RÜZGÂRI SUÇLAMAK MI, YELKEN AÇMAK MI?
“Kötümser, rüzgârdan şikâyet eder; iyimser, dinmesini umar; lider ise yelken açar.”
John C. Maxwell
Hayat, her zaman istediğimiz yönde esen rüzgârlarla dolu değildir.
Bazen planlarımız bozulur, beklentilerimiz karşılık bulmaz, şartlar zorlaşır. Böyle zamanlarda insanların tavrı, karakterlerini ve hayata bakışlarını açıkça ortaya koyar.
Kimi rüzgârdan şikâyet eder. Sürekli engelleri, eksikleri ve olumsuzlukları konuşur. Kimi ise daha iyimser bir yaklaşımla rüzgârın dinmesini bekler.
Ancak ne şikâyet etmek rüzgârı durdurur ne de yalnızca beklemek insanı hedefe ulaştırır.
İşte lideri diğerlerinden ayıran nokta tam da burada ortaya çıkar.
Lider, şartların değişmesini beklemez. Mevcut şartları doğru analiz eder, imkânları görür ve harekete geçer. Rüzgârı engel olarak görmek yerine, onu yol almak için nasıl kullanabileceğini düşünür.
Çünkü gerçek liderlik; her şey yolundayken yönetmek değil, işler zorlaştığında yön gösterebilmektir.
Hayatta da iş dünyasında da başarı çoğu zaman şartların mükemmel olmasına bağlı değildir. Asıl fark değişen şartlara uyum sağlayabilmek ve karşılaşılan zorluklara rağmen çözüm üretebilmektir.
Hayat yolculuğunda hepimiz kendi hayatımızın lideriyiz ve
Bugün hepimizin önünde farklı rüzgârlar esiyor.
Soru şu:
Rüzgârdan şikâyet edenlerden mi, durmasını bekleyenlerden mi, yoksa yelken açıp yol alanlardan mı olacağız?
Yelken açıp yol alanlara selam olsun.
Eyvallah.























































Yorum Yazın