HATIRLA
Bir mevsim daha geride
Diğerine az kaldı
Hazan mevsimi de denen sonbahar!
Kapat toprağı yaprak dolusuyla
Baş başa bırak beni yeni yaş korkusuyla
Kimler gitmedi ki tekerleği bulan o
İnsanlığın ayaklarının taşıdığı kutularda
Yazının geçersiz, paranın geçmediği
Seni taşıyan salacak tutacaklarında bir kaç el
Düşün; yazı yok, para yok varoluş kadar ilkel
Habil'in kaybolup gittiği gün kadar eski
Kabil'in o'na kıydığı gün gibi yeni
Baharın süslediği
Sonbaharın solduğuyuz bir nevi
Nafile bir başka bahar, uyandırsan da devi
Renk silinmiş hücrelerden, beden tam bir hayalet
O cafcaflı renklerini et dur, dön de et dur, hayal et
Meta yarışı bir devir tam da bir baş belası
Havva ana o da kimmiş, kimmiş Adem babası ?
Olandan olanın gözü, dönerken olduğuna
Eziyet çektirir oldu rahminden doğduğuna
Bir nefes zehir zerkinde, şiraze kaybı sonuç
Kayıpla kalsalar keşke etraftakine korkunç
Yalnız Odalarda elde, icatta hava atan
Beğenilme kaygısıyla namusu dahi satan
Gün üç öğün idi dünde, bugün bir ya da iki
Yesen yesen, dolsan, şişsen, elde ettiğin ne ki
Hak yemekle çaldın var say hiç olmadan emeğin
O çaldığın hak sonrası haramdır her yemeğin
***
Bu sonbahar hatırla ölümü ey oğul-u insan!
Yaprakların bir bir döküleceğini
Kuruyan otların yakılıp söküleceğini
Siyah ya da beyaz bir tenle doğduğunun ertesi
Öncekiler gibi öleceğini, gömüleceğini...
Yarattıkları için teşekkürle hatırla
Unutma yaradanı tefekkürle hatırla
Gel bu kez, hatta çabucak ve tez
Gel bu mevsimden başla hatırla ilk kez
//mhd
























































Yorum Yazın