Reklamı Geç
HM yapı İnşaat Mustafa Karadeniz
Diva Otel
Güneş Güzellik
Modelin Mobilya Ercan Güzel
Hatay
BIST13.744
DOLAR46.2686
EURO53.5186
ALTIN6214.0
BTC/USD63305.455
Ali CEREN

Ali CEREN

Mail: [email protected]

Hatay NATO Zirvesi’nin Mutfağına Neden Giremedi?

Hatay NATO Zirvesi’nin Mutfağına Neden Giremedi?

Ali CEREN yazdı..

Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi, yalnızca diplomasi açısından değil, Türkiye'nin kültürel ve gastronomik zenginliğinin dünyaya tanıtılması bakımından da tarihi bir fırsattı. Dünyanın en güçlü ülkelerinin liderleri aynı masada buluşurken, Türkiye de mutfağını uluslararası vitrine çıkardı. Ancak o sofralarda dikkat çeken büyük bir eksiklik vardı: Hatay.
Evet, masada Türkiye'nin dört bir yanından seçilmiş lezzetler vardı.
Hizan Karakovan Balı, Maraş Dondurması, Tokat Yaprağı, Urla Sakız Enginarı, Ezine Peyniri, İzmir Tulumu, Kars Gravyeri, Antep usulü kuru dolma ve nakış dolma, Antalya hibeşi, Anadolu aşı, Ezogelin çorbası, Uşak tarhanası, keşkek, İzmir köfte, tantuni, kıymalı pide…
Peki ya Hatay?
Sadece Hatay Kırma Zeytini…
UNESCO Gastronomi Şehri unvanına sahip, yüzlerce yıllık mutfak kültürüyle dünyanın sayılı gastronomi merkezlerinden biri kabul edilen Hatay'ın; künefesi, tepsi kebabı, kağıt kebabı, oruğu, humusu, zahteri, biberli ekmeği, kaytaz böreği, sürkü, küflü sürkü, tuzlu yoğurdu ve daha onlarca eşsiz lezzeti neden o sofralarda yer bulamadı?
İşte asıl sorgulanması gereken konu budur.
Bu organizasyon başka bir ülkede yapılmadı.
Türkiye'nin ev sahipliğinde, Ankara'da gerçekleştirildi.
Dünyanın gözü Türkiye'nin üzerindeydi.
Peki Türkiye'nin gastronomi başkentlerinden biri olan Hatay neden kendi ülkesinin ev sahipliği yaptığı bu dev organizasyonda hak ettiği şekilde temsil edilmedi?
Daha da önemlisi…
Hataylı ustalar neden o mutfakta yoktu?
Bugün Hatay, Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilleri konusunda Türkiye'nin en hızlı yükselen şehirlerinden biri.
Hatay Künefesi, Hatay Kaytaz Böreği, Hatay Sürk Peyniri, Antakya Küflü Sürkü derken yeni tesciller de yolda.
Avrupa Hatay mutfağını tescillerken, Türkiye'nin en önemli uluslararası organizasyonlarından birinde Hatay'ın yalnızca kırma zeytinle temsil edilmesi gerçekten düşündürücüdür.
Bu sadece bir yemek meselesi değildir.
Bu bir temsiliyet meselesidir.
Bu bir tanıtım meselesidir.
Bu, Hatay'ın hak ettiği değeri görüp görmediğinin göstergesidir.
Depremin ardından ayağa kalkmaya çalışan Hatay'ın en güçlü markalarından biri mutfağıdır. Sanayisini yeniden kurabilirsiniz, yollarını yeniden yapabilirsiniz, binalarını yeniden inşa edebilirsiniz. Ama Hatay'ın yüzyılların birikimiyle oluşmuş mutfak kültürü zaten hazır bir dünya markasıdır.
İşte tam da bu nedenle NATO Zirvesi gibi organizasyonlar Hatay için eşsiz fırsatlardır.
Ne yazık ki bu fırsat değerlendirilememiştir.
Şimdi herkesin sorması gereken soru şudur:
Bu tablonun sorumlusu kim?
Hatay mutfağını ulusal ve uluslararası platformlarda temsil etmekle görevli kurumlar mı?
Gastronomi dernekleri mi?
Yerel yöneticiler mi?
Turizm paydaşları mı?
Yoksa Hatay'ın mutfağını doğru platformlara taşıyacak organizasyonları oluşturamayanlar mı?
Yıllardır "UNESCO Gastronomi Kenti" unvanıyla övünüyoruz.
Her yıl gastronomi festivalleri düzenliyoruz.
Paneller yapıyoruz.
Lezzet günleri organize ediyoruz.
Fuar fuar geziyoruz.
Sosyal medyada binlerce paylaşım yapıyoruz.
Peki sonuç nerede?
Dünyanın en önemli diplomasi organizasyonlarından biri Türkiye'de yapılıyor.
Onlarca devlet başkanı aynı sofraya oturuyor.
Ve Hatay mutfağı o sofrada neredeyse hiç yok.
O halde şu soruyu sormak herkesin hakkıdır:
Biz gerçekten Hatay mutfağını tanıtıyor muyuz, yoksa sadece gastronomi günleri düzenleyerek kendi kendimizi mi alkışlıyoruz?
Festival yapmak elbette önemlidir.
Ancak asıl başarı; dünyanın izlediği sofralarda yer alabilmektir.
Hatay'ın tanıtımı yalnızca şehir içinde düzenlenen etkinliklerle olmaz.
Gerçek tanıtım, uluslararası organizasyonlarda görünür olabilmektir.
Hatay'ın lezzetlerini dünyaya taşıdığımızı söylüyoruz.
Peki dünyanın gözünün çevrildiği organizasyonlarda neden görünmüyoruz?
Neden bir künefe ustası NATO mutfağında değildi?
Neden bir kaytaz böreği ustası o sofraya davet edilmedi?
Neden tepsi kebabı, humus, biberli ekmek ya da kağıt kebabı dünyanın liderlerine sunulmadı?
Bu sorular cevapsız bırakılmamalıdır.
Çünkü tanıtım; afiş bastırmakla, festival yapmakla, birkaç gün süren etkinliklerle olmaz.
Tanıtım; dünyanın en prestijli sofralarında yer alabilmektir.
Bugün NATO Zirvesi'nde yer alamayan bir mutfak için yarın "Dünya bizi tanımıyor." diye yakınmanın da hiçbir anlamı kalmaz.
Hatay mutfağı geri planda bırakılacak kadar sıradan değildir.
Tam tersine, Türkiye'nin dünyaya gururla sunabileceği en güçlü gastronomi markalarından biridir.
Sorun mutfakta değildir.
Sorun, Hatay mutfağını hak ettiği yere taşıyamayan temsil anlayışındadır.
Artık ilgili kurumların, gastronomi temsilcilerinin, meslek odalarının, turizm paydaşlarının ve karar vericilerin bu tabloyu ciddiyetle değerlendirmesi gerekiyor.
Çünkü Hatay artık mazeret değil, sonuç görmek istiyor.
Hatay'ın mutfağı yalnızca gastronomi festivallerinin afişlerinde değil, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı en prestijli uluslararası organizasyonların başköşesinde yer almalıdır.
Bunu sağlayamayanlar da çıkıp kamuoyuna şu sorunun cevabını vermelidir:
Hatay'ın eşsiz mutfağı NATO Zirvesi'nin sofrasına neden giremedi?
Kalın SAĞ’lıcakla…

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Avula Hikmet Hatunoğlu