Reklamı Geç
Ekrem
Mevlüt Yanmaz Bungalov
Mehmet Akçay Petrol
Doğru Taşımacılık Şaban Doğru
Hatay
BIST12.936
DOLAR44.6038
EURO51.4927
ALTIN6684.8
BTC/USD69168.721
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

HER MİLLET KENDİ MİLLİ KÜLTÜR ve MEDENİYETİYLE YAŞAR

 

HER MİLLET KENDİ MİLLİ KÜLTÜR ve MEDENİYETİYLE YAŞAR

 

Yüce Allah Kur’anda: “Ey insanlar! Doğrusu biz, sizi, bir erkek ve bir dişiden yarattık.

Ve birbirinizle daha iyi tanışasınız diye sizi kabilelere ve kavimlere/milletlere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah herşeyi bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” (Hucurât-13) buyurduğu gibi Allah insanları kavimlere ve milletlere ayırmış ve her milletin kendine ait milli kültürü ve medeniyeti vardır. Ve her millet kendi kültür ve kendi medeniyetiyle yükselir veya alçalır, yaşar veya ölür. Bu nedenle bir millet için kültür ve medeniyet çok önemlidir. Peki, Kültür nedir? Medeniyet nedir? Kültür: Bir milletin tarihsel süreç içinde sahip olduğu ve kuşaktan kuşağa aktardığı o milleti yaşatan ve yücelten maddi ve manevi değerlerin tümüdür. Kültürel değerlerin hayata geçirilmesiyle oluşturulan sosyal hayata da “Medeniyet” denir. Bir milleti millet yapan, onu yaşatan ve yücelten (vatanı, bayrağı, dini, dili, tarihi, ahlakı, örf ve âdeti gibi ) değerlerin tümüne “Milli Kültür” denir. Bir milletin kendi kültürüyle oluşturduğu Medeniyete de “Milli Medeniyet” denir. Her ne kadar sosyal bilimciler; ”Kültür millî olabilir, ama medeniyet evrensel’dir.” deseler de yaşanan tarihi ve sosyal gerçekler bize göstermiştir ki, bu görüş pek doğru ve isabetli bir görüş değildir. Ancak, her milletin medeniyetinde; o milletin kendi milli kültürüyle örtüşen, diğer kültür ve medeniyetlerden de alıntılar olur. Zaten birçok kültür ve medeniyet değerleri evrenseldir. Bunların çoğu aklın, ahlakın ve ilmin ortak değerleridir. Mesela; cinayet ve tecavüz her toplumda ahlaksız bir davranıştır. İyilik ve yardım ise ahlaki bir davranıştır. Ve biliniz ki, kimin medeniyeti daha güzel ise, erdemli ise; o medeniyet insanlığa hayat ve huzur vermiştir. Şunu da unutmayalım. Bir milletin maddi yönden çok güçlü ve çok zengin olması, o milletin medeni olduğunu göstermez. Gerçek medeniyet; tüm insanlığa güven, huzur ve hayat veren, merhametli ve barışcıl bir medeniyettir. Bizim medeniyetimiz; Türk-İslam kültürünün senteziyle oluşmuş yüksek bir medeniyettir. İslâmın ahlak ve faziletini kendisine düstur edinen Türk milleti, sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerini; aklın ve ilmin süzgecinden geçirerek büyük bir medeniyete dönüştürmüş ve yıllarca bu medeniyetiyle dünyaya örnek olmuştur. Ancak, ne zaman ki, dünyanın eğlentili, görkemli, gösterişli ve çılgın dünya hayatını medeniyet sanmış ve kendi milli medeniyetinin ölçüsünü bozarak başka kültür ve medeniyetlerin şuursuzca taklitçisi olmaya başlamış. İşte o zaman Türk milleti, dünyaya örnek olan kendi öz kültür ve medeniyetinden yavaş yavaş uzaklaşmış ve başka kültürlerin ve başka vahşi medeniyetlerin taklitçisi ve hâmili olmuştur.

Bu yanlış gidişat toplumda onarılması imkansız pek çok dini, ahlakî ve kültürel tahribata ve yozlaşmaya neden olmuştur. Millet olarak bizim en büyük yanlışlarımızdan biri de şu olmuştur; Medeniyette daha iyiye ve daha ileriye gitmek için kendi kültürel değerlerimizi koruyarak, gelişen dünyanın ilim ve tekniğinden istifade ederek, daha mükemmel bir medeniyet inşâ etmek yerine, Nefse hoş gelen yabancıların bir çok hayasız ve süflî değerlerini, kapıtalist ve egoist yaşantılarını, âdetlerini, kültürlerini medeniyet zannederek onları şuursuzca taklit ederek yanlış bir hayatın içine dalmamız olmuştur. İlmî ve iktisadi gelişmelere bigâne kalışımız olmuştur. Bunun sonucu olarak da gelişen ve değişen çağa rağmen, millet olarak arzu ettiğimiz gerçek huzuru, gerçek refahı ve gerçek saadeti bir türlü bulamamışız ve inşâ edememişiz.

Şunu bilmeliyiz ki; medeni ve müreffeh bir millet olmak, başkalarının kültürünü ve medeniyetini taklit etmekle mümkün olmaz! Ancak, kendi kültürel değerlerimizi, aklın ve ilmin ölçüsünde doğru tutarak, neslimizi ve nesebimizi bozmadan inşâ edeceğimiz daha yüksek bir medeniyetle mümkün olur.. Bizim medeniyet anlayışımızda amaç; iyiyi, doğruyu, temizi, güzeli ve faydayı bularak, huzurlu, güvenli ve müreffeh bir medeniyet inşâ etmektir. İçerde ve dışarda herkese huzur ve güven veren, âdil, merhametli ve barışcıl bir medeniyet inşâ etmektir. Dünya ve ahiret saadetini birlikte elde edecek bir medeniyet inşâ etmektir. Bu da ancak aklın, ilmin ve kitabımız Kur’anın rehberliğinde millî kültürümüzle oluşturacağımız millî ve yüksek bir medeniyetle mümkün olur. Çünkü bir millet, ancak kendi tarihiyle, kendi inancıyla ve kendi kültürel değerleriyle oluşturacağı güzel bir medeniyetle ayakta kalır ve yaşar.. Aksi halde sonuç hüsran olur!.. Bu nedenledir ki; Bir millet, kendi milli kültür ve medeniyetiyle ya yaşar, ya da çöker ve ölür! Tarih bunun acı örnekleriyle doludur! Bu konuda Rabbimizin şu uyarısı bizlere ders olsun: “İnsanı önünden ve ardından onu takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu gözetlerler ve korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim/ millet durumunu bozmadıkça Allah onların durumunu değiştirmez. Allah bir kavme/millete azab diledi mi, artık o geri çevrilmez. Onların Allah’tan başka yardımcıları da olmaz.”

(Râd-1) Kültürümüz ve Medeniiyetimiz güzel, sağlıklı, güvenli, huzurlu ve feyizli olsun 2026

(muallimosman)

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
bahar home mehmet taze kırıkhan