Spiritüel Dünyanın Büyük Sırrı: Biz Gerçekten "Hasta" mıyız ki İyileşmeye Çalışıyoruz?
Nereye baksak, hangi sosyal medya sayfasına dokunsak karşımıza hep aynı kelime çıkıyor: "İyileşmek."
Spiritüel yaşam koçları, kitaplar ve videolar sürekli bir şeyleri şifalandırmamız, dönüştürmemiz gerektiğini söylüyor. Peki dürüst olalım; bu kelimeyi her duyduğunuzda içinizde hafif bir yorgunluk, hatta gizli bir direnç beliriyor mu? "Ben gerçekten hasta mıyım ki sürekli iyileşmeye çalışıyorum? Birileri beni sürekli bozuk ya da eksik mi ilan ediyor?" diye sormak geçiyor mu içinizden?
Çok haklısınız. Çünkü modern dünya bize iyileşmeyi pazarlarken, farkında olmadan önce "hasarlı" olduğumuza inanmamızı istiyor. Oysa gerçek bambaşka...
Fark Etmek, Özgürleşmenin İlk Adımıdır
Her sabah Instagram hesabımda zihinsel farkındalık egzersizleri paylaşıyorum. Çünkü fark etmek; hayatımızı nasıl inşa edeceğimizin ilk adımıdır. Bugün sabah bana bir haller geldi ve kendimle derin bir istişare yaptım. Sosyal medyadaki reelsakışlarını sorguladım: Neden insanlara sürekli "hasta" veya "eksik" algısı verilerek iyileşmekten bahsediliyor?
Ben Instagram hesabımda kendi sorgulayışlarımı, kendi hatalarımı ve toplumda gördüğüm eksik durumların kişide bıraktığı izleri nasıl hafifletebileceğimizi konuşuyorum. Aslında benim bu mesleğe adım atmamdaki en büyük sebep de tam olarak budur. Şimdi gelin, gerçek manada fark edip birlikte özgürleşelim.
Sen Bozuk Bir Robot Değilsin
Spiritüel alanda iyileşmek, bozuk bir robotu tamir etmek değildir; akordu kaçmış değerli bir enstrümanı yeniden hizalamaktır. Siz bozuk değilsiniz, biz bozuk değiliz. Sadece üzerimizde başkalarına ait yükler var.
Bugün yaptığım anket sonuçlarına göre değerlendirecek olursam; aile baskısı ve toplumsal beklentiler nedeniyle birçok insan, kendi hayatını yaşadığı için suçluluk hissediyor ya da kendi hayatını yaşayamamanın verdiği prangalarla boğuşuyor. İşte o yüklerden özgürleşmek = İyileşmek ve şifalanmaktır.
Sevgili okuyucu,
Şimdi arkana yaslan ve derin bir nefes al. Kendini sürekli tamir etmeye çalışmaktan, her gün yeni bir "eksiğini" bulup onu düzeltmek için hırpalanmaktan yorulmadın mı?
Lütfen hatırla: Sen tamir edilmesi gereken bozuk bir robot değilsin. Sen sadece bu hayat yolculuğunda, üzerine bazen başkalarının yükleri binmiş, bazen rüzgardan akordu kaçmış çok değerli bir enstrümansın.
Bugün kendine bir şefkat borcun var: Kendine "hasarlı" muamelesi yapmayı bırak. İyileşmek; yeni bir "sen" inşa etmek değil, zaten hep orada olan, o pırıl pırıl ve tam olan özüne şefkatle geri dönmektir.
Akorunu yap, yüklerini sevgiyle bırak ve kendi eşsiz melodini çalmaya devam et. Sen zaten bu halinle çok güzelsin.
Gamze Arslan
Yaşam ve Farkındalık Koçu
(Benden bana,Bizden size gelsin)

























































Yorum Yazın