribuna.md/en/2026/07/09/ministerul-justitiei-hotararea-cc-ofera-o-clarificare-necesara-pentru-aplicarea-coerenta-a-constitutiei-si-pentru-un-cadru-juridic-previzibil/ (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[17] Dmitry Kalak, “The Gagauzia People’s Assembly’s Response to the Decisionof the Constitutional Court of Moldova”, Logos Press, 10 July 2026, https://logos-pres.md/en/news/the-gagauzia-peoples-assemblys-response-to-the-decision-of-the-constitutional-court-of-moldova/ (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[18] İbrahim Nanecioğlu, “Moldova’dan Gagavuz Türklerinin Özerklik Haklarını Tartışmaya Açan Karar”, NNC Haber, 12.07.2026, https://www.nnchaber.com/moldova-dan-gagavuz-turklerinin-ozerklik-haklarini-tartismaya-acan-karar (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[19] İlyas Kemaloğlu, “Gagavuzya Özerk Bölgesi ve Bölgedeki Bazı Sorunlar”, ORSAM, 09.10.2013, https://orsam.org.tr/yayinlar/gagavuzya-ozerk-bolgesi-ve-bolgedeki-bazi-sorunlar/ (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[20] European Commission, Commission Staff Working Document, Republic of Moldova 2024 Report, Brussels, 30.10.2024, SWD (2024) 698 final, ss. 40-41, https://enlargement.ec.europa.eu/document/download/858717b3-f8ef-4514-89fe-54a6aa15ef69_en?filename=Moldova%20Report%202024.pdf (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[21] European Commission, Commission Staff Working Document, Republic of Moldova 2025 Report, Brussels, 04.11.2025, SWD (2025) 758 final, https://enlargement.ec.europa.eu/document/download/23fa6af0-89b3-4532-a3d9-d1638727d14c_en?filename=moldova-report-2025.pdf (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[22] Elmar Mammadyarov, “The Turkic Council: A Rising Actor in RegionalCooperation in Eurasia”, Fifth Summit of the Turkic Council: A Rising Actor in Regional Cooperation in Eurasia, ss. 5-8, https://turkicstates.org/u/d/publications/5-zirvesinde-turk-konseyi-ingilizce-ozel-yayin-3-en.pdf (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[23] Michael Wood, “Non-Intervention: Non-Interference in Domestic Affairs”, Princeton University, https://pesd.princeton.edu/node/551 (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[24] TÜRKSOY, “Tarihçe”, https://www.turksoy.org/tarihce (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[25] “Gagavuz Yeri (Moldova) Başkanı İrina Vlah TÜRKSOY’u Ziyaret Etti”, TÜRKSOY, 27.07.2022, https://www.turksoy.org/haberler/gagavuz-yeri-moldova-baskani-irina-vlah-turksoyu-ziyaret-etti (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[26] Zuhal Demirci, “Türkiye-Moldova İlişkileri Stratejik Ortaklık Düzeyine Taşındı”, Anadolu Ajansı, 20.10.2018, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/turkiye-moldova-iliskileri-stratejik-ortaklik-duzeyine-tasindi/1287600 (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[27] “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Moldova Cumhurbaşkanı Sandu ile Görüşmesine İlişkin Açıklama”, Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, 17.04.2026, https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdoganin-moldova-cumhurbaskani-sandu-ile-gorusmesine-iliskin-aciklama (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[28] Ahmet Uslu, a.g.t.
[29] “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”, Türkiye Belediyeler Birliği, https://www.tbb.gov.tr/tr/avrupa-yerel-yonetimler-ozerklik-sarti (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[30] Elnur İsmayıl, “Bölgesel Güç Rekabetinde Moldova’nın Güvenliği ve Ayrılıkçı Bölgeler Sorunu”, Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, S. 19, Kasım 2024, ss. 1-26, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4063036 (Erişim Tarihi: 13.07.2026).
[31] Dmitri Chirciu, “Rusya: Transdinyester Sorununu Güçle Çözme Girişimleri, Moldova İçin Olumsuz Sonuçlar Doğuracak”, Anadolu Ajansı, 21.04.2026, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/rusya-transdinyester-sorununu-guccle-cozme-girisimleri-moldova-icin-olumsuz-sonuclar-doguracak/3913920 (Erişim Tarihi: 13.07.2026).

























































Yorum Yazın