Reklamı Geç
Haas Taş Sanatları
Tulpar
Yükseliş Koleji
Doğru Taşımacılık Şaban Doğru
Hatay
BIST13.744
DOLAR46.2686
EURO53.5186
ALTIN6214.0
BTC/USD63305.455
Hidayet Şişkin

Hidayet Şişkin

Mail: [email protected]

İNSAN BİR YOLCUDUR

 

İNSAN BİR YOLCUDUR

 

İnsan, bir yolcudur esasında. Yolculuğu doğumla başlamaz; anne rahminden de önce, ruhlar âleminde başlar. Dünyaya gelişi başlangıç değil, uzun bir seyrin görünür ilk durağıdır.

Anne rahmi ilk menzil, bebeklik ilk konaktır.

Çocuklukta yürümeyi, gençlikte koşmayı öğrenir insan. Olgunlukta yük taşırken, ihtiyarlıkta yolun pişmanlığını ya da huzurunu hissetmeye başlar. Her yaş, bu büyük yolculuğun ayrı bir mevsimidir.

Oysa çoğumuz, geçici dünyayı bâki yurt sanıyoruz. Halbuki dünya kalınacak yer değil, hızla geçilecek bir istasyondur. İnsan burada misafirdir; eşyaya emanetçi, zamana yolcudur.

 

Sonra bir başka durak gelir: Ölüm… Bir bitiş değil, menzil değişimidir. Kabir bir bekleyiş yeri, kıyamet büyük diriliş, hesap ise yolculuğun muhasebesidir. Ardından ebedî âleme açılan sonsuz kapı gelir.

Düşünün; ruhlar âleminden başlayan bu sefer, anne rahminden dünyaya, dünyadan mezara, mezardan mahşere ve oradan sonsuzluğa uzanıyor. Böyle bakınca insanın kibri küçülüyor, öfkesi sönüyor, hırsı anlamını yitiriyor. Çünkü yolcu, yükünü hafifletmek ister.

Belki de asıl mesele ne kadar yaşadığımız değil; bu yolculukta nasıl yürüdüğümüzdür. Kimi iz bırakarak yürür, kimi izleri silerek… Kimi gönül yapar, kimi gönül yıkar.

Ve insanın en büyük görevi şudur: Gideceği menzili unutmadan yaşamak, bu fâni konakta ebedî yurdun hazırlığını yapmaktır.

 

 Çünkü bu yolculukta yanımıza mal değil amel, unvan değil ahlak, gösteriş değil iyilik alınır.

Gün gelir herkes vardığı yere, bu dünyada nasıl yaşadığının  hesabıyla ulaşır.

 İnsan dünyaya yerleşmeye değil; kalbini olgunlaştırıp ebediyete hazırlanmak için gelmiştir.

Her şey bütünün hayrına olsun.

Eyvallah.

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Güneyler