Reklamı Geç
ALİ DABLAN HATSO İÇİN SAHADA
Özyurt Silah
Nuri Restaurant
Diva Otel
Hatay
BIST13.932
DOLAR48.4464
EURO56.3406
ALTIN6964.3
BTC/USD80961.787
Mehmet Haşmet Kolağası

Mehmet Haşmet Kolağası

Mail: [email protected]

DOPAMİN SONSUZLUĞUN SONSUZ MUTLULUĞUN KAYNAĞI

 

DOPAMİN SONSUZLUĞUN SONSUZ MUTLULUĞUN KAYNAĞI

 

            Dopamin; ödül, motivasyon ve mutluluk hormonudur, alışkanlık olan bir şeyi yaptığımızda ve hoş sürprizlerde salgılanır ve sağlık sorunlarımızın dahi ötelendiği bir dönem açar, ki bu kısa da olsa… O zaman bunu uzun süreye yaymanın yollarını da araştırmamız gerekir. Dopamin aslında beyin hücrelerinin iletişimini sağlayan bir hormondur. Ana kaynağını tirozin amino asidi oluşturur. Bunun maddi olarak varlığı için protein mineral sebze, karbonhidrat ve yağlardan dengeli beslenmek yeterlidir. Hatta fiziki üretimi için ayrıca bir çabaya gerek yoktur ve herkeste yeteri kadar vardır.  Yapılması gereken salgılatıcı pozitif davranışlara niyet etmek ve yapmaktır veya başka birinin size pozitif bir etkisinin olması gerekir. Bu bize insan ve çevreyle barışık olmanın önemini anlatır.

Başka bir yazıyı yazmak için hazırlanırken arkadaşlarla sahilde buluştuk, arkadaşların bazı sorunlarının dopamin ile çözüleceğini fark ettiğimde bu konuda yazmam gereken yazıyı öne almam gerektiğini anladım. Bugün bilhassa gurbette yaşayan talebelerin ve yalnızlık yaşayan insanların, odaklanamayan insanların dopamin üretemediğini anlayabiliriz.

            Muhtaç birinin, bu bir hayvan ve bir bitki veya bir nesne dahi olabilir, başını okşamak, sevgiyle ihtiyacını gidermek her iki tarafta da dopamin salgılatır. Bir anda hastalıklar ve sıkıntı algıları insanı terk eder. Hayattan zevk alınmaya başlanır. Kendi oyuncağını seven çocuk ta bir canlıyla değil, bir nesneyle yalnızlığını gidermiştir, bunu unutmayalım. Onun için her şeye saygı ve sevgimiz olmalı.

            Bağımlılıkların çoğu dopamin ihtiyacından doğar. Mesela gurbette sıla çeken insanlar bol atıştırmalıklarla kendilerini rahatlamış hissettiklerinde içgüdüsel olarak sürekli atıştırma bağımlısı olurlar ve bunun sonu obezliktir. Aslında ihtiyaçtan ve lezzetten değil dopamin ihtiyacından obez olmuşlardır. Sigara bağımlıları ise dopamin için yemek yemeğe ihtiyaç duymazlar, bu nedenle zayıftırlar. Bu durumda dopamin ihtiyacını faydalı alışkanlıklarla gidermenin yolları araştırılmalıdır. Mesela ölçülü olmak kaydıyla bitter çikolata, kakao, çay, kahve ve benzeri faydalı şeylerle de aynı etki elde edilebilir. Bunun yanında hoş koku ve renkler, tabiatı seyretmek, sakinleştirici bir müzik dinlemek. Asker ve ailelerin kavuşma videolarını seyretmek ölçülü espriler ve hediyeleşmek de önemli dopamin kaynaklarıdır. Ayrıca panik atak ve stres krizi esnasında sadece 1 bardak olmak kaydıyla papatya, adaçayı, ıhlamur, anason, rezene stres krizini geri alabilir.

            Sigara bağımlılığı da odaklanma ihtiyacı ve dopamin ihtiyacından kaynaklandığından sigarayı bırakmak imkansız hale gelir. Sigara hayati öneme haiz kılcal damar ve hücreler arası sıvı alış verişine aracılık yapan kılcal tünelleri tıkar. Böylece o bölgeler kanserleşmeye açık hale gelir. Damar Plakları, kılcal damar ve kılcal tünelleri yeniden kazanmak 10-12 sene sürebilir. Bu nedenle sigara içenlerin kalp krizinde hayatta kalma şansı çok düşüktür. Vücudun ihtiyacı olan nikotin ve benzeri antiseptik hormonların salgılaması durdurulur. Sigarayı bıraktığında bunların aktifleşmesi zaman alır ve sigarayı bırakmak sağlık sorunlarıyla başlayabilir. Dumanın antiseptik ve rahatlatıcı etkisi devreye girmiştir. Arıları sakinleştirmek için duman kullanıldığı unutulmamalıdır. Bunun sakinleştirici etkisi göz ardı edilmemelidir. Kan aldırmak, hacamat bir yaralanma uyarısı olduğundan aynı sakinleştirici ve bağışıklık sistemi ve stres baskılayıcı olarak etki eder. Bağışıklık sistemi aşırı çalışması hastalıklarında tedavi olarak kullanılır. Ayrıca pahur ve sığla benzeri duman geleneği yılların gözlemleri sonucu fark edilmiştir. Vücut yanma tehlikesi alarmı vermiş olur. Bağışıklık sistemi yaralanma, yanık, uykusuzluk, yorgunluk, aşırı spor durumlarında baskılanır. Zira hücrelerin çabuk yenilenmesi lazımdır. Halbuki bağışıklık sistemi dokuların sağlam olması için hücre üretimi sırasında zayıf hücreleri öldürür, sadece güçlüleri sağ bırakır, bu da iyileşmeyi yavaşlatır.  Kanserleşen hücreler açlık dönemlerinde bağışıklık sistemi sayesinde öldürülür ve gıda olarak kullanılır. Şayet bağışıklık sistemi yukarıda sayılan nedenlerle baskılanırsa kanser hücreleri çoğalarak doku haline gelebilir. Yanık gıdalar, duman, katran alerjik hastalıkları önlemek için kullanılırken vücut kanserleşmeye de açık hale gelebilir. Bu durumda açlık kanserleşen hücrelerin ortadan kaldırmanın en önemli yolu alarak ortaya çıkar. Demek ki yanık gıdaların kanserleşme riskinde önemli rolü olabiliyor, ancak alerji tedavilerinde kullanılan bir metot olduğu da unutulmamalıdır. Burada toplam hayata baktığımızda ölümün de bir rahmet olduğunu ve pozitif bakılması gerektiğini görürüz.

Bu durumda ortaya alışkanlıkların faydalı ve zararlı diye sınıflandırılması ihtiyacı ortaya çıkıyor. Çözüm ise zararlı alışkanlıkları faydalılarla değiştirmektir. Arkadaşlarla periyodik olarak bir araya gelmek, sohbet etmek dopamin salgılatır, hatta buluşmaya giderken bu durum aktifleşir. Toplantılarda yenilen içilenler aslında sadece ritüelin bir parçasıdır. Arka planda asıl etken dopamindir. Talebelerin psikolojik sorunları genellikle hafta sonlarında veya okulun olmadığı günlerde ortaya çıkar.

Kötü alışkanlıklar pahalıdır ve bedeli daha sonra ödenmeye devam eder. Halbuki iyi alışkanlıklar ya ucuz yada bedavadır. Gönüllü hayırseverlik, vaktiniz müsaitse çok önemli bir motivasyon kaynağıdır. Çevreyi kirletmemeye ve temizlemeye özen göstermek dopamin salgılatır. İnsanlara faydalı şeyler üretmek ve bu yolda başarının tadını almak sürekli bir dopamin kaynağıdır. Demek ki bedava çalışmak bile faydalıymış, üstelik bir meslek edinmeye de bir kapı açabilir.  İnsanlığın tamamına hayır dileyen dini yapılardaki toplantılar dopamin salgılatır. Alışkanlık haline gelmiş namaz ve abdest almak önemli bir dopamin kaynağıdır.

Dünyada yapılacak radikal değişikliklere odaklanmak dopamini eksiltir. Zira böyle bir durumda ilk önce zayıflar zarara uğrar. Hayatta değiştirmeye gücün yetmediği şeylere motive olmak stres kaynağı ve dopamin düşmanıdır, mesela nehirleri tersine akıtmaya çalışmak gibi. İnsanlar aslında sadece en küçük zaman diliminde, yani zamanın olmadığı bir dönemde yaşamışlardır ve şu anda bir yerde, mükafat yada cezalarını çekiyorlardır. Biz bugün sadece anlayacağımız yavaşlatılmış açılımını izliyoruz. Bir bilgisayar yazılımı gibi! Onun için kötülerin yanına hiçbir şeyin kar kalmadığını ve hala cezalarını çektiklerini bilmemiz lazımdır. Ancak zaman bir sırdır ve biz şuanda seçtiğimiz hayat tarzı ve niyetimizle diğer dünyadaki durumumuzu değiştirebiliriz. O halde pozitif davranışlarımızın ivmesini artıralım.

Tabiata bakalım. Erkek arılar işi bitince kovandan atılır, onlar artık başka canlıların gıdasıdır. Dişi ahtapot yavrularına yemeden içmeden oksijenli su üfürür. Ta ki ölene kadar! O da isteyerek başka canlıların gıdası olmuştur. Erkek peygamberdevesinin başı evlatlarına gıda olmuştur. Bunları anormal görmemelidir. Asıl biz kendimiz için ne yapmalıyız? Başkalarına Dopamin salgılatırken kendi dopaminimizi de kazandığımızı bilmeliyiz. Gurbette yalnız yaşayan bir talebenin nelerle karşı karşıya olduğunu çok iyi bilirim. Uzak bir diyara gelin gidip mutlu olsa bile yaşadığı kabuslardan sürekli yiyerek sıyrılabilip, obez olan bayanları çok iyi bilirim. Bir evi düşmanlarıyla bile paylaşmaktan memnun olanları bilirim. En azından farklı bir nefes vardır.

Her şeyin olduğu gibi dopaminin de aşırısı oluşabilir. Bu insanı doyumsuzluğa, azla yetinmemeye, taşkınlığa yitebilir. Bunun sonunda ders niteliğinde bir sıkıntıyla karşılaşmak kaçınılamaz olur. Bu bir tesadüf değil kesin bir programdır. Ancak olumlu alışkanlıklar tevazuyu artırdığından bu olumsuzlukları oluşturması beklenmez. Bunun sonunda aşırı odaklanmanın dopamin fazlalığı ile uykusuzluk yaratması ve sınırlı programsızlığa yol açması beklenebilir.

Biz aslında ne yaparsak en çok bize faydası veya zararı olacaktır. O halde Faydalı alışkanlıklarla dopaminimizi salgılatırken başkalarına da fayda sağlamayı seçelim. Bizim dopaminimizin faydası başkalarına verdiğimiz dopamin kadardır. Zararlı alışkanlıklar, bize dopamin salgılatsa da başkalarına eziyet veren alışkanlıklardır, bencilliktir, tek taraflı menfaat ilişkisidir. O halde faydalı alışkanlıkların çift taraflı fayda üreten alışkanlıklar olduğunu bilelim. Bir annenin bebeğini emzirmesi ve sevgiyle onu hayata bağlaması gibi… İşte bu anne sevgisini, herkese hatta taşlara bile vermeyi düşünen insan sonsuzluğu ve sonsuz mutluluğu hak eden insandır. Dopamin her canlıda etkilidir, ama onu bilinçli yönetmek insan olmayı gerektirir.

 

Sağlık ve Esenlikler                                                                               

 Mehmet Haşmet KOLAĞASI

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
bahar home mehmet taze kırıkhan