Reklamı Geç
Mert Kasap
Özyurt Silah
Güneş Güzellik
Haas Taş Sanatları
Hatay
BIST13.744
DOLAR46.2686
EURO53.5186
ALTIN6214.0
BTC/USD63305.455
Oğuz Kağan Neşeli

Oğuz Kağan Neşeli

Mail: [email protected]

Unutulan İnsanlık, Dinmeyen Acı:  Soykırımı ve Uluslararası Toplumun Vicdan Sınavı

 

Unutulan İnsanlık, Dinmeyen Acı:  Soykırımı ve Uluslararası Toplumun Vicdan Sınavı

 

* ​11 Temmuz 1995 tarihi, modern insanlık tarihinin en karanlık, en utanç verici sayfalarından birinin yazılmaya başladığı gündür.

* Avrupa’nın ortasında, Birleşmiş Milletler’in (BM) gözü önünde ve "güvenli bölge" ilan edilen bir sığınakta, 8 binden fazla Bosnalı Müslüman (Boşnak) erkek ve çocuk, General Ratko Mladiç komutasındaki Sırp güçleri tarafından sistemli bir şekilde katledildi. Srebrenitsa’da yaşananlar, sadece yerel bir savaş suçu değil; II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa topraklarında gerçekleşen en büyük toplu katliam ve uluslararası mahkemelerce tescillenmiş bir soykırımdır.

* Bu trajediyi kınamak, yalnızca geçmişe dair bir muhasebe değil, insanlığın ortak onurunu koruma görevidir. ​Srebrenitsa, insanlığın barbarlığa karşı direnişinin kırıldığı yerdir. Sırp ayrılıkçıların kasabayı kuşatmasının ardından, silahlardan arındırılmış ve uluslararası korumaya güvenmiş binlerce sivil, BM barış gücü askerlerinin üssüne sığınmıştı. Ancak ne uluslararası hukuk ne de insan hakları beyannameleri, o savunmasız insanları korumaya yetti. Hollandalı barış gücü askerlerinin sığınmacıları Sırp güçlerine teslim etmesi, uluslararası toplumun ve küresel güvenlik mekanizmalarının iflas ettiğinin en somut kanıtı oldu.

* Srebrenitsa, adaletin sustuğu, vicdanların karardığı ve barbarlığın kurumsallaştığı bir nefret organizasyonuna dönüştü. ​Bu katliamı lanetlemek, sadece canice katledilen 8.372 ruhun hatırasına duyulan saygının bir gereği değildir; aynı zamanda bu nefreti doğuran ideolojiyi reddetmektir. Srebrenitsa’da hedeflenen şey, yalnızca bir grubun fiziksel varlığı değil, bir halkın kültürel, dini ve tarihi kimliğiydi. Yıllar boyunca toplu mezarlardan çıkarılan, kimlikleri ancak DNA testleriyle tespit edilebilen ve her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda toprağa verilen her bir kurban, insanlığın ortak hafızasında kapanmayacak bir yara olarak kalacaktır.


* Bu vahşeti planlayanlar, uygulayanlar ve sessiz kalarak ortak olanlar, insanlık vicdanında sonsuza dek mahkûm edilmiştir.
​Bugün Srebrenitsa’yı anmak ve bu soykırımı en güçlü ifadelerle kınamak, nefret söylemlerine ve aşırılıkçılığa karşı koruyucu bir kalkan oluşturmak anlamına gelir.

* Dünyanın neresinde olursa olsun, etnik veya dini kimliği nedeniyle bir topluluğu hedef alan her türlü politikanın karşısında durmak zorundayız. Srebrenitsa, ders alınmadığı takdirde tarihin ne kadar hızlı tekerrür edebileceğini gösteren acı bir anıttır.

 

* ​Sonuç olarak, Srebrenitsa Soykırımı’nı unutmamak, unutturmamak ve bu vahşeti lanetlemek medeni bir dünyanın en asli görevidir.  sorumluluktur. Srebrenitsa’da hayatını kaybeden tüm masumları saygı ve rahmetle anıyor; bu insanlık dışı soykırımı nefretle kınıyoruz. İnsanlığın bir daha böyle bir karanlığa gömülmemesi için Srebrenitsa’nın çığlığı kulaklarımızdan asla silinmemelidir.

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Yükseliş