Reklamı Geç
Vadi
Edem
Lufian
Rıcco Junıors
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

RİYA ve GÖSTERİŞTEN UZAK DURUN ÇÜNKÜ ALLAH RİYAYI SEVMEZ

RİYA ve GÖSTERİŞTEN UZAK DURUN

ÇÜNKÜ ALLAH RİYAYI SEVMEZ

 

Riya; insanın ibadet ve amelinde, söz ve davranışlarında Allahın rızasını değil de insanların övgüsünü, iltifatını ve bir takım dünyevi menfaatleri elde etmeyi amaçlamasıdır. İnsanlar arasında nüfuz elde etmeyi, mal, mülk, makam, mevki, şan ve şöhret elde etmeyi amaçlamasıdır. Kendisini insanlar arasında daha dindar, daha hayırsever göstermeyi arzusulamasıdır. Bu ise Allahın hoş görmediği ve razı olmadığı bir kulluktur. Şunu iyi bilmeliyiz ki, Riya ve gösterişle yapılan ibadetler, hayırlar, duâlar ve iyilikler insana belki dünyevi bir takım geçici kazançlar sağlayabilir ama biliniz ki, böyle ibadet, duâ ve iyilikerin Allah katında bir değeri, sevabı ve mükafatı olmaz. Çünkü onda Allah rızası yoktur. Onda dünya menfaati ve dünya şöhreti arzusu vardır. İbadet ve amellerine riya karıştıranlar, yarın ahirette Allah’ın huzuruna çıktıklarında mükafat olarak bir karşılık alamazlar. O günde onlara şöyle denir;: “Sen dünyada kimin için ibadet yaptınsa git karşılığını ondan al.” Bakınız Yüce Allah Kur’anda ne buyurur: “ Ey iman edenler! malını insanlara gösteriş için sarfeden kimseler gibi iyiliklerinizi başa kakmayın ve gösteriş ile boşa çıkarmayın. Onlar Allah’a ve âhiret gününe inanmayan kimselerdir. Onların durumu; üzeri az bir toprakla örtülü kaya gibidir, sağanak bir yağmur yağdığı zaman kayanın üzerindeki toprak akıp gider ve çıplak bir kaya kalır. Onlar da o yaptıklarından hiçbir hayır elde edemezler. ” (Bakara-264) Peygamberimiz de riya ile ilgili olarak bir hadisinde şöyle buyurur: “Nice oruç tutanlar var ki, onların aç kalmaktan başka bir kazançları yoktur. Ve nice namaz kılanlar var ki, yorgunluktan ve zahmetten başka namazından elde ettiği bir şey yoktur.” Riya’nın bir olumsuzluğu da insanı şirke götürmesidir. İbadet ve hayırlarına Riya ve gösteriş karıştıran insan; zenginliği ve servetiyle yaptığı iyilik ve yardımlarıyla kendisini diğer insanlardan üstün ve büyük görürü ki, bu da kendisini hâşa Allah gibi güçlü görmesine neden olur ki, işte bu şirktir..Bu konuda peygamberimiz bizleri şöyle uyarır: Riyadan sakının! Çünkü riya küçük şirktir.”

Bazı kimseler, bilerek veya bilmeyerek Allah’ın lütuf ve rahmet kapısını terk ederek başka kapılara yönelip oralardan medet ve lütuf beklerler. İbadet ve amellerini de onlara yaranacak şekilde riya ve gösteriş içinde yaparlar. O kimseler, bu davranışlarının kendilerini şirke ve hatta küfre götürdüğünü bilmelidirler. Çünkü, Allah’ın yardımı ve dilemesi olmadan şu evrende hiçbir şeyin olması mümkün değildir. İnsan ibadet, duâ ve iyiliklerinde, söz ve davarınışlarında riyaya ve gösterişe gitmekle Allah’a güvenmediğini ve O’na bir takım yardımcıları ortak kıldığını göstermiş olur ki, işte bu çok kötü bir davranıştır. Allah ise kullarının kendisinden başkasını Rab edinmelerini yani Allaha şirk ve ortak koşulmasını affetmez ve bağışlamaz. Allah onları cennetine koymaz. Bakınız yüce Allah Kur’anda ne buyurur: “Kim ahiret kazancını isterse, onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancını isterse, ona dünyadan istediğini veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz.” (Şûra-20)

Bu nedenledir ki, Müslüman ibadet, duâ ve iyiliklerini teşhir ederek, gösteriş yaaparak, reklam ederek veya birilerine yaranmak için yapmamalıdır. Riya ve gösterişten uzak durmalıdır. Hani derler ya; “Sağ elin verdiğini sol el görmemeli” işte öyle!.. Mümin, sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın: “İbadetlerinize riya karıştırmayınız ki, ibadetleriniz boşa gitmesin.” İkazını iyi tefekkür etmeli ve iyi anlamalıdır. Hz. Ömer buyurmuştur ki; “Namazlarınızı kılarken kapınızı-perdenizi örtün ki, Namazınıza riya karışmasın!” Günümüzde müslümanlar bu hatayı çok yapıyorlar, yaptıkları ibadet, duâ ve amellerine riya ve gösterişi ve reklamı çok karıştırıyorlar, bu konuda adetâ birbiriyle yarışıyorlar!. Bunu da en çok Face book sayfalarında yapıyorlar. Aman dikkat!.... Bizler her gün namazımızda ve duâlarımızda okuduğumuz Fâtiha sûresinin “Ey Allah’ım! Ancak sana ibadet eder ve ancak senden isteriz.” âyetine tüm kalbimizle ve azalarımızla uymalıyız. Ve her zaman kalbimizde Rabbimizin şu öğüdünü taşımalıyız ve ona göre hareket etmeliyiz: “Şüphesiz ki, benim namazım da, ibadetlerimde, hayatım da, ölümüm de âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” (Enam-162) İbadetimizi. İyiliklerimizi ve sâlih amellerimizi yalnız O’nun rızası için, riyadan ve gösterişten uzak, ihlaslı bir şekilde samimiyet içinde yapmalıyız. (muallimosman)

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar