Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Sonay İnşaat
Altıneller Vestel
Altıneller Vestel
HÜLYA İSKİFOĞLU

HÜLYA İSKİFOĞLU

Mail: [email protected]

Değerler, istismara gelmez!

 

Değerler, istismara gelmez!

 

Öncelikle, depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa ve yardım diliyorum.

Daha önceleri yaşanmış olan Marmara, Düzce ve Van depremlerini hatırlamak gerekirse, buralarda yaşanmış acı tecrübelerden hiç bir ders çıkarılmamış olacak ki; "bilim ve tekniğin" bu ve benzeri konularda ne denli önemli olduğu meselesi, kimsenin umurunda olmamış gözüküyor! Malatya'da gerçekleşen, neredeyse yedi şiddetine yakın depremin tam dört ay öncesinde, deprem uzmanı Prof. Dr, Naci Görür tarafından analizi ve uyarısı yapılmış, fakat "bildiğimizi okuma" yetkinliğimiz ile bilim yine kulak ardı edilmiş ve acı akıbet yaşanmıştır.
Yapılan bütün açıklamalar, ne yazık ki, bilimin önemini dikkate almama yönünde...
Deprem, elbette Allah’ın takdiri ve onun iradesiyle gerçekleşen bir doğa olayıdır ve bu tür afetler her zaman olasıdır. Bu sebeple, insanoğlunun iradesi dışında gelişen bu olaylarla yaşamayı öğrenmenin önünde de hiçbir engel yoktur. Ancak "yaşamayı" öğrenmek gerekir diyoruz. "Ölmeği" değil...

Bunun için de elzem olan bilgiye, yani bilim ve tekniğe önem verilip çare olarak da ne yapılması gerekiyorsa onu yapmak icap etmektedir. Önceden alınması gereken önlemlerle can ve mal kaybının en aza indirilmesi yönündeki bu tedbirler, bir anlamda Cenabı Allah’ın yarattığı canlara verilen kıymetin ve değerin de bir ifadesi olacaktır. Bu yöndeki çalışmaların Allah katında ne denli kıymetli olduğu, bilgi sahibi olanlarca bilinmektedir.
Sağlıklı, güvenli kentlerin ve çevrelerin oluşabilmesi, "bilim ve teknik"in, istismar edilmeden, sömürücülere ve rantiyecilere kurban edilmeden Allah’ın hududu çerçevesinde onu tahsil etmek ve insanlığın yararına kullanmak suretiyle olur.
Bilim, ilimden, ilim ise Kur’an'dan doğar... Bilimi dikkate almadan halkın can ve mal güvenliğini hiçe sayarak "deprem doğa olayıdır" demek ve geçiştirmek büyük cehalettir, sorumsuzluktur ve can hakkıdır...
Bütün olumsuzluklara ve bir tedbir planımızın olmamasına rağmen, büyük lütuftur ki, deprem sonrası için müdahale planımız var...afet günlerindeki duyarlılık ve sorumluluk her seferinde yine de halkımızın nezdinde makes buluyor. Ama gönül isterdi ki, hiçbir can kaybı olmamaya yönelik önceden tedbir ve çalışmalarımız olmuş olsun...
Afetler karşısında duyarlılığı sınırsız olan halkımızın, 1999 Gölcük depreminde olduğu gibi toplanan yardımların şuraya veya buraya harcanmaya kalkışılması, bir fecaatin vuku bulmasına sebep olmaktadır. Bu da hiç şüphesiz halkımızda var olan bu duyarlılığı köreltmekte ve hatta yok etmektedir. Bundan dolayıdır ki toplanan yardımlar konusunda ilgililerin azami dikkat göstermeleri hem ahlaki, hem de hukuki görevleridir.
O yardımların "Üzerine bir bardak su içilsin" diyenlerin de çıkabileceğini hesaba katarak, bu dikkat ve titizliğin yükümlülüğünü son haddine kadar bilmek gerekir.
Cenabı Allah, bu aziz millete bu tür afetleri yaşatmasın ve her tür beladan korusun.
Güzel Ülkeme ve güzel insanlarına geçmiş olsun dilek, temenni ve dualarımla...

Yorum Yazın