Reklamı Geç
istanbul oto gaz
326 Textil Çavuşoğlu
Samandağ Hastanesi
Massima Çavuşoğlu Mobilya
Mehmet Haşmet Kolağası

Mehmet Haşmet Kolağası

Mail: hasmetkolagasi@hotmail.com

FAİZ İNDİRİMİ SONUÇLARI VE 2023 HEDEFLERİNE ETKİLERİ

FAİZ İNDİRİMİ SONUÇLARI VE 2023 HEDEFLERİNE ETKİLERİ

Dünyada hiçbir alanda sürekli kaos yoktur, aynı zamanda ekonomide de sürekli kaos yoktur, her hamle bir sonraki safhada yeniden dengeye gelir. Her ne kadar ülke ve devletler bireyden daha uzun ömürlü olmasıyla zararları tolere edilebiliyor olsa da, bireyler açısından baktığımızda bu konudaki gelişmelerden bireyler muzdariptirler. Şikayetler de bireysel açıdan olmaktadır.

Devletlerin, gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmak ve bunun devamlılığını sağlama hedefleri vardır. Bu durumda yabancı teknoloji ve malzeme için döviz ihtiyacı kaçınılmazdır. Bu da döviz kur artışlarına sebep olur. Bu süreç kalkınmanın tamamlandığı, yani dış ticaret dengesinin, en azından cari dengenin kurulmasına kadar devam eder. Dış ticaret dengesi İhracatın İthalatı karşılama oranıdır, cari denge ise tüm döviz girişleriyle çıkışlarının dengeye gelmesini ifade eder.

Gelişmiş ülkeler arasına girmek başta güvenlik için, daha sonra vatandaşlarının dünya nimetlerinden yeteri kadar yararlanması için gereklidir. Tabi ki kalkınma süreci biraz sıkıntılıdır. Zira tüketim ihtiyaçlarını karşılamak için gereken sermaye, daha az tüketip tasarruf edilerek, yani sıkıntılara katlanarak sağlanılabilir. İkinci sıkıntı az bir miktar tüketim malı üretimi için kat kat fazla sermaye gerektirmesidir. Üçüncü sıkıntılı durum ise yatırımların uzun süre sonra hizmet vermeye başlayacağı gerçeğidir.

Her yatırım başlangıçta istihdam sağlar, sonuçlandığında insan hayatına önemli derecede konfor katar, ancak yeni yatırımların getirdiği sıkıntılar bunu hissedilmez kılar. Bu süreç bisiklete binmek gibidir, durursanız düşersiniz, şimdiye kadar yaptığınız yatırımların da bir önemi kalmayabilir.

İnsanlığın var olduğu günden son güne kadar var olacak olan Pazar Ekonomisi, fiyatların pazarda belirlenmesi, teşebbüs ve mülkiyet edinme özgürlüğü ile tanımlanır. Devletler ise para ve maliye politikalarıyla müdahale ederler. Merkez Bankası aracılığı ile para politikaları araçlarından olan faize ve dövize müdahale ile her ikisi de etkilenebilir. Faizi düşürdüğünüzde yatırımcı kısa vadede dövize yönelecektir, ancak faizlerin düşük olması bir sonraki adımda yatırımları teşvik edeceğinden istihdama da olumlu katkıda bulunacaktır. Dövizin yüksek olması ithalatı azaltacak, ihracatı artıracak ve cari dengeye olumlu katkıda bulunacaktır. Bu durumda yerli paranın değer kaybetmesi azalacak veya değer artışına yol açacak ve yeniden ithalat artışına yol açarak dünya nimetlerinden daha çok faydalanmamızı sağlayacaktır.

Faiz düşürme ve dövizin artışı ithalat kaynaklı fiyatlar genel seviyesinde artış (Enflasyon) söz konusu olacaktır. Burada devletler tüketicilerin alım gücünü artırmaya ve çalışma hayatını negatif etkilerden korumaya çalışacaktır. Bu süreç kalkınmış ülkeler arasına çıkana kadar veya sürekli cari denge kurulana kadar devam eder. Burada enflasyondan daha büyük tehlike stağflasyondur, Yani hem fiyatlar yükselmekte ve hem de işsizlik ve durgunluk vardır. Bunun için yatırımların devam etmesi gereklidir.

Kalkınma sürekliliği yani her yıl kalkınma hızının pozitif seyretmesi önemlidir. Bunun sıradan ekonomi politikalarıyla sağlanması imkansızdır. Bisikletin sürekli hareket etmesi gerekir. Bu da Yatırımların sürekliliğini planlamak ve yatırım cazibesine sahip olmakla mümkündür. Bu sürekliliği kaybettiğiniz anda memur maaşlarını vermek için deprem paralarına ihtiyacınız olur. 19 yıldır Türkiye aralıksız ve her yıl büyümüştür.

Türkiye Cumhuriyeti İzmir İktisat Kongresi’nde, 1923 yılında pazar ekonomisini benimsemiştir. Yani piyasanın ve fiyatların müdahalesiz dengeye gelmesi temeldir. Yatırımları özel sektör yapar, teşebbüs özgürlüğü ulusal ve uluslar arası müteşebbislere açıktır. Devletin görevi yatırımları cazip ve mümkün kılacak altyapı yatırımlarını yapmaktır. Türkiye kendi enerji kaynakları ve enerji koridoru üzerinde bulunduğundan (enerji arz güvenliği ve ucuz enerjiye ulaşım) aynı zamanda yaptığı altyapı yatırımları nedeniyle birçok batılı yatırımcı yatırımlarını özellikle Çin’den Türkiye’ye kaydırmaktadır.

Ekonomi ilmi insanı evrensel yapar, ancak ne yazık ki evrensel olduğunu iddia edenlerin bir kısmının yatırımların ve üretimin devlet tarafından yapılması gerektiği, istihdamın devlet memuru olmakla mümkün olacağı saplantısına sahip olduklarını görmekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurduğu kamu işletme ve müesseselerin mevzuatında, “özel sektöre devredilmek üzere” ibaresinden habersiz oldukları görülmektedir.

Ağustos 2021 ayı itibarıyla cari denge aylık olarak fazla vermiştir. Pandeminin etkisinin geçtiğini ve sürekli cari fazla verileceği müjdesini görmekteyiz. Bu durumda nasıl ki Almanya ve Japonya’da faizler ve enflasyon sıfır ya da eksi ise o günleri biz de göreceğiz. Bu, vatandaşın alım gücünün artırılmasının önündeki engellerin kalkacağı anlamına gelir ki harcama kalkınmadır ve bu konudaki ekonomik engeller kalkacaktır. Almanya ve Japonya enerji dahil hammadde ve aramalının çoğunu ithal edip, ülkede istihdamı sağladıktan sonra ihraç etmektedirler, yani bizim yaptığımız gibi… İlk defa dünya ihracatının %1’ine ulaşarak bir yılda 210 milyar dolar ihracat yapan bir ülkede üretimin olmadığını hala iddia edenler var. Ama bu fikirde olanlar sadece devlet fabrikalarında üretilenleri üretim olarak görmektedirler.

Burada Her salgından sonra ekonomik kriz ve kıtlık yaşandığı ve bunun Tüm dünyayı etkilediği unutulmamalıdır. Türkiye’nin aldığı tedbirler ve uzun vadeli planların neticesi olarak bundan en az etkilenen ülkedir. 2023 hedeflerinin en önemlisi cari dengenin kurulmasıdır. Bu hedefe ulaşmak ekonominin her unsurunun pozitife dönmesiyle mümkün olacaktır. Faiz indirimi sonucu döviz kurunun artması; orta vadede cari denge, istihdam ve gelir artışına yol açacaktır.

Sağlık ve Esenlikler

Mehmet Haşmet Kolağası

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
istanbul oto gaz