KUŞAKLAR ARASI UÇURUM DERİNLEŞİYOR MU?
Günümüzde büyük küçüğünü, küçük de büyüğünü bilmiyor.
Zamanımızın en büyük handikaplarından biri bu olsa gerek. Büyükler ve küçükler arasındaki o ince sevgi-saygı çizgisi yok olmuş gibi. Maalesef küçükler büyüklere, büyükler de küçüklere acımaz olmuş. İnsanlık kötüye mi gidiyor?
Örneğin evvelden toplu taşımada büyüklere yer verilirdi çoğunlukta. Verilmediği taktirde ayıplanırdı bu durum. Şimdilerde küçükler oturmakta büyükler bakmakta. Ve de hiç kimse ses çıkarmamakta buna. Belki de kendi çocuklarına da aynısını öğütlemekteler onlar. Herkes ortamı kanıksamış.
Şimdiki nesil gerçekten farklı. Önceleri bizim gençliğimizde de asilik vardı. Asiydik belki kurallar bizi sıkardı. Fakat bu kuşakta bir başkalık var sanki onlarla aramızda bir kopukluk mevcut. Kuşak farklı gerçeklere ayrı tarzlara ve çokça aykırılıklara sahip.
Farklar en başta inançlarımız ile kendini göstermekte. Kendi parçamız olan neslin önemli bir kısmı uç inanışları benimsemekte. Deizm ve agnostisizm gibi modern(!) inançlar onları cezbediyor. Cinsel yönelimlerinde de tuhaflık olanlar çok. Kendileri bizimkilerden çok daha öte arayış içindeler. Belki de kafaları karışık. Belki de onları yönlendiren başka unsurlar var.
Bizler bu devrin orta yaştakileri olarak yeni neslin ilk dalgasıyla çalışma hayatında buluştuk bile. Çalışma hayatının disiplininden kaynaklansa gerek büyük sorunlarla karşılaşmadık. Ancak dışarıda durum daha farklı görünüyor. Toplumsal bozulmalar almış başını gitmekte. İnsanlar arası çözünme fazlalaşmış.
Aslında bu kuşak belirsizliklerin, pandeminin ve krizlerin kuşağı. Nesil bir türlü gözünü açamadı sorunlardan. Mutlu oldukları izlenimi de vermiyorlar. Çok da iyi bir dünya bırakılmıyor onlara. Büyüklerine olan hitaplarında bile bir tuhaflık var. Mesela dayı kelimesini çok kullanıyorlar ve niyetleri yarı dalga geçme yarı da aradaki mesafenin altını çizme gayesiyle olmalı.
Bir de onlar hakkında kendisinden önceki kuşaktan daha az zeki ilk kuşak oldukları iddiası var. Bu tespit gerçekten düşündürücü. Bilimselliği tartışılabilir ama bu süreçte üretilen en aykırı görüşlerden. Galiba onları bu hale biz getirdik. Ana babalığımızı başkalarına devrettik. Bir bakıma teknolojinin esiri oldular. Onların asıl velisi sanal dünya muhtemelen.
Eyvah bize ki tedbirli davranamadık!

























































Yorum Yazın