Reklamı Geç
HM yapı İnşaat Mustafa Karadeniz
Diva Otel
HM yapı İnşaat Mustafa Karadeniz
HM yapı İnşaat Mustafa Karadeniz
Hatay
BIST13.744
DOLAR46.2686
EURO53.5186
ALTIN6214.0
BTC/USD63305.455
Şakir Albayrak

Şakir Albayrak

Mail: [email protected]

MİLLÎ MÜCADELEDE KADIN KAHRAMANLAR

 

MİLLÎ MÜCADELEDE KADIN KAHRAMANLAR

 

Bu çalışmayı hazırlama esnasında, sadece Millî mücadelede kadın kahramanlarımızı anlatma düşüncesindeydim. Çalışmalarım sırasında, konunun Nene Hatun’a kadar geçmişe gitmesi gerektiğini fark ettim. Buna sebep, Çanakkale zaferinde de Kahraman kadınlarımız olduğunu keşfettim. İlgilenince Nene Hatun’u da dahil etmek gerektiği kanaatine sahip oldum.

Bu çalışma esnasında, İlk kadın millet vekilleri ve bu kahramanlar arasında bil alaka var mı şeklinde düşüncelere daldığımdan ilk kadın millet vekillerine dair de bu metne ekledim.

Gördüğüm şu ki kahraman olmak, vatanı savunmak ve korumak evsafı millet vekili olmanın şartları dışındaymış başkaca şartları da varmış. Hafız Salman İzbeli’in şu ifadesini “Cumhuriyetin ilanından sonra da “Ben Cumhuriyetçiyim” diyebildi. İzbeli, millet vekili olmasının istenmesine rağmen, “Ben hafızım, tesettürümden vaz geçemem.” diyerek reddetti.  “Yorumlamaya bile gerek yok olduğunu gördüm, okuyucuların ıttılasına bırakıyorum.

 

NENE HATUN (1857-1955)

1857'de Erzurum'un Çeperli köyünde dünyaya gelen NENE HATUN’un babası Hüseyin, annesi Zeliha'dır. Kabri, Aziziye şehitliğindedir.

1877-1878 Osmanlı Rus harbi (1293 senesinde olmasından mütevellit “93 Habi”) esnasında, Rusların, 8 Kasım 1877 gecesinde, Aziziye tabyasını ele geçirdiği haberinin sabah ezanında minarelerden duyulmasının akabinde, savunmaya katılıp Moskof işgaline karşı, halk direnişinin sembolü, kahraman Türk kadını.1955 yılında “Türk Kadınlar birliği ”tarafından ‘ yılın annesi’ seçilmesi, (Ölümüne yakın da olsa hatırlanması güzel.) TSK’nin bünyesindeki 3. Ordu tarafından da 1952 yılının 30 Ağustos Zaferi kutlamalarında kendine Ordunun Nenesi unvanının verilmesi, Nene Hatun unvanıyla tanınmasın ve anılmasının vesilesidir. 

Aziziye savunması esnasında, 20 yaşındaki Nene Hatun Köydeşi Mehmet Efendi ile evliydi. Rusların Pasinleri işgali esnasında, Erzurum’un tahliyesinde Erzurum’dan geçici ayrıldılar. Rus işgaline karşı direniş esnasında, üç aylık çocuğunu evde bırakıp direnişe katılmıştı.

Savaş sonrasında Erzurum’a yerleşti. İkamet adresi ise Emirkurbu mahallesi, Kına Sokağı 35. Numaralı ev.

1934 senesi soy isim uygulamaları esnasında Kırkgöz soyadını almıştır. Nene Hatun’un, dördü erkek (Yusuf, Nazım, Abdurrahman ve Musa) ikisi kız, (Asime ve Nevriye) 6 çocuğu oldu. Oğullarından ikisi, 1. Cihan Harbinde vefat etti.

Nene Hatun, muhtemelen, İbrahim Habip Sevük’ün 1937’de 93 harbi gazileriyle yaptığı Röportaj çalışmasına kadar kimse tarafından tanınmadı. Bu röportaj ile Türkiye tarafından tanınmış oldu. Geçim derdine derman bulamayan Nene Hatun ve Millî Kadın Kahramanlardan Name Hanım, 1943’te Cumhurbaşkanlığı makamına müracaat etmişlerdir. Belediyenin verdiği 4 lira aylıkla geçinemediklerinden hatta bunun  ekmek almaya bile yetmediğinden bahisle cumhurbaşkanlığına bir dilekçe yazarak yardım istemişlerdir. (Name Hanım, bu birliktelikten başka bir kayıtta gözükmüyormuş, her neden se…)

Bu müracaat bilinmekle beraber, makes bulduğuna dair de bir kayıt yoktur.

ERZURUMLU KARA FATMA (Fatma Seher Erden) 1888 Erzurum-2 Temmuz 1955)

Mustafa Kemal Paşa tarafından bizzat görevlendirilen KARA FATMA, 300’den çok milis kuvvetine komuta eden, İzmit ve Bursa cephelerinde savaşan, üsteğmenlik rütbesine terfi ettirilen, ilk savaşına balkan harbinde katılan kahraman.

Balkan savaşına, eşi derviş Ahmet Bey’le katılan Fatma Seher Hanım, 1. Cihan harbinde, Kafkas cephesine ailesinden 10 kadar kadınla katılıp yararlıklar gösterdi, Eşi Binbaşı Ahmet Bey’in Sarıkamış’ta şehit olduğu haberinden sonra memleketi Erzurum’a döndü.

Silah ve adam kaçırma faaliyetlerinde bulunmak için İstanbul’a gönderildi. İzmir’in işgali üzerine İzmir’de de muharebe vazifesine katıldı.

Onbaşı olduğu sırada, kadınlardan oluşan birliği ile düşmanın cephe gerisine bir saldırı düzenleyen Fatma Seher Hanım,bir Yunan subayı dahil, 25 askeri esir ederek geri döndü.

Millî mücadelenin bitiminden sonra, İstanbul’da ikamete başlayan Fatma seher hanım, tahsis ve tayin edilen maaşına el sürmeden Kızılay’a bağışladı.1955 senesinin temmuz ayının 2.günü darülacezede hayata gözlerini kapadığında 67 yaşındaydı.

TARSUSLU KARA FATMA (ADİLE ONBAŞI) (Tarsus 1870- 1948)

Gerçek te adı Adile olup Adile Hala, Adile Onbaşı diye bilinen, kahraman silah arkadaşlarınca “Kara Fatma” lakabıyla anılan, 8-10 kişilik milis kuvvetiyle Afyon Savaşına katılıp Tarsus’un kurtarılmasında da büyük yararlılıklar gösteren kahraman kadın.

Adile Onbaşı, Milis kıyafetini ölünceye kadar giydi, törenlere de o kıyafetiyle katıldı.1948’de vefat ettiğinde 78 yaşındaydı.

ÇETE EMİR AYŞE

Yunan askerinin Aydın iline doğru yaklaştığı vakitlerde iki arkadaşıyla beraber Menderes’in diğer yanına geçmek isterken arkadaşlarının düşüp boğulması üzerine buradan geri dönmüştür.

Emire Ayşe Aliyye, Çanakkale’de şehit düşmüş kocasından kalma tek anısı elmas küpelerini bozup parası ile bir tüfek satın alarak dağa çıkmıştır.

Burada Yörük Ali Efe’nin milisine katılan Çete Emir Ayşe Aydın’ın kurtuluşuna kadar geçen zamanda, Yunanlıları geri püskürtmek için mücadele vermiştir.

Kendine başarılarından dolayı İstiklal Madalyası takdim edilmiştir.

KILAVUZ HATİCE

Bu unvanını, Pozantı’da, Fransız müstevlilerini kandırıp onlara kılavuzluk ederek Türk millî kuvvetlerinin pususuna çekmesinden almıştır. (8 Mayıs 1920) Bu marifetiyle Fransızların esir edilmesini sağlamıştır.

SELANİKLİ AYŞE HANIM

Selânikli Binbaşı Ayşe, Kafkas cephesinde şehit düşen kocasının öcünü almak için yemin etmiş, Yunan’ın 15 Mayıs 1915’te İzmir’i işgaline silahıyla karşı koyan ilklerdendir. Yunan zulmü İzmir’de hâkim olunca Aydın’a geçip çetesini kurup Köpekçi Nuri’nin çetesiyle birleşip muharebeden sonra Koçarlı’ya çekilmiştir.

Daha sonra Millî mücadelede de görev alıp orduya rütbeli katılan ilk kadın olma vasfını haizdir.  

ANTEPLİ YİRİK FATMA

Fransız müstevlilerine karşı, Gaziantep direnişinde (1 Nisan 1920-8 Şubat 1921) çete teşkilatına katılmak isteyen Yirik Fatma, gelmesini istemeyenlere karşı «Benim kanım, sizinkinden daha mı şirindir?» cevabını vererek inatlarını kırmış, imkân verme istemeyen çeteyle yola çıkmıştı.

NEZAHAT ONBAŞI (-24 Eylül 1994)

70. Alay Komutanı'nın kızı Nezahat Onbaşı,9-12 yaşlarında babasıyla cephede üniformalı savaşan, ÇANAKKALE VE MİLLÎ MÜCADELEDE KAHRAMANI, ümitsizliğin oluştuğu esnada” Ben babamla ölmeye giderken siz nereye gidiyorsunuz?” sözleriyle adından söz ettiren, 30 Ocak 1921’de, TBMM tarafından istiklal madalyası ile taltif edilmesi istenen lâkin madalyası takdim ve teslim edilememiş, buna rağmen TBMM’den talepte bulunmamış, bu arada Madalyasının teslim ve  takdimi unutulmuş, 65 yıl sonra (1986) ninemiz Nezahat Onbaşı’ya takdim edilen Şükran belgesini aldığında duygu dolu ruh haliyle gözyaşlarına boğulan, hakkında “70. Alayda şehit olan bir erin cebinden çıkan, annesine yazdığı mektubunda “Biz Mehmetçik Nezahat’a, Türklerin ‘Jean d’Arc’ı’ diyoruz.” ifadesi yer alan simge bir şahsiyettir. Burada hemen hatırlatmalıyız ki o yıllarda da Batı tesirinin hududunu bu “Jean d’Arc” benzetmesi yeterince ispatlamıyor mu? Çanakkale’den önceki savaşlarda Türk kadını hiç mi yararlıklarda bulunmadı? Neden hâlâ bunlardan haberimiz yok? Kahraman doğuran analar, kendileri de kahraman olamadılar mıydı?

ŞERİFE BACI (- Aralık 1921)

Kağnı arabasıyla cepheye cephane taşırken donarak vefat eden Şerife Bacı da destansı bir şahsiyettir.

Şerife Bacı’nın donarak ölmüş olma halini ilk görenler da dona kalmışlardır. Arabasındaki cephanenin ıslanmamasını sağlamak için örten, Cephanesine kundaktaki çocuğundan daha fazla önem veren Şerife Bacı, Cephaneyi Kastamonu kışlası önüne kadar nakletmeyi başarmış ancak bu esnada şiddetli kış soğuğunda donarak şehit olmuştur.

Kağnıya koşulu öküzlerin geviş getirdiğini görenler, arabayı tetkik ettiklerinde, Şerife Bacı’nın taşıdığı önemli yükü korumak için yükün üzerine, yorganını örttüğü, bir elinde övendiresi ile kollarını gererek yükün üzerine abanarak yükü korur durumda öldüğü anlaşılmıştır. Bu arada Şerife Bacı’nın naaşının arabadan alındığı sırada çığlıkla ağlayan bir bebeğin olduğu anlaşılmış, yavruya süt anası ve şehideye de  belediyece kefen vesaire masrafı temin edilmiş, kimlik tespiti için  muhiti iyi bilen Cemil Çavuş görevlendirilmiş, Cemil Çavuş, şehidenin kıyafetinden, köyünü keşfederek hanları dolaşmış ve “Seydiler” köyünden olduğunu tespit etmiş, Naaşın teşhisinden sonra, köydeşleri, ağlaşarak şehit ana ile kundaktaki kızını bağırlarına basarak köylerine götürmüşlerdir.

Bu bebeğin adının Sıdıka olduğu, bir subay tarafından evlat edinildiği, çocuksuz öldüğü de bilinmektedir.

Şerife Bacı’nın öküzlerin yorgunluğu ve zayıf düşmeleri yüzünden arabadan salınıp Çavuşların arabaya koşulup çektikleri de kayıtlar arasındadır. Bu şiddetli, dondurucu soğukta, öküz arabasına öküzlerin yerine koşulan kahramanların varlığının yanı sıra, Sirkeci’de, Faytonla sefarethaneye gitmesi mümkün ve mutat olan bir yerde, kendilerini “Jön Türk “Unvanıyla “ananlar, andıranlar, faytonda koşulu atları salıp atların yerine kendilerini koşup İngiliz sefirini sefarethaneye kadar taşıyanların da hatırlanmasında fayda var.

Şerife Bacı’nın hatırası, şu şekilde Osmanlıca ders kitabında aşağıdaki metin de de anlatılmıştır. Kitabın Adı” CUMHURİYET ÇOCUKLARINA SEVİMLİ KIRÂET”TİR.

 

“194. Sahife

                MİLLET MALIDIR (*)

Soğuk ve karlı bir hava. Tepeleri ve vadileri örten karın göz

kamaştırıcı beyaz rengini, önümüzde giden bir karaltı ihlâl

ediyordu. Bu kağnılarla cepheye cephâne taşıyan bir kadın kâfilesi idi.

Kâfileye yaklaştık ve selâmlaştık biz soğuktan yamçı altında

 bile titrerken tek yorganını arabaya örten ninenin çıplak ayaklarla karları çiğnediğini görünce içimde takdîrle karışık bir merhamet sızladı. Arkasına sardığı beyaz peştamâl içinde ara sıra hıçkıran bir çocuğun üzerine bile örtmeden yorganını niçin arabaya serdiğini sormak fikrini duydum: Üşümez misin sen nine! ?.. Bak çocuk donacak, Yorganı örtsene!

Sevimli kırâet                                    195.sahife   

 diye arabanın üstüne işâret ettim. Bu sözü garîb bir tarzda karşıladı. Sormağa değer bir şey addetmiyordu gâliba!.. Benim cevab beklediğimi anlayınca, mukaddes bir şeye tövbe eder gibi kağnısına doğru koştu:

-Kar sepeliyor, millet malıdır, nem kapmasın evlâdım, dedi.

Ve yorganın uçlarını iyice serdi. Kar sepelemeğe başlamıştı.

 O zaman anladım ki, cephâneleri ıslatmamak için bu fedakârlığı yapıyor: O vakit deminki merhametimden utandım bile… Aman ya Rabbi! Fedakârlığı bildirmek bile istemiyor. Bu âlicenablık karşısında secde etmemek kabil mi?    

(*)Mustafa Necati Bek Efendinin İstiklâl mücadelesi hatıralarından ihtisar edilmiştir.”

HALİME ÇAVUŞ (1898, Duruçay, Kastamonu- 20 Şubat 1976, Duruçay, Kastamonu)

Ebeveyninin istememesine rağmen Millî Mücadeleye (1919-1922) katılmak isteyen Halime Çavuş, (Kocabıyık soy adını kanun gereği aldı.) Milis kuvvetlerine, erkek görünüşüyle katıldı. Uzun süre Halim adıyla tanındı.  

İnebolu limanından Ankara’ya kağnı arabasıyla mühimmat taşıyan Halime Çavuş, yağışlı ve soğuk bir havada Dış kıyafetini çıkarıp mühimmat üstüne örttü. Bu durumu gören üstleri” Üşümüyor musun?” deyince, bu cephane, yüzlerce belki de binlerce askeri koruyacak, benim üşümem önemli mi, ben ölsem ne olur? “karşılığını verdi.

1921 senesinin 9 Haziran günü, Yunan savaş gemilerinin (Georgios Averof ve Kilkis) İnebolu'yu bombaladığı sırada ayağına gelen şarapnel parçası ile ağır yaralanarak ordudan ayrıldı. Savaş sonrası Ankara’ya davet edilen Halime Çavuş, çavuş rütbesine terfi ettirildi ve İstiklal madalyasıyla taltif edilerek maaş bağlandı. M Kemal Paşa’nın “Bizim kızımız ol deyip Ankara’dan ayrılmamasını istemesine rağmen,” Annem, babam beni bekler.” diyerek kabul etmeyince hediyeler verilerek ebeveyninin yanına gönderildi.

Evlenmeden yaşayan Halime Çavuş, Kardeşi Hasan Kocabıyık'ın 13 yaşındaki oğlu Sadık Kocabıyık'ı evlat edinip büyüttü, yetiştirdi.

Bazı kurumlarımız, Halime Çavuş’un adıyla adlandırılmıştır.

Halime Çavuş Anaokulu (Söğütlü, Sakarya)

Halime Çavuş Özel Eğitim Anaokulu (Kastamonu)

Halime Çavuş Kapalı Yüzme Havuzu (Merkez/Kastamonu)

Halime Çavuş İşitme Engelliler Okulu  

HAFIZ SELMAN İZBELİ (- 1933

Milli Mücadele yıllarında kadınların teşkilatlanmasında faal rol oynayan HAFIZ SELMAN İzbeli, Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kadınlar Kolunun kurucuları arasında yer aldı. Aynı zamanda Kastamonu’nun ilk kadın meclis üyesi vasfını haizdi.

Varlıklı bir ailenin çocuğu olan İzbeli, sahip olduğu imkânları, cephe gerisindeki mücadeleye kullandı. Kastamonulu kadınları birleştirerek muharipler için kıyafet temin edilmesini organize etti. Seferî askerleri karşılayıp ağırlaması ise devrin zihninde yer eden özveri örneklerinden biri oldu. Mustafa Kemal Paşa’nın Kastamonu’daki İzbeli malikânesini ziyaret edip İzbeli ile kahve içtikleri de bilinenler arasındadır.

İzbeli, Latin harflerinden mülhem alfabeyi de kıza zamanda öğrenip okuma yazma becerisini geliştirmesinin yanında, Cumhuriyetin ilanından sonra da “Ben Cumhuriyetçiyim” diyebildi. İzbeli, millet vekili olmasının istenmesine rağmen, “Ben hafızım, tesettürümden vaz geçemem.” diyerek reddetti. Bu reddedişle inancına bağlılığını ve de duruşunu belirtmiş idi. Millet vekili olmak için tesettürsüz olma şartına dikkat. Bu sorun 21. Yüzyılın başında bertaraf edildi. Muharebeye mâni olmayan baş örtüsü, her nedense millet vekili olmaya mâni. Bu engel, takriben yüz yıl sonra, yok edildi.

  

GÖRDESLİ MAKBULE (1902-24 Mart 1922, Kocayayla/Akhisar)

Gördesli Makbule Hanım, Gördesli Ali Usta zade Abdullah Efendi‘nin kızıdır.

Gördesli Makbule Hanım, daha evliliğinin ilk yılında, kocasıyla Millî Mücadele'ye katılmıştır. Yunan’ın 15 Mayıs 1919’da İzmir'i işgalinden sonra, Batı Anadolu bölgesini işgale başlaması neticesi, 7 Kasım 1921'de kocası Halil Efe’nin yanında, Türk çeteleri ile birleşti. Yunan kuvvetleriyle çatıştı. Yunan, Sakarya Muharebesini kaybedip Afyon mevzilerine çekilirken diğer yandan da Halil Efe'nin Gördes-Sındırgı-Akhisar bölgesinde faaliyet gösteren çetesinin saldırıları ile karşılaşıyordu. Kocayayla baskınında geri çekilen silah arkadaşlarını cesaretlendirmek maksadıyla hızla öne atılınca, başından vurularak şehit oldu.

 

TAYYAR RAHMİYE

9. Tümenin 1920 yılında, Fransızlar ile Hasanbeyli civarında yaptığı muharebeye müfrezesiyle katılan, Osmaniye’nin Kaziyeler Köyü halkından Rahmiye Hanım’ın başlıca görevi, keşif ve cephe gerisinde kundakçılık yapmaktı. Bu görevlerini birçok kahramanlıklarla gerçekleştirmiştir. Osmaniye yakınındaki demiryolu tünelini o patlatmış, bölgedeki düşmanın cephane ikmalini büyük sekteye uğratmıştı. Temmuz 1920’de Osmaniye’deki Fransız karargâhına karşı harekete geçildiği sırada askerlerde bir duraklama olunca, kükreyerek “Ben kadın olduğum halde, ayakta duruyorum da siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz” demiş ve aynı muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için uçarcasına ileriye atıldığında şehit olmuş, bundan dolayı “Tayyar Rahmiye” lakabını almıştı.

SAİME HANIM(? Edirne –1 Haziran 1951, İstanbul).

Millî Mücadele dönemi,15 Mayıs 1919’da Kadıköy’de düzenlenen mitinge katılmış mitingden sonra tutuklandıysa da kaçıp mücadeleye katılmış, yaralanmış ve İstiklal Madalyası almıştı.

Millî mücadelenin kadın kahramanlarından Saime Hanım’ın tam adı,Münevver Saime’dir. Asker Saime ünvanlıyla da anılırdı. İzmir’in Yunanlılarca, İstanbul’un İngilizlerce işgal edildiği senelerde öğrenciydi. Bu menfur ve makus ortamda, arkadaşlarıyla Millî mücadeleye katılmaya karar verdi. Mezuniyetinden sonra da yedek subay Münir Bey’le hayatını birleştirdi.

Mondros mütareke namesinden sonra, İstanbul’da tesis edilen gizli bir teşkilata katıldılar. Askerî bir vazifeyle Ankara’ya gönderildiler. Yozgat isyanını bastırmak için yollanan askerî birlikte, Münir Bey’in yanında Saime Hanım da yer aldı. İsyanın bastırılmasından sonra ise Ankara’ya döndü. İstanbul ile Ankara arsında istihbarî bir vazifeyle İstanbul’a gönderildi.

Buradan Ankara’yı bilgilendirmeye devam eden Saime Hanım, İstiklal madalyasıyla taltif edildi.

Muharebe sonrası, Münir Bey ile İstanbul’a dönen Saime Hanım, Beyoğlu Kız Lisesinde çalışmak üzere öğretmenliğe tayin edildi.

Saime Hanım İçin “ “Asker Saime'nin kalbi yalnız vatan için değil, bütün mustarip insanlar için ayrı ayrı çarpardı. En akla gelmez fedakârlıklarla her mustaribin yardımına koşmayı mukaddes bir vazife bilmişti. O, yalnız kendini, kendi rahatını, sa’âdetini düşünmezdi. Yıllardan beri meslek hayatında, talebelerine yurt, millet aşkı, heyecanı aşıladı. Edebiyat dersi, denilebilir ki onun için yalnız ve yalnız bu konulardan bahsetmeye yarar bir dersti. Sevmediği, dost olmadığı insan yoktu. Herkeste bir başka kıymet bulur, hepimizin en küçük değerini göklere çıkarır, fakat kendi kimseden bir takdir, bir övme beklemezdi.” değerlendirmesi meşhurdur. (Şükûfe Nihal Başar, 1896, İstanbul- 24 Eylül 1973, İstanbul, Türk şair, öğretmen, eylemci ve aktivist.)

NACİYE HANIM

Üsküdar’da 20 Mayıs 1919’da düzenlenen mitingde konuşan Naciye Hanım, Millî Mücadelede kadınların erkeklere yardımcı olmaları gerektiğini bildirerek garanti vermiştir.

FAİKA HAKKI

1919’un kasım ayında Muradiye camiinde toplanan halka yaptığı konuşmada halkın etkin protestolarda bulunması gerektiğini,Erzurum’da (Temmuz- Ağustos, 1919) toplanan “Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nden güç alarak söylemiştir. 

SULTAN HANIM

Adana bölgesinde çarpışan partizan müfrezesinin geçici kaydıyla Toros Dağlarından geri çekilmesi esnasında Sultan Hanım, güttüğü inekleriyle onlara katılmış, çetenin dağda kaldığı süre zarfında, ineklerinin sütüyle onları doyurmuş, bu yüzden müfrezedekiler, onu sevgiyle “anne” diye çağırmayı adet edinmişlerdi.

NAZİFE KADIN

Nazife Kadın, Yunanlılara karşı mücadelede, Yunanlıların kendinden bilgi almak istemesine şiddetle direndiğinden Kavakönü Köyü’nde işkence yapılarak öldürülmüş ve müteakiben naaşı fırında yakılarak şehide edilmiştir.

 

 

DOMANİÇLİ HABİBE

Millî mücadele esnasında, cahil veya hain evladının düşmana yol gösterdiğini duyunca, İnegöl’e inmiş, bir kurşunla oğlunu yere serip ardına bakmadan geldiği dağlara geri dönmüştür.

SATI ÇIRPAN

Millet mekteplerinde okuma yazmayı öğrenen Satı Hanım’ın kahramanlığı dışında göze çarpan özelliği, Millî mücadelede cepheye sırtında mermi taşımasının yanında, 1934 yılındaki seçim kanununda yapılan değişiklikle   kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi neticesinde Millet vekili yapılan biri olmasıdır, o sırada 17 kadın daha millet vekili seçtirilmişti.

BİNBAŞI AYŞE

Millî Mücadelenin kadın kahramanları arasında yer alan Binbaşı Ayşe’nin ağzından öğrenelim kendine dair bilgileri.  

“…Büyük harpte (1. Cihan harbi) Kafkas Cephesi’nde yaralanarak ölen kocamın ve tüm vatan evlatlarının intikamını almaya ant içmiştim. Allah, bu fırsatı 15 Mayıs 1335-(1919)’da bana verdi. İzmir’i Yunanlılar işgal ettiği sırada ilk mukâvemetimiz sona erip şehre Yunanlılar hâkim olunca Aydın’a gittim. Orada faaliyete geçerek bir Kuva-yı Milliye birliği teşkil edip, bilâhare Nuri Çetesi’ne katıldım. Aydın muharebelerini yaptıktan sonra Koçarlı’ya çekildik. Bu sûretle, bilfiil atıldığım İstiklal Mücadelesi’ne başından sonuna kadar iştirak ettim. İlk defa Sakarya’da sol kasığımdan piyâde mermisi ile yaralandım. Seyyar hastanede tedaviden sonra tekrar müfrezeme iltihak ettim. Büyük Taarruz’da Mürsel Paşa Fırkası’na iltihak ettik. Ve Ahır Dağları’ndan düşman gerilerine akmağa memur edildik. İzmir’e ilk giden birlikler arasında ben de vardım.

Ancak bu arada atılan bir misketle sol bacağım kırıldı.” Ayşe, kocasının en kıymetli birer yâdigârı olarak sakladığı ziynetlerini satarak at, mavzer, elbise ve çizme tedarik etmiş ve bu mücadelede, derece derece terfi ederek Binbaşılığa kadar yükselmiştir.

SÜREYYA SÜLÜN HANIM

Doğu cephesinde, Ermeni çetelere karşı mücadele etmiş kadın kahramanımızdır.

MÜCAHİDE HATİCE HANIM

Türk kadınının Çanakkale Savaşı'nda da cephedeki faaliyetlerine açıklık getiren Türk arşiv ve kaynaklarında herhangi bir bilgi yer almamakla beraber; Çanakkale Savaşları ile ilgili son dönemde yapılan bazı çalışmalarda; kadınların cephede savaştığı bilgisine katkı sağlayabilecek anı ve aktarım düzeyinde örnekler yer almaktadır. Bunlardan biri, Mücahide Hatice Hanım tarafından 20 Mart 1926 tarihli Zafer-i Milli gazetesine verilen beyanattır. “İzmir'in Kemalpaşa (Nif) kazasının Ahmetli köyünden Hacı Halilzâdeler'denim. Babam merhum Mehmet Efendi'dir. Çanakkale Anafartalar'da 56. fırkada silahımla muharebelere iştirak ettim. Adım Ahmet idi. Benim kadın olduğumu kimse bilmiyordu. Şarapnel ve kurşunlarla dokuz yerimden yaralandım. Milli muharebelerimize de gönüllü olarak iştirak ettim..." diyen Mücahide Hatice Hanım’ın söyledikleri ışığında kadın- erkek ayrımına yer vermeden Türk insanının vatan, din, namus konularında hiç tavizkâr olmayıp direniş, karşı koyuş aktivitesinin ve vatan aşkının membaının Türk erkeği kadar Türk kadınında da var olduğunu söylemek gerekir.  Bu hasletlerimiz (kadın-erkek müşterekliği) olmasaydı bu günlere ulaşmamız elbette mümkün olmazdı. Millî bekamızın temelleri, bu fedaî kadınlar sayesinde oluşmuştur. Tarih boyunca vatan müdafaasında Türklerde kadın erkek ayrımına yer verilmeyip omuz omuza mücadele etme ruhu öncelenmiştir.

SEÇİLEN 18 KADIN MİLLETVEKİLİ VE ÖZGEÇMİŞLERİ

1-MEBRURE GÖNENÇ (Afyon) - Tahsilini 1919'da Arnavutköy Koleji'ni bitirerek tamamladı. Bir süre Çamlıca Kız Lisesi ve Üsküdar Amerikan Koleji'nde dil hocalığı yaptı. Üsküdar'ın ilk kadın meclis azasıydı.

2-SATI KADIN (Satı Karamehmet) (Ankara) - Ankara'nın Bitik nahiyesinin Kazan köyündendi. Milli mücadelede malul olmuş bir askerin karısıydı. Beş çocuğu vardı ve çiftçilik yaparak ailesini geçindiriyordu. Aynı zamanda köyünün muhtarıydı

3-TÜRKÂN BAŞBUĞ (Antalya) - İstanbul Darülfünunu Felsefe bölümünden mezundu. Muallimlik yaptıktan sonra Boğaziçi Lisesi Kız Kısmı Müdürü olarak görev yaptı. 34 yaşındaydı.

4-SABİHA (SUPHİYE GÖKÇÜL) (Balıkesir) - 1900 yılında Bergama'da doğdu. İstanbul Kız Muallim Mektebi ve Yüksek Muallim Mektebi ihtisas kısımlarında okudu. 12 yıldır İzmir Kız Muallim Mektebi'nde hocalık yapıyordu ve beş yıldır mektep müdürüydü.

 

5-ŞEKİBE ŞEKİP İŞEL (Bursa) - İnegöl Isaviranda çiftçilik yapan ve yabancı diller bilen bir bayandı.

 

6-Huriye Baha Iz (Diyarbakır) - 41 yaşındaydı. Londra Üniversitesi Kadın Kısmı Bet-Ford Koleji'nde pedagoji üzerine tahsilini tamamladı. Kız Muallim Mektebi'nde pedagoji ve tatbikat hocalığı yaptı.

7-DOKTOR FATMA ŞAKİR (Edirne) - 1903'te Safranbolu Akveren köyünde doğdu. İstanbul Darülfünunu Tıp Fakültesi'ni 1929'da bitirdi. 6 yıldır Gureba Hastanesi'nde hekimlik yapıyordu ve bir buçuk yıl önce iç hastalıkları ihtisasını tamamlamıştı.

8-NAKİYE ELGÜN (Erzurum) - 30 yıl maarif hayatına hizmet etmiş, sayısız mekteplerde muallimlik ve müdürlük yapmıştı. En son İstanbul Kız Lisesi Müdürü iken dört yıl önce İstanbul Şehir Meclisi'ne aza seçilmişti. Aynı zamanda belediye daimi encümeninde çok başarılı çalışmalar yapmıştı.

9-FAKİHA ÖYNEN (İstanbul) - İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi Tarih ve Coğrafya bölümünden mezundu. 12 yıldır Bursa'da hocalık yapıyordu. Bursa Kız Lisesi'nin müdürü ve tarih-coğrafya hocasıydı.

10-BENAL NEVZAT (İzmir) - İzmirliydi. İlk ve orta tahsilini İzmir'de yaptı. 1920-1921'de Paris Darülfünunu'nda edebiyat tahsil etti. Döndükten sonra Hilal-i Ahmer ve Himaye-i Etfal'de çalıştı. C.H.F. Vilâyet İdare ve Belediye üyesiydi.

11-FERRUH GÜPGÜZ (Kayseri) - 1891'de Kayseri'de doğdu. Kayseri mahalli işlerinde yetişti. Belediye ve fırka azalığında bulunmuştu.

12-BEDİZ AYDİLEK (Konya) - Bolu Orta Mektebi'nden mezundu. Bolu Kız Sanat Mektebi'nde hocalık yaptı.

13-MİHRİ HÜSEYİN PEKTAŞ (Malatya) - 1895'te doğdu. Kız Koleji'nden mezundu. 10 yıldır Türk Kız İdadisi'nde ve kolejde hocalık ediyordu. Fransızca ve İngilizce okur, yazar, konuşurdu. Kadıköy Fukaraperver Cemiyeti'nde, Hilal-i Ahmer'de ve Himaye-i Etfal'de çalışmıştı. Vıliam Ramzesi'nin "Anadolu'nun Tarihi Coğrafyası" eserini Türkçe'ye çevirmişti.

14-MELİHA ULAŞ (Samsun) - İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi mezunuydu. Kandilli Lisesi edebiyat muallimliği yaptı. 7 yıldır Erzurum Kız Muallim Mektebi'nde edebiyat hocalığı ve başmuallimlik yapıyordu. Şimdi Samsun Lisesi edebiyat hocasıydı.

15-ESMA ZİHNİ NAYMAN (Seyhan/Adana) - 1900'de doğdu. Bezmiâlem Kız Lisesi'nin son sınıflarında 11 yıl Fransızca muallimliği etti. Fransızca, İngilizce konuşur, okur, yazardı. 8 yıldır Adana'daydı ve geçen dönemden beri Adana Belediye azasıydı.

16-SABİHA (Sivas) - 29 yıldır muallimdi. 1904'te Üsküdar'da kız sanayi mektebinde ilk tahsilini yaptı. 1905'te Darülmuallimat'ı, 1916'da İnas Darülfünunu Riyaziye bölümünü bitirdi. Nakış hocalıkları, kız muallim mektebi muallim ve müdür muavinliklerinde bulundu. Şimdi Tokat'ta orta mektebin riyaziye hocasıydı.

 

17-SENİHA HIZAL (Trabzon) - 1898'de Adapazarı'nda doğdu. İlk tahsilini İstanbul Fatih Rüştiyesi'nde, orta tahsilini Kız Muallim Mektebi'nde, yüksek tahsilini Darülfünun Fen Fakültesi'nde yaptı ve 1918'de mezun oldu. Darülmuallimat Umum Müfettişi olmuştu. Sonra İstanbul Kız Muallim Mektebi Müdür Muavinliği'nde, Bursa Kız Muallim Mektebi Müdürlüğü'nde, iki yıl Maarif Vekâleti Umum Müfettişliği'nde bulundu. Selçuk Kız Sanat ve Feyziâti Lisesi müdürlüklerini yaptı.

18-HATI ÇIRPAN (Sonradan eklendi) - Köy kadınlarından olup tarımla uğraşıyordu.

Kadınların seçime katılmaları konusunu, dönemin gazetelerinin şaşaalı bir biçimde haber verdiğine sadece bir örnek vermek yeterlidir.

Milliyet Gazetesinin  6 Şubat 1935 tarihli nüshasından:

Birinci sayfasında "Saylavlarımız(millet vekili) bugün seçiliyor - Bugün bütün yurt şenlik yapacak ve yeni saylavlarını seçecektir" başlığıyla haberi verdi. Gazetenin aynı sayfasında kadın adayların fotoğrafları ve kısa biyografileri yayımlandı. Haberde, "Türk ulusu yekpareliğini, Büyük Öndere bağlılığını bugünkü seçimle bütün dünya uluslarına bir daha gösterecektir" ifadeleri yer aldı.

Kadın Milletvekillerinin(Saylav) Meslekî durumları

Maarifçi 12 kişi

Hekim: 1 kişi, (Dr. Fatma Şakir)

Çiftçi/Muhtar: 2 kişi (Satı Kadın, Şekibe Şekip İşel)

Belediye/Parti Yöneticisi: 3 kişi 

Seçildikleri seçildikleri iller:

 

Millet vekili İsimi                              Seçildiği İl                                          

Mebrure Gönenç                             Afyon

Satı Kadın                                           Ankara

Türkân Başbuğ                                  Antalya

Sabiha (Suphiye Gökçül)               Balıkesir

Şekibe Şekip İşel                               Bursa

Huriye Baha Iz                                   Diyarbakır

Dr. Fatma Şakir                                 Edirne

Nakiye Elgün                                     Erzurum

Fakiha Öynen                                    İstanbul

Benal Nevzat                                     İzmir

Ferruh Güpgüz                                 Kayseri

Bediz Aydilek                                     Konya

Mihri Hüseyin Pektaş                     Malatya

Meliha Ulaş                                       Samsun

Esma Zihni Nayman                        Seyhan (Adana)

Sabiha  Sivas                                     (Tokat)

Seniha Hızal                                       Trabzon

Hatı Çırpan         -

 

Kaynaklar :

1-https://www.google.com/search?q=milli+mucadelede+kadin+kahramanlar+ile+ilgili+bilgiler&sca_esv=54f2dfe3db26537b&sxsrf=ANbL-n74E1qNeRRlHOe0M8P-IO1DdIW3Qw%3A1781094954345&source=hp&ei=KlopaqSqEqKC9u8P_v7ukA4&iflsig=AFdpzrgAAAAAailoOs9l0UgMtC_77dnuWs_Fy3MHyL-v&oq=Milli+m%C3%BCcadelede+kad%C4%B1n+kahramanlar&gs_lp=Egdnd3Mtd2l6IiRNaWxsaSBtw7xjYWRlbGVkZSBrYWTEsW4ga2FocmFtYW5sYXIqAggBMgUQABiABDIGEAAYFhgeMgYQABgWGB4yBhAAGBYYHjIGEAAYFhgeMgYQABgWGB4yBhAAGBYYHjIGEAAYFhgeMgYQABgWGB4yBRAAGO8FSK6yAlDNkgFYq-cBcAF4AJABAJgBfqABrhyqAQQ4LjI2uAEByAEA-AEBmAIjoALmHagCCsICBxAjGOoCGCfCAgcQLhjqAhgnwgILEAAYgAQYsQMYgwHCAg4QLhiABBjHARivARiOBcICDhAuGIAEGIoFGLEDGIMBwgIEECMYJ8ICDhAuGIAEGLEDGMcBGNEDwgIIEC4YgAQYsQPCAgsQLhiABBixAxiDAcICCBAAGIAEGLEDwgIOEAAYgAQYigUYsQMYgwHCAgsQLhiDARixAxiABMICBRAuGIAEwgIIEAAYgAQYogSYAwnxBS-f5RF2P3G4kgcEMi4zM6AH3JwCsgcEMS4zM7gH3B3CBwgwLjEuMzMuMcgHlgGACAE&sclient=gws-wiz

2-https://www.muharipgaziler.org.tr/kadin-kahramanlar

3-https://gunesyoluyayinlari.com/kurtulus-savasi-kadin-kahramanlari/?srsltid=AfmBOoqZzOzy8zLVwfDftbtjPGGDaocT53Oyp92D44JfB6auPRFUoTme

4-https://www.tarihistan.org/milli-mucadelede-kadin-kahramanlar-muhtesem-direnisin-kadinlari/11870

5-https://atamdergi.gov.tr/tam-metin-pdf/592/tur

6-https://www.duzen.com.tr/tr/takvimdetay/2018/Kurtulus

7-https://www.neoskola.com/blog/turkiyeyi-degistiren-kadinlar-ilham-veren-basari-oykuleri?gad_source=1&gad_campaignid=20781876167&gbraid=0AAAAACnp2Mo6YXRPcf09YRrMzEfQ_CoDx&gclid=Cj0KCQjwlqTRBhCBARIsANrkrxi7rC-0UXp9B39E7smDPoYhCqQPlDHlEAtsv5Tql2uI8dLtOZ2EjicaAkx_EALw_wcB

8-https://www.reddit.com/r/TarihiSeyler/comments/1mezmuq/kurtulu%C5%9F_sava%C5%9F%C4%B1n%C4%B1n_unutulan_kad%C4%B1n_kahramanlar%C4%B1/

9-https://www.aa.com.tr/tr/yasam/milli-mucadelenin-kadin-kahramani-kara-fatma-/1571715

10-https://tarih.ikcu.edu.tr/Haber/16098/milli-mucadele-basininda-kadin-kahramanlar

11-https://www.neoskola.com/blog/turkiyeyi-degistiren-kadinlar-ilham-veren-basari-oykuleri?gad_source=1&gad_campaignid=20781876167&gbraid=0AAAAACnp2Mo6YXRPcf09YRrMzEfQ_CoDx&gclid=Cj0KCQjwlqTRBhCBARIsANrkrxjigwdwQwKtk1WariLucNj1sfsL4pjhqPTQpIciemK7pLAPBDru9OcaApOrEALw_wcB

12-https://www.avis.com.tr/etkinlik-ozel-gun-onerileri/canakkale-zaferinin-kadin-kahramanlari?gad_source=1&gad_campaignid=16707622996&gbraid=0AAAAAD30qKL2IATVEg0O4kHhnHbljMO8E&gclid=Cj0KCQjwlqTRBhCBARIsANrkrxhPu6P_j9bsyI-MQmvHoKSwTs_l3koGUAWrKRuYyBbKJjNNlp7trz8aAn3qEALw_wcB

13-https://www.academia.edu/110799227/Milli_M%C3%BCcadelede_kahraman_T%C3%BCrk_kad%C4%B1nlar%C4%B1

14-https://onedio.com/haber/kurtulus-savasinda-vatani-icin-mucadele-eden-kadinlarimiz-359269

15- https://www.google.com/search?q=Jean+d%E2%80%99Arc&rlz=1C1PNBB_enTR1073TR1075&oq=Jean+d%E2%80%99Arc&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTILCAEQLhgKGAsYgAQyCwgCEC4YChgLGIAEMgsIAxAuGAoYCxiABDILCAQQLhgKGAsYgAQyCwgFEC4YChgLGIAEMgsIBhAAGAoYCxiABDILCAcQABgKGAsYgAQyCwgIEAAYChgLGIAE0gEIMjUyOWowajeoAgiwAgHxBV5UwD4UWKP0&sourceid=chrome&ie=UTF-8

16- https://tr.wikipedia.org/wiki/Halime_%C3%87avu%C5%9F

17- https://www.gastearsivi.com/arastirma/1935-ilk-kadin-milletvekilleri

18-1https://tr.wikipedia.org/wiki/Nene_Hatun#Ya%C5%9Fam%C4%B1

19-https://www.google.com/search?q=Kahraman+kad%C4%B1nlar%C4%B1m%C4%B1zdan+Name+Han%C4%B1m&sca_esv=504d30511203df3e&rlz=1C1PNBB_enTR1073TR1075&ei=ib03ap-xCfW6xc8Pj5CA0Qg&biw=1280&bih=630&ved=0ahUKEwjfmdi-kJiVAxV1XfEDHQ8IIIoQ4dUDCBE&uact=5&oq=Kahraman+kad%C4%B1nlar%C4%B1m%C4%B1zdan+Name+Han%C4%B1m&gs_lp=Egxnd3Mtd2l6LXNlcnAiJ0thaHJhbWFuIGthZMSxbmxhcsSxbcSxemRhbiBOYW1lIEhhbsSxbTIFEAAY7wUyCBAAGIAEGKIEMggQABiABBiiBDIFEAAY7wVI0pIBUIwpWPt0cAJ4AZABAJgBc6ABjhKqAQQxNy44uAEDyAEA-AEBmAIboALyEsICChAAGEcY1gQYsAPCAggQIRigARjDBMICChAhGAoYoAEYwwSYAwCIBgGQBgiSBwQxOC45oAfsObIHBDE2Ljm4B-YSwgcGMC4yMC43yAc9gAgB&sclient=gws-wiz-serp

 

Çekmeköy, Şakir Albayrak, Türk Dili ve Edebiyatı Emekli öğretmeni, 21.06.2026, 16.28,

 

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
bahar home mehmet taze kırıkhan