Reklamı Geç
Diyor Pastanesi Umut Vural
Doğru Taşımacılık Şaban Doğru
Kozsan Gıda Mustafa Sancak
Diva Otel
Hatay
BIST10.899
DOLAR42.5088
EURO49.3718
ALTIN5763.5
BTC/USD90810.965
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

İLİM RÜTBESİ RÜTBELERİN EN ÜSTÜNÜDÜR

 

İLİM RÜTBESİ RÜTBELERİN EN ÜSTÜNÜDÜR

 

(Hz.Muhammed)

 

İnsanlar bu dünyada güç ve itibar sahibi olmak için bir takım makam, rütbe ve ünvanlar ihdas ederler ve onlarla güç ve itibar elde ederler.

Hatta o makam ve rütbeleri elde etmek için birbirleriyle kıyasıya mücadele ederler, birbirlerine hile ve haksızlık yaparlar, hatta savaşlar yaparlar. Halbuki, o rütbelerin pekçoğu dünya menfaatini ve dünya eğlencesini kapsayan geçici dünyevi rütbe ve ünvanlardır. Rabbimizin kitabında öğütlediği ve tanımladığı rütbeler ise daha güzel ve daha feyizli ve daha itibarlı rütbelerdir. Onların hem dünyevi hem de uhrevi faydaları, değerleri ve dereceleri vardır. İşte o rütbelerden biri de “İlim”dir.. Ve ilim rütbesi; tüm rütbelerin baş tacıdır, en üstünüdür. Çünkü, tüm doğruların, hakikatlerin, iyiliklerin, güzelliklerin, adaletin merhametin temelinde “İlim” vardır. Allaha imanın temelinde de ilim var. Medeniyetin temelinde de ilim var. İnsanın ilmi arttıkça imanı ve insanlığı da artar, fazileti ve itibarı da artar. Zira ilim; hidayetin ve medeniyetin kapısı, sevgi ve barışın, huzurun ve mutluluğun anahtarıdır. Pekî ilim nedir? İlim: insanı cehaletten, kötülerden ve kötülüklerden koruyan, insanı Hak ve hakikate, iyiye ve doğruya, hidayete ve saadete yönlendiren, iyileri ve doğruları öğütleyen her türlü bilgidir. Ve Peygamberimiz bir hadisinde: “İlim rütbesi; rütbelerin en üstünüdür.” buyurduğu gibi ilim rütsesi; rütbelerin en üstünüdür. Ve Rabbimiz Allah Kur’anda: “Muhakkak Allah, iman edenlerle kendisine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Mücadele-11) buyurduğu gibi Allah, ilim ve iman sahibi olanların derecesini kat kat yükselteceğini müjdeler.

İlim; bir taraftan insanın dünya hayatını güzelleştirirken diğer taraftan insanın ruh ve mânâ âlemini aydınlatarak onu olgunlaştırır, kemâle erdirir ve mükemmel bir kişiliğe ulaştırır, hikmet ve fazilet sahibi yapar. Allaha iyi bir kul, insanlara iyi ve güzel bir dost olmayı öğretir. Ve bu güzel meziyetler o kişiyi üstün bir dereceye ve ulvî bir şerefe ulaştırır. Ve bu nedenle sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam bir hadisinde şöyle buyurur: “Dünayı isteyen ilme sarılsın, âhireti isteyen ilme sarılsın, her ikisini isteyen yine ilme sarılsın.” Mal ve servet; insanı korur, ilim ise; hem insanı korur, hem de onun şeref ve haysiyetini, servetini ve malını korur. En önemlisi de Allaha olan imanını, kulluğunu ve insanlığını korur! İnsan, hayatta sahip olduğu pekçok şeyini kaybetse bile sahip olduğu akıl ve ilim sayesinde kaybettiklerinin hepsini geri elde edebilir. Ama ilmini kaybeden çok şey kaybeder! Şunu da biliniz ki, çok şey bilmek ilim sahibi olmak değildir. Bu bakımdan insanın çok şey bilmesi onun ilim sahibi olduğunu göstermez. İnsanın ilim sahibi olduğu o kişinin faziletiyle, karakteriyle ölçülür. İblis de çok şey biliyordu ama ilmin sahibi değildi. Bunu nerden anlıyoruz? Allaha isyanından ve inkarından. Bir insan kendini ve ilmini ne kadar överse övsün, ne kadar itibar görürse görsün Namık Kemal’in de; “Âyinesi iştir kişinin, lafa bıkılmaz” dediği gibi onun ilim sahibi olup olmadığı edep ve hayasından, söz ve davranışlarının güzelliğinden veya çirkinliğinden hemen belli olur. Bu nedenle Rabbimiz Allah Kur’anda bizleri şöyle uyarır: “Deki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer-9) Milli Şâirimiz M.Âkifin ifadesiyle; Elbette bir olmaz! Çünkü, biri insan diğeri hayvan!.. İlim sahibi olanlar; iyilikte ve güzellikte, sevgide ve saygıda, edeb ve hayâda, merhamet ve cömertlikte salih amelde ve fazilette insanlıkta ve medenîlikte dâima örnek ve önder insanlardır. En zâlim ve en hayasız insanlar ise; ilimden yoksun olan ve Allahtan korkmayan ve kuldan utanmayan cahil insanlardır. Bu nedenle Rabbimiz Allah, bilgisizliği ve cehâleti kınarken, okumayı ve ilim sahibi olmayı emreder, öğütler ve ilim sahiplerini mükafatla müjdeler. (Mücadele-11) Bu nedenle dinimiz islam; bir saatlik ilim tahsilini bir gecelik nâfile ibadetten efdal görür. Bu nedenle muttakî mü’minler, âlimler ve ârifler duâlarında Kur’an öğretisiyle hep şöyle duâ ederler: “Rabbim! Zihnimi açık tut, ilmimi artır ve beni sâlihlerden kıl!” Bizlerin duâlarından biri de bu olmalı! Çünkü, Hak ve hakikati, Allaha imanı ve kulluğu, doğruluğu, dürstlüğü, merhameti, iyiliği, şefkati, dostluğu ve kardeşliği, sevgiyi ve tevâzuyu ve daha nice güzellikleri hep ilimle öğreniriz. İnsanın ilmi arttıkça imanı feyizlenir ve davranışları güzelleşir. Zira ilim; Allaha giden yolun ışığı, kulluğun gıdası, edep ve ahlakın pusulası, faziletin ve hidayetin sermayesidir. Bu nedenle ilim rütbesi, rütbelerin en üstünüdür. Yazımızı peygamberimizin şu öğüdüyle noktalayalım. “Ya öğrenen olun! Ya öğreten! Ya da bu ikisini sevenlerden olun! Sakın dördüncüsü (cahillerden) olmayın!

Yoksa helak olursunuz!” İmanınz ve ilminiz feyizli ve faydalı, ameliniz sâlih, ömrünüz sağlıklı, huzurlu ve bereketli olsun!

(muallimosman)

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Diva Otel