Reklamı Geç
Yükseliş
Güneyler
zeno
Haas Taş Sanatları
Hatay
BIST13.879
DOLAR43.9626
EURO51.9917
ALTIN7338.7
BTC/USD67710.923
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

ORUCUN FAZİLETİ ve MAKBULİYETİ

 

ORUCUN FAZİLETİ ve MAKBULİYETİ

 

Rabbimiz Allahın biz müslüman kullarına farz kıldığı ibadetlerden biri de bir aylık Ramazan orucudur.

Orucun dünyevi ve uhrevi pek çok faydası vardır. Oruç; mü’minin bir yandan Allah’a karşı kulluk görevinin yerine getirilmesine ve Rabbimizin ecir ve mükafatını kazanmaya vesile olurken, bir yandan da insana pek çok güzel hasletler kazandırır. Oruç; insanın söz ve davranışlarında yemesinde içmesinde güzel değişimler meydana getirir, iyi ve güzel davranışlar kazandırır. İnsanı imanî, insanî ve ahlaki yönden olgunlaştırır, feyizlendirir, sahip olduğu nimetleri başkalarıyla paylaşmayı ve cömertliği öğretir. Sabrı ve şükrü öğretir. Ölçüyü ve tevazuyu öğretir. Böylece insanı Allahın sevdiği mütevazi, merhametli, cömert, sâlih ve muttaki bir müslüman haline getirir. Dünyası da âhireti de feyizli ve bereketli olur.

Ama bütün bu güzelliklerin elde edilebilmesi için tutulan oruçların makbul ve feyizli olması gerekir. Oruç ibadetinin makbul ve feyizli olabilmesi için de; Orucun sadece beden ile mide ile değil, bütün azalarla birlikte tutulması gerekir. Ancak bu şekilde tutulan oruçlar, Allah’ın emrine ve rızasına uygun olur. Ecir ve mükâfatı da o derece yüksek olur. Zira bazı insanlar vardır ki, mideleri ile oruçlu oldukları halde diğer azalarını günahtan, haramdan ve fenalıklardan uzak tutmadıkları için orucun feyiz ve bereketinden sevap ve mükafatından istenilen feyzi kzanamazlar. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurur: “Birçok oruç tutan vardır ki, tuttuğu oruçtan aç ve susuz kalmaktan başka bir nasibi olmaz.” Demek ki oruç tutmaktan maksat, sadece aç ve susuz kalmak değildir. Bununla beraber günahlardan ve kötülüklerden, haram ve fenalıklardan da uzak durmak gerekir. İyiliklere ve sâlih amellere yönelmek gerekir. Nefsi arındırmak gerekir.

Mümin Oruca öncelikle sağlam bir iman ve iyi bir niyetle başlamalı. Orucu sadece midesiyle değil , tüm azalarıyla tutmalı. Yani midesini yiyecek ve içeceklerden uzak tuttuğu gibi imanını, ahlakını ve insanlığını bozan; Gıybet, dedikodu, haset, kin, intikam, öfke, yalan, iftira, hakaret, eziyet.. gibi Allahın haram kıldığı, kötü duygu ve düşünceden, kötü söz ve davranışlardan kendini uzak tutmalı. Oruçlu insan, gözünü Allah’ın haram kıldığı şeylere bakmaktan ve onları dinlemekten de sakındırmalı. Örneğin; TV ekranlarında veya Bilgisayar ortamlarında yayınlanan küfürlü ve hayısız dizi ve eğlence programlarını izlemekten uzak durmalı. bunların yerine ibadet, duâ, tefekkür ve tesbihat gibi güzel ve feyizli davranışlarda bulunmalı. Oruçlu insan, kendisine günah kazandırmaktan başka bir işe yaramayan haram ve mekruh olan kötü sözleri dinlemekten de kaçınmalı. Gıybet edenleri, yalan konuşanları, dedikodu yapanları, edep ve âdaba muhalif küfürlü ve hayasız konuşmaları dinlememeli, onlara iştirak etmemeli. Kendisi de haram olan, islam ahlak ve âdabına uymayan, kötü ve çirkin sözleri konuşmamalı. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurur: “Allaha ve ahret gününe inanan kimse ya hayır söylesin ya da sussun.” Biiliniz ki, bazen susmak da bir ibadetidir. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurur: “Oruçlu iken biri size sataşırsa,. ‘Ben oruçluyum’ desin.” Ona sataşmayla karşılık vermesin!

Oruçlu insan, eğer orucun feyiz ve mükafatından hissedar olmak istiyorsa; tüm azalarını her türlü kötülüğü ve fenalığı işlemekten uzak tutmalı. Başkalarına zulmetmekten, haksızlık etmekten, kul hakkı yemekten tutun da kumar oynamak, kavga etmek... gibi her türlü kötü ve zararlı eylemi yapmaktan sakınmalı. Oruçlu insan; midesini iftarda ve sahurda haram yiyeceklerden, haram lokmadan, lüks yemekten, israftan korumalı. Rabbimiz şöyle buyurur:“Yiyiniz içiniz, fakat israf etmeyiniz. Zira Allah, israf edenleri sevmez.” (Âraf-31) Oruçlu insan; Yüce Allah’ın: “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a gerçekten kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların temizinden ve helalinden yiyin ve Allah’a şükredin.” (Bakara-172) İlahi emrine uymalı iftarda ve sahurda rızıkların temizinden ve helalinden yemeli.. Oruçlu insan, bazılarının yaptığı hataya düşerek Ramazan ayını eğlence ve panayır ayına çevirmemeli. Son yıllarda ‘Ramazan Geceleri” “Ramazan Eğlenceleri’ adı altında düzenlenen, Selatü Selam ve ilahilerin müzikal olarak okunduğu, çeşitli oyun ve eğlence gösterilerinin sunulduğu iftar ve eğlence proğramları sizi aldatmasın ve sizi oralara sürükleyerek sizi orucun manevi feyzinden ve sevabından uzaklaştırmasın!.. Biliniz ki, Ramazan ayı; iftarlarda bol çeşitli çok yemekler yemek, oyun, eğlence ve şenlik yapma ayı değildir! Bu ay; tefekkür, ibadet, tesbihat, istiğfar, duâ ve yakarış ayıdır, infak ve iyilik ayıdır. Hastaları, fakirleri, muhtaçları, yaşlıları ve kimsesizleri daha çok görüp gözetme ayıdır. Çocukları sevindirme, büyükleri hatırlama, onları ziyaret etme ve gönül alma ayıdır. Sade, mütevazi ve takvalı yaşamayı öğrenme ayıdır. Niyetiniz hâlis, orucunuz makbul, ameliniz sâlih, ömrünüz huzurlu, feyizli ve bereketli olsun, Peygamberimizin duâsııyla Ramazan ayınız eveli rahmet, ortası mağfiret sonu cehennem ateşinden kurtuluş olsun inşaallah!..

Cumanız mübarek olsun! 2026

(muallimosman)

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Güneyler