Reklamı Geç
Lufian
MEK Spor
Güneylerr
Efsane Midye
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: muallimosman01@hotmail.com

KURBAN İBADETİ VE FAZİLETİ

KURBAN İBADETİ VE FAZİLETİ

 

Kurban ibadeti; Hz.Âdem aleyhisselamdan bu yana devam edegelen bir ibadettir. Bilindiği üzere ilk Kurban, Hz.Adem'in iki oğlunun Kurbanıdır. Yüce Allah, Kur’anda bunu bize şöyle haber verir: "Ya Muhammed! onlara Ademin iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat. İkisi de birer Kurban sunmuşlardı da birininki (Hâbil) kabul edilmişti, diğerinin ki ise (Kâbil) kabul edilmemişti." (Maide -27) Hz.İbrahim aleyhisselam da bir çocuğu olursa onu Allah'a Kurban edeceğine dair Rabbine söz vermişti de oğlu olmasına rağmen, zamanla bu sözünü unutmuştu. Bir gün rüyasında bu sözü kendisine hatırlatılınca hiç tereddüt etmeden oğlu İsmail'i Allah'a Kurban etmek için gereğini yaptı. Cenâbı Allah, Hz.İbrahim'in sözünde sâdık olduğunu gördü ve ismâil’in yerine Kurban edilmek üzere ona büyük bir Kurbanlık gönderdi ve Hz.İbrahim oğlu İsmâil’in yerine o koçu Kurban etti. Yüce Allah, Kur’anda bunu şöyle bildirir; "Ey İbrahim! Gerçekten rüyana sadakat gösterdin. Şüphe yok ki biz iyi işler yapanı böyle mükafatlandırırız. Muhakkak ki bu açık bir imtihandı. Biz ona (oğluna karşılık) fidye olarak büyük bir Kurbanlık verdik." (Saffat -105-107)

İslam dininde Kurban ibadeti; Hicretin ikinci senesinde emredilen bir ibadettir. Yüce Allah, Kur’anda şöyle buyurur: "Ey Rasulüm! Biz sana Kevseri verdik. O halde namaz kıl ve Kurban kes." (Kevser 1-2) Peygamberimiz, hicretin ikinci senesinden itibaren, vefat edinceye kadar hem Kurban Bayramı namazını kılmış ve hem de kurbanını aksatmadan kesmiştir. Peygamberimiz Kurban kesmeye gücü yettiği halde, Kurban kesmeyenleri cimrilerin en kötüsü olarak vasıflandırmış ve şöyle buyurmuştur: "Cimrilerin en kötüsü, Kurban kesmeye gücü yettiği halde Kurban kesmeyendir." Bazı fıkıh âlimleri Kevser sûresini delil gösterilerek; “Allah Kurban kesmeyi Peygamberimize emrettiği için Ona farz, diğer müminlere sünnettir.” Demişlerdir. Şâfî, Mâlikî ve Hambelî mezhebine göre de sünnettir. Hanefî mezhebine göre ise gücü yeten her mükellef müslümanın Kurban kesmesi vâciptir. Gücü yetmekten maksat ise; hür bir iradeye sahip olmak, zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak geliri dışında 85 gram altın veya o değerde bir paraya sahip olmaktır. Bazı fıkıh alimlerine göre bir ailede bir kurban kesilmesi yeterlidir. Ama bugün pek çok mükellef müslüman durumu iyi ise borcu yok ise ve geçimi dışında Kurbanlık hayvan alacak kadar parası varsa, Rabbine bir şükür ifadesi olarak Kurban kesmektedir. Kurban feyizli bir ibadettir. Kurban; Allah için yapılan bir fedâkarlıktır. Allah'ın vermiş olduğu nimetler için yapılan bir şükür ibadetidir. Müslümanın, Allah rızası için canını, malını ve servetini tereddütsüz sarf edebileceğinin bir göstergesidir.

Kurban sayesinde insan; öncelikle Allah’ın emrini yerine getirmiş olduğu için Allahın sevgisini, rızasını ve mükafatını kazanmış olur. Kurban kesen insan; kurbanın etinden kendisinin, çoluk çocuğunun yemesiyle, insanlara ikram etmesiyle, pay olarak dağıtmasıyla Allahın verdiği nimetleri Allah rızası için yakınlarıyla, komşularıyla, fakir ve yoksullarla ve diğer insanlarla paylaşabilmenin hazzını ve feyzini yaşar. Bu sayede Allahın sevgisini, rızasını ve hoşnutluğunu ve mükafatını kazınır. Yoksa Yüce Allah’ın ete ve Kurbana ihtiyacı yoktur. Allah bu ibadeti yukardaki faziletler için kullarına emretmiştir. Bu konuda Yüce Allah Kur’anda şöyle buyurur: “Elbette onların ne etleri ve ne de kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır. Böylece Allah onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiği için Allah’ı büyük tanıyasınız. Sen iyilik edenleri müjdele.” (Hac -37)

İnsanlar, ihtiyaçları için her gün binlerce hayvan keserler, ama bu hayvanların etini sadece maddi imkanları yerinde olanlar yer. Halbuki Kurban Bayramında kesilen Kurbanların etinden; başta Kurbanın sahibi olmak üzere, ev halkı, misafirler, komşular, fakirler ve yoksullar da yer. Belki bir yıl boyunca evine et alamayanlar, Kurban sayesinde birkaç gün et yeme imkanı bulurlar. Bundan dolayı Kurban, Allah için yapılan bir ibadet olmanın yanında, İman kardeşliğini ve Sosyal Yardımlaşmayı güçlendiren ve feyizlendiren bereketli bir ibadettir. Onun içindir ki, Kurbanı ikamet mahallinde kesmek daha sevap ve daha faziletlidir. Öncelikle yakındaki muhtaçları, fakirleri ve yoksulları gözetmek gerekir. Allahın emri böyledir. Peygamberimiz de böyle yapardı. Son yıllarda müslümanların işin kolaycılığına kaçarak moda haline gelen “Vekalet Kurbanı” na yönelmesi kurban parasını bir yerlere göndermesi pek de Allahın emrine ve peygamberimizin sünnetine uygun değildir. Esas olan Kurbanı ve Kurban bayramını ikamet mahallinde fiilen ve imanen yaşamaktır. İslam dininde Kurban, sadece koyun, keçi, sığır ve deve cinsi hayvandan kesilebilir. Bunların dışındaki hayvanlardan Kurban olmaz. Bir koyun veya keçi ancak bir kişi tarafından Kurban edilebilir. Sığır, manda ve deve ise bir kişi tarafından Kurban edilebileceği gibi hayvanın büyüklüğüne göre birden yedi kişiye kadar ortaklaşa Kurban edilebilir. Kesilen Kurbanın etinden sahibi yediği gibi ev halkına, misafirlerine komşularına ikram eder, bir bölümünü de fakir ve yoksullara pay olarak dağıtır. Kesilen Kurbanın her azası için sahibine sevap ve mükafat vardır. Bakınız bu konuda peygamberimiz ne buyuruyor: " Size müjdeler olsun! Kesilen Kurbanın derisindeki tüylerin sayısı kadar size sevap vardır. Kanının her damlası için mükafat vardır. Yarın Ahirette o sizin tarafınıza (sevap olarak) konur..” Kurban Bayramında kesilmesi gereken Kurbanlar; Kurban Bayramının ilk üç gününde kesilir. Kurbanınız makbul, Bayramınız mübarek, ömrünüz feyizli ve bereketli olsun!.. (muallimosman)

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar