Reklamı Geç
Modelin Mobilya Ercan Güzel
Sabancı
Güneş Güzellik
Modelin Mobilya Ercan Güzel
Hatay
BIST14.917
DOLAR45.2517
EURO53.3714
ALTIN6842.5
BTC/USD81034.029
Mehmet Haşmet Kolağası

Mehmet Haşmet Kolağası

Mail: [email protected]

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE KANUN

 

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE KANUN

 

                İnsanları bir arada ve tek idealde toplamak; onları adalet, hakkaniyet ve eşitlik konusunda tatmin olmuş duygusuna sahip olmalarını sağlamakla mümkündür.

Adalet duygusu canlılarla birlikte var olmuş, hatta ezeli ve ebedidir. Evrensel hukuk kuralları, sonradan yapılan ve belli bir zaman sınırında geçerli olan kanunlardan, evrensel ve evvelden ezele kadar geçerli olmasıyla ayrılı.

                Adalet, hukuk kurallarını kabul görmüş bir idarenin yani yargının uygulaması ve haklının lehine sonuçlandırılmasıdır. Bu aksiyon aynı zamanda haksızı da iyiye yönlendirmeyi başarma ideali de taşımalıdır. Bu, bebeklikten itibaren her bireye farkında olunduğunu sağlayan dokunuşu gerektirir.

                Bir devlette adaleti sağlayacak kurum, yani yargı, kuvvetler ayrılığı prensibiyle bağımsızdır. Karar verirken millet adına karar verir. Zira hukuk kurallarının kaynağı halkın örf, adet, inanç ve toplumca kabul görmüş pozitif hayat tarzıdır. Yasama, zaten var olan toplumun içinde yaşayan hukuk kurallarını daha anlaşır ve uygulanabilir hale getirir. Yani idarenin talep ettiği, ülkeye zarar vereceği şüphesi olan ve kaynağını milletten, devlet ve millet arasındaki sözleşmelerden, uluslararası hukuk kurallarından almayan kanunlar ülke istikbalini tehlikeye düşürür ve hukuka uygun değildir. Bu durumda hukuk adamları karar verirken ayrıca kanunların hukuka uygunluğunu araştırma külfetine de katlanmak zorunda kalmaktadırlar.

                Mahkemelerin karar vereceği hukuk kuralları; uluslararası hukuk kuralları, anayasalar,  kanunlar, mahkeme içtihatları, (Daha önce verilmiş ve hukukçuların birleştiği mahkeme kararları) örf adet, inançlardır. Bunların tümünün geçerli olmadığı ve geçirgen olmadığı, üstünlük sırasının geçerli olmadığı hukuk kuralları adalete ve ülke birliğine hizmet etmez. Mesela senet, İslam hukuku kapsamında, Kuran’da şekli çizilmiştir.

                İngilizcede hem kanun ve hem de hukuk ‘law’ kelimesiyle tercüme edilse de law bizdeki kanunun karşılığıdır. “Jurisprudance” hukuk ilmi olarak kullanılır. Burada iki terim ön plana çıkmaktadır, ‘juristical’ ve ‘juristic’ bizdeki hukukun karşılığıdır. Legal kelimesi de, hem kanuna uygun ve hem de hukuka uygun anlamında kullanılır. ‘Juristic’ kelimesine baktığımızda ‘juri’ kelimesinden türediği ve çoğunluk görüşü anlamına da geldiği görülür. Bizdeki kanun, yada yasa kelimesi örf ve adet ve benzeri hukuk kurallarının kabul görmüş, anlaşılır metne dönüşmesi anlamına gelir. Hukuki, hiyerarşide uluslararası hukuk kuralları ve anayasadan sonra gelir. Mutlaka halkın içinde yaşayan hukuk kurallarından türemesi ve çoğunlukça kabul edilmiş olması onu ancak hukuk kuralı yapar. Yani çoğu kanun, hukuk ilkelerine aykırı olabilir ve bu durumda hakimler, diğer hukuk ilkelerine göre karar vermeyi benimserler ve kişisellik ilkesi gibi hukuk ilkeleri anayasalarda anılarak yargı adamlarına ufuk açarlar. Böylece yasama da kanun yaparken anayasaya ve dolayısıyla hukuk ilkelerine ters düşen kanun yapılmasının önünü kapatabilir. Kişisellik ilkesi anayasalarda geçmese bile kesin ve geçerli, hatta anayasadan daha üstün bir hukuk ilkesidir. Kimsenin, başka birinin fiilinden sorumlu utulamayacağı anlamına gelir. Halbuki bizim vergi kanunlarımız önemli ölçüde bu ilkeyi göz ardı etmiştir. Herkes birbirinin vergisinin casusu ve bekçisi gibidir.

                ABD’de suçluluğun kararı, kanaat önderi vatandaşlardan oluşan jüriye aittir. Hakim, sadece suçun kanundaki cezai şartını açıklar. ABD’de kilise hukuku döneminde verilmiş kararlar dahi emsal olabilmektedir, yani kararlar ileri doğru kesintisiz uygulanır. Bizde, şehirlerde jüri oluşturacak kanaat önderlerini bulmak bir hayli zor. Bunun sebebi, hukuk ve zabıta kurumlarımız insanları suçlarla eşleştirip arşivleme üzerine programlanmış gibi…  Jüriyi nasıl kuracağız? Jürinin satın alınamayacağından emin olabilir miyiz? İslam’a göre evlilik kararını yuvayı kuran iki kişi verir. Bizde ise kanunun verdiği yetkiyle belediye başkanının yetki verdiği evlendirme memuru, evlilik kararını verir ve ilan eder! İlan etmesi doğru, karar vermesi hukuka aykırıdır. Biz hukuk mantığından ne kadar uzaklaşmışız? Acaba toplum alt yapımızın eğitim yetersizliği ve bağımlılıktan ve geçim sıkıntısından kaynaklanan özgür karar verme yeteneğini toplumun kaybetmesi mi, bu sonucu doğurdu? Geçim sıkıntısı ve maddi kaygılar insanı köleleştirir. Doğruyu söyleme cesareti kölelerden çıkmaz.

                Bir zam yapılacağında birçok ülkede referandum yapılır, bizde Anayasa yapmak ve değiştirmek sıradan olmuştur.  Demek ki daha önce anayasa yapanlar hiçbir şey bilmiyorlarmış. Kendi kanaatini toplumun insanlık ömrü kadar uzun sürede oluşmuş ve hayat tercihleriyle oluşan hukuk kurallarından üstün tutmak ne ile izah edilebilir? Hukuka yakınlık kriterine başlangıçtan uyulsaydı, aynı kanunda değişiklik yapmaya veya yeni kanun yapmaya gerek kalmazdı. Bir ülkede çok sık kanun değişikliği ve kanun yapımı varsa o ülkenin hukuk ülkesi olduğundan şüphe duyulur. Halbuki gerçek hukuk ülkelerinde çok az kanun vardır ve çok az yeni kanun yapılır. Tarihin derinliğinde yapılmış olan anayasalar hala geçerlidir. Hatta bu, çoğu zaman, sadece yapılmış tarihi bir sözleşmeden ibarettir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Magna Karta veya Veda Hutbesi gibi…

Sağlık ve esenlikler.                                                             

 

MEHMET HAŞMET KOLAĞASI       

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Güneyler