Reklamı Geç
Atlı spor Kulübü Yusuf Yener
Enerjisa Medyatek
Güneş Güzellik
Diva Otel
Hatay
BIST12.936
DOLAR44.6038
EURO51.4927
ALTIN6684.8
BTC/USD69168.721
Sucan

Sucan

Mail: [email protected]

VİCDAN MİRAS KALMAZ ...

 

 VİCDAN MİRAS KALMAZ ...

   

Bugün insanlıktan çıkıp sonu bekleyenler için yazıyorum. 

Kapısı çalınmayanlar için.

 “Senin annen, sen bak” denilenler için. “O senin baban, ben geçen ay baktım” diye gün sayılanlar için.

 

Bir ömür sırtında taşıdılar. 

Ev yaptılar, tarla aldılar, bilezik bozdular okuttular. 

Hasta oldular, belli etmediler. Borçlandılar, çocuk duymasın dediler. Sonra yaşlandılar. 

Güçleri gitti, sözleri geçti sayılmaya başladı.

 

Önce laf arasında başladı. 

“Anne çok unutuyor artık.” “Baba tek başına yapamaz.” Sonra kardeşler oturdu masaya. Masada anne yoktu, baba yoktu. Konu onlardı ama onlar yoktu. “Senin evin müsait, sen al.” “Benim işim var, sen bakacaksın.” Anneden babadan bahsetmiyorlar da, eşyadan bahseder gibi konuştular.

 

Sonra miras kavgası girdi araya. Tapu kimin üstüne? Tarla kaça bölünecek? Ev satılsın mı? Hasta yatağındaki adamın daha nefesi var, ama mirası paylaşıldı bile. Annenin bilezikleri sayıldı, babanın emekli maaşı hesaplandı. “Sen çok yedin zaten” dendi. “Hakkımı helal etmem” dendi. Helallik, adam ölmeden istendi.

 

Evleri ellerinden alındı bazılarının. “Biz bakalım sana, imza at, uğraşma” dediler. İmza attı. Ertesi gün eşyaları kapının önüne kondu. “Huzurevi daha iyi bakılırsın” dendi. Huzurevi de olmadı, köydeki eski eve tek başına bırakıldı. Sobayı kendi yaksın, yemeği kendi yapsın. Yapamadı.

 

Hastalanınca yük oldu. Altı bağlanacak dendi, yüz ekşidi. Doktor parası lazım oldu, “Kimin sırası” kavgası çıktı. Biri getirdi, ötekinin kapısına bıraktı. “Benim çocuklar rahatsız oluyor” dedi. Öteki aldı, bir hafta sonra kardeşini aradı: “Al artık, ben bakam.”

 

Bayram geldi. Torunlar el öpmeye gelmedi, mal paylaşımı bozulur diye. Kandil geçti, telefon çalmadı, eski defterler açılır diye. Cenazede buluştular ama. En önde ağladılar. En çok onlar yandı. Tapu dairesine gitmeden önce.

 

Bugün insanlıktan çıkıp sonu bekleyenler, en çok insan kalanlardı. Verdiler, istemediler. Yaptılar, başa kakmadılar. Şimdi bir koltukta oturup duvarı seyrediyorlar. Duvar konuşmuyor. Kapı çalmıyor. Çocuklar gelmiyor.

 

Ama bu yazı “onlar” için değil. Bu yazı biz. Yarın biz olacağız. Bugün annemizi kardeşimize itelersek, yarın bizi de çocuklarımız birbirine iteler. Bugün babamızın maaşını sayarsak, yarın bizim üç kuruşun hesabını yaparlar. Bugün miras için kapı çalarsak, yarın kapımız çalınmaz.

 

İnsanlıktan çıkmak, yaşlının kaderi değil. İnsanlıktan çıkmak, evladın tercihi. Sonu bekleyen onlar değil. Sonu hazırlayan biziz.

 

Bir anne, evlat doğururken huzurevi hayali kurmadı. Bir baba, oğlunu okuturken “bir gün atar mı” diye düşünmedi. Biz bozduk sırayı. Önce saygıyı öldürdük, sonra sevgiyi, sonra insanlığı.

 

Bugün bir el tut. Sıra deme. Hesap yapma. “Senin annen” deme. “Bizim annemiz” de. Miras konuşulacaksa, önce vefa paylaşılsın. Ev bölünecekse, önce vicdan bölünmesin.

 

Çünkü sonu bekleyen bir anne varsa, o son hepimizin sonu. Utanarak biter, ağlayarak değil. Toprağa verdiğin ana babanın ardından döktüğün gözyaşı, sağlığında tutmadığın elin hesabını silmez. Musalla taşında “hakkınızı helal edin” demek kolay. Zor olan, hayattayken helallik almaktı. 

 

Unutma, yaşlılık bulaşıcı değildir ama. İnsafsızlık bulaşıcıdır. Bugün senin yaptığını yarın senin evladın yapar. Sıra sana gelir. Kapın çalınmaz. Telefonun susar. Ve anlarsın. O zaman çok geç olur.

 

Vicdan, miras kalmaz. Ya vardır, ya yoktur.

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Atlı spor Kulübü Yusuf Yener