Reklamı Geç
Gökçesan
Güneş Altın
Bambinoo Eda Güneşer
Güneş Güzellik
Hatay
BIST13.932
DOLAR48.4464
EURO56.3406
ALTIN6964.3
BTC/USD80961.787
Hidayet Şişkin

Hidayet Şişkin

Mail: [email protected]

AMİR KARŞISINDA MEMURUN BİLMESİ GEREKENLER

 

AMİR KARŞISINDA MEMURUN BİLMESİ GEREKENLER

 

Kamu kurumlarında görev yapan memurların en çok yanıldığı konulardan biri, amir tarafından verilen her talimatın kayıtsız şartsız yerine getirilmesi gerektiğini düşünmeleridir.

Oysa kamu hizmetinde ne memurun sorumluluğu sınırsızdır ne de amirin yetkisi…

Her iki tarafın da uyması gereken bir sınır vardır: Hukuk ve mevzuat.

Memur, mevzuata aykırı olduğunu düşündüğü bir emri amirine bildirme hakkına sahiptir. Konusu suç teşkil eden bir emir ise hiçbir şekilde yerine getirilemez. Çünkü hiç kimse, amirinin emriyle hukukun dışına çıkamaz.

Unutulmamalıdır ki amirlik makamı da sınırsız bir yetki değildir. Amirler, yetkilerini kanunlar, yönetmelikler ve ilgili mevzuat çerçevesinde kullanmak zorundadır.

Amir olmak; personele hakaret etmek, onu aşağılamak, tehdit etmek veya küçük düşürmek anlamına gelmez. Yöneticilik, makamın verdiği güçle insanları ezmek değil; sorumluluk, adalet ve hakkaniyetle yönetebilmektir.

Memurun, kendisi veya göreviyle ilgili konularda müracaat ve şikâyette bulunma hakkı vardır. Savunması alınmadan disiplin cezası verilemez ve hukuka aykırı olduğunu düşündüğü idari işlemlere karşı gerekli itiraz ve yargı yollarına başvurabilir.

Çünkü kamu kurumları kişilere göre değil, mevzuata göre yönetilmelidir.

Ne memur “amir ne derse yapmak zorundayım” düşüncesiyle hareket etmeli ne de amir, makamının kendisine sınırsız yetki verdiğini sanmalıdır.

Devlet ciddiyeti; korkuyla değil,  yasal  sorumlulukla,

yönetim anlayışı ise baskıyla değil, mevzuatla uyuduğunda güç kazanır.

Bu nedenle herkes görevini, yetkisini ve sorumluluğunu bilmeli.

Çünkü hukuku bilen memur daha güçlü, hukuka bağlı amir ise daha itibarlı olur.

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Avula Hikmet Hatunoğlu