Reklamı Geç
Haas Taş Sanatları
Tulpar
Güneş Güzellik
Avula Hikmet Hatunoğlu
Hatay
BIST13.932
DOLAR48.4464
EURO56.3406
ALTIN6964.3
BTC/USD80961.787
HÜLYA İSKİFOĞLU

HÜLYA İSKİFOĞLU

Mail: [email protected]

HAYATIN RİTMİDİR MÜZİK

 

HAYATIN RİTMİDİR MÜZİK

 

Hülya İskifoğlu

 

Hayatın ritmidir müzik. Yaşamın en doğal parçası.

Bir yaşam emaresi olan kalbin, kalbidir. Olmazsa olmazıdır. İnsanı sağır eden bir sessizliğin bile ruhu dinlendiren bir sesi vardır.

Sağır sultanların duyamadığı… öyle ya, ‘duymak’ yalnız kulağın işi olmasa gerek! Kaynağın gözünden çağlayan suyu kana kana içmek gerek…

İşitenlerin ve işitemeyenlerin bir arada ve bir portrede var olduğu bir ritimde yahut düzende; tıpkı ne işe yaradığını bilmeyen aciz notaların, düzenli bir aradalığından yaydığı melodiyi fark edip edemeyişinde ki bir etkileşim gibi…

Yaşamın emaresi, melodinin kaynağı ve tek düzeni olan ‘ritmin’ durması, yaşamın bitmesi demektir. Şimdi böylesine özenli ilahi bir düzeni yok saymak; ölçüye tabi olmayan, ancak ölçünün kendisi olan hakikati yok saymak değil midir?

Ruhu dinlendiren bir şırıltının yahut bir şelalenin enstrümanından ne kadar sağır tutabilirsiniz kulağınızı?... Ya da bir cıvıltıdan, serince esen bir uğultudan ne kadar uzak kalabilirsiniz? Aynı portrede ruhunuzun dinlendiğinden habersiz sadece ve sadece olup bitenleri izleyen bir ‘sol anahtarı’ olmaya damı niyetiniz yok? Yoksa siz apansız bir hastalığa tutulmuş, notalar arasındaki görevi yalnızca susturmak olan o ‘sus’ işaretinden ibaret misiniz?... bu göz ardı edemeyeceğimiz bir husus olsa gerek! Olmasaydınız her şey birbirine karışıverirdi belki de… dilimize pelesenk olan bir nakaratı tekrar tekrar dinlemek için, başa sarmazdık mesela! bozmazdık akışını ritmin…

Şimdi sormak lazım; çıkarların ilahi düzenin üstünde tutulduğu, yasakların, günahların buna göre dizayn edildiği köhnemiş fetvalara, artık kulak tıkamış toplumların ihtiyacı var mıdır gerçekten?... Şunu unutmamak gerekir ki; düzeni ve akışı bozan ‘sus’lar değil; müziğin ve ritmin akışını bozmayan ‘sus’ lar dır düzenin sürekliliğini sağlayan. Toplumlar üzerinde yaptırım amacı taşıyan, başta ‘din’ ve kontrol mekanizması olarak kullanılan her argüman zamanla bağışıklık yaparak etkisini kaybetmeğe mahkumdur. Ve her uyuşmanın sonunda uyanış başlar.

İşte bundan böyledir ki; geçmişinden değil, geleceğinden muzdariptir insan!...

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
ALİ DABLAN HATSO İÇİN SAHADA