Reklamı Geç
bahar home mehmet taze kırıkhan
ALİ DABLAN HATSO İÇİN SAHADA
bahar home mehmet taze kırıkhan
Zeno Mobilya
Hatay
BIST13.932
DOLAR48.4464
EURO56.3406
ALTIN6964.3
BTC/USD80961.787
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

OKUYAN BİLİR İNSANLIĞI ve MEDENİYETİ

 

OKUYAN BİLİR İNSANLIĞI ve MEDENİYETİ

 

İnsanlığın ve medeniyetin en değerli sermayesi “İlim”dir, Ve bunun içindir ki, insanlar bilmediklerini öğrenmek, bilgili, erdemli ve medeni insanlar olmak için küçük yaştan itibaren okumaya ve öğrenmeye başlarlar.

Bu uğurda yıllarca emek sarfederler, sıkıntı ve zahmet çekerler, okullara giderler, kütüphanelere giderler, kitap okurlar, öğrenmek için uzak memleketlere giderler, keşifler yaparlar, araştırma ve incelemeler yaparlar...v.s. Cehaletten kurtulmak için insanlar âdeta ilmin kölesi olurlar. Çünkü, her türlü kötülüğün, ahlaksızlığın, sapıklığın, inançsızlığın ve geri kalmışlığın temelinde bilgisizlik ve cehâlet vardır. Her türlü gelişmenin, iyiliğin, güzel ahlakın, edep ve âdâbın, doğruluğun, doğru inancın, medenî ve mutlu olmanın temelinde ise bilgi vardır, ilim vardır. Bu nedenledir ki. Rabbimiz Allah Kur’anda şöyle buyurur: “Hiç bilenle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer-9) Elbette olmaz. Çünkü, biri bilgili, kültürlü ve medenîdir. Diğeri ise; cahil, azgın ve zâlimdir. Bu kapsamda geçmişte pek çok kavim ve millet; cehaletleri nedeniyle doğru yolu bulamamış veya doğruluktan ve doğru istikametten sapmış, azgınlaşmış, zalimleşmiş, hayasızlaşmış ve birbirine kötülük ve zulmetmiş, yaşadığı toplumun ve dünyanın huzurunu bozmuş. Bu yüzden pekçok kavim işlediği kötülükler ve ve yaptığı zulümler nedeniyle Allahın gazabına uğrayarak helak olmuş. Rabbimiz Allah bunu Kur’anda şöyle bildirir: “Biz, birbirine zulmeden nice kasaba halkını helak ettik, Ve arkasından oraya başka toplumlar yerleştirdik.” (Enbiya-11) Günümüzde de aynı cehalet nedeniyle aynı haksızlıklar, hakaretler, zulümler yapılmakta, aynı kötülükler ve barbarlıklar işlenmektedir. İnsanî ilişkilerde edeb ve hayâ, nezaket ve letâfet, sevgi ve saygı, samimiyet ve güven yok denecek kadar azalmış. Bu nedenle insanlar huzursuz ve mutsuz.. Birbirinden emin değil.

İşte, bu olumsuzluklardan kurtulmak, toplumda barış ve huzuru, sevgi ve saygıyı, merhamet ve adaleti, iyiliği ve yardımlaşmayı, birlik ve beraberliği, kardeşlik ve dostluğu tesis etmek istiyorsak, huzurlu, mutlu ve müreffeh bir toplum olmak istiyorsak; yedisinden yetmişine mutlaka hepimiz okuyup ilim ve irfan sahibi olmalıyız. Güzel ahlak ve güzel edeb sahibi olmalıyız. Bu da ancak okumak ve doğruları öğrenmekle olur. Bu nedenle Rabbimiz Allahın bizlere ilk emri “Oku!” olmuştur: “Oku! Seni yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Senin Rabbim en büyük iyilik sahibidir. Kalemle yazmayı öğreten O’dur. İnsana bilmediklerini öğreten de O’dur.” (Alak:1-5) Okullar bunun için yapılmıştır. Kütüphaneler bunun için kurulmuştur. Kitaplar bunun için yazılmış ve yayınlanmıştır. Çünkü, ilimdir insanın mürşidi. ilimdir insanın en güzel rehberi, ilimdir insanın hayat ve huzur reçetesi. Bu nedenle Allah bizlere okumayı ve öğrenmeyi emretmiştir. Bu nedenle peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam bizlere şu öğüdü vermiştir: “İlim Çinde dahi olsa gidip onu alın!” – “İlim öğrenmek her erkek ve kadın müslümana farzdır.” Bu nedenle Rabbimiz Allah, hayatın güzelliklerini ve ilkelerini öğrenelim ve feyizli bir hayat yaşayalım diye bize akıl vermiş, düşünme yeteneği vermiş ve okumayı emretmiş, okuyup ders ve öğüt almamız için bir hayat ve öğüt kitabı olan mukaddes kitabımız Kur’anı göndermiş ve şöyle buyurmuştur: “Bu kitab (Kur’an) insanlar âyetlerini okuyup düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.” (Sâd-29) Peygamberimiz de bir hadisinde bizlere şu öğüdü vermiştir: “Ya öğrenen olun, ya öğreten, ya da onları sevenlerden olun! Sakın dördüncüsü (cahillerden) olmayın. Yoksa helâk olursunuz.”

Öğrenirken de öğretirken de hem öğrenmeyi sevelim, hem öğretmeyi sevelim hem de öğrenenleri sevelim. Severek öğrenelim, severek ve sevdirerek öğretelim. Öğretene de öğrenene de saygılı, müşfik ve merhametli olalım. Hep birlikte hem öğrenen hem öğreten olalım. Hem öğretmen hem de öğrenci olalım. İnsan, âlimlerden, öğretmenlerden ve büyüklerden pekçok güzel şeyler öğrendiği gibi bazen küçük bir çocuktan bile çok şey öğrenebilir. Mesela; otoyolda arabayla hız yapan bir babayı uyaran duyarlı bir evlat gibi. Ezan okunurken TV’nin sesini kısarak ezana saygılı olmayı hatırlatan güzel bir evlat gibi. Anneye kızıp anneye bağırıp çağıran babayı uyaran iffetli bir kız evladı gibi. Bu konuda Rabbimiz Allah Kur’anda mü’minleri şöyle tarif eder: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır/velisidir. Onlar iyiliği öğütlerler, kötülükten sakındırırlar...” (Tevbe-71) Öyleyse sevgili dostlar; Okuyalım!.. Okuyalım!. Okuyalım!.. İlim ve irfan sahibi olalımı ve her zaman birbirine iyilikleri ve doğruları öğreten ve öğütleyen, kötülüklerden sakınan ve sakındıran ve koruyan dostlar olalım. Bilim ve teknolojide, kültür ve medeniyette, ahlak ve fazilette doğrulukta ve adalette dünyaya örnek, huzurlu ve mutlu, medeni ve müreffeh bir millet olalım, inşaallah. Bu bağlamda, yeni bir Eğitim ve Öğretim yılına başladığımız bu günlerde yeni öğretim yılında, öğretmenlerimize, öğrencilerimize, ailelerine ve milletimize hayırlı, huzurlu ve başarılı bir eğitim yılı diliyorum.

Allah yâr ve yardımcımız olsun!

(muallimosman

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Yükseliş