ALLAHI TEFEKKÜR ve TESBİHATTA SAMİMİ ve DÂİM OLUN
Yüce Allah Kur’anda şöyle buyurur: “Göklerde olanlar da yer de olanlar da azîz olan Allahı tesbih ederler.” (Haşr-1) Bu bağlamda; tüm varlıkların Allahı tesbih ettiği, andığı bir dünyada insanların Allahın adını anmaktan ve O’nu tefekkür etmekten uzak durması doğru olur mu?.. Elbette olmaz!.. İşte, bu nedenledir ki, her insan her daima Allahı tefekkür etmeli ve O’nu tâzimle anmalı ve tesbih etmelidir. Çünkü, insanı Allah’a yaklaştıran, O’nun sevgisine ve rızasına ulaştıran amellerin başında Allahı tefekkür etmek, O’nu hamd ve şükürle anmak gelir!. Kim ihlasla Allahı tefekkür eder, O’nu tesbihatla anarsa Allah, o kimseyi rahmetiyle anar, o kimseyi rahmetiyle nimetlendirir, feyizlendirir ve mükafatlandırır. Mağfiretiyle ve affıyla da o kimsenin hatalarını ve küçük günahlarını bağışlar!... Yüce Allah, Kur’anda bu konuda şöyle buyurur: “Öyleyse beni anın ki, ben de sizi rahmetimle anayım… ” (Bakara-152) Başka bir ayette ise şöyle buyurur: “Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile!. Çünkü O, tevbeleri kabul edendir.” (Nasr-3) Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam da bir hadisinde şöyle buyurur: “Allah’ı güzel isimleriyle anan kimsenin (küçük) günahları deniz köpükleri kadar çok olsa dahi Allah onun günahlarını affeder.”
Temiz bir kalb ile Allah’ı anmak, O’nu tesbih etmek, O’nu tefekkür etmek; insanın imanını güçlendirdiği gibi, huyunu ve ahlakını da güzelleştirir!... Zira, kalbi Allah zikriyle nurlanan insan; daima Allah’ın rızasına uygun sâlih ameller işler.. İnsan, Allahı tefekkür ettikçe, O’nu andıkça O’na olan sevgisi ve muhabbeti de o derece artar ve Allah’ı daha çok hatırlar ve O’nun emirlerine daha çok uyar!.. Kötülüklerden ve haramlardan daha çok sakınır. Bu da O insanı daha mükemmel hale getirir!... Ama bütün bunlar; Allahı tefekkür ve tesbihatta samimi ve dâim olmakla mümkündür!.. insanın Allah’ı tefekkürü ve tesbihatı arttıkça huyunun ve ahlakının güzelliği de artar!.. Hâ keza; İnsanın imanı ve ahlakı güzelleştikçe; Allaha olan dostlğu da güzelleşir. Yani biri varsa diğeri de var demektir. Bakınız, Yüce Allah Kur’anda ne buyurur: "Bilesiniz ki, Allaha dost olanlara hiçbir korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de. Onlar Allaha iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.” (Yunus:62-63)
Müslüman, dünyada kavuştuğu her nimetin ardından mutlaka Allaha şükrederek ve O’nu güzel isimleriyle tesbih ederek anmalı. Zira; yaşarken aldığımız her nefes, soluduğumuz her hava zerresi, içtiğimiz her su damlası bile Allah’ı şükürle anmamızı gerektiren binlerce nimetten sadece ikisidir, ama çok önemlidir!.. Bir düşünün bakalım!.. İçtiğimiz suyun bir damlasını dahi bulamasak, solduğumuz temiz havanın zerreciklerini bulamasak acaba hâlimiz nice olur? Bunu hiç düşündünüz mü!.. Nasıl ki, bu nimetlere her an muhtaç isek, Yüce Rabbimizi anmaya ve O’na sığınmaaya her zaman muhtacız!.. Eğer nankörlerden değilsek!.. Bakınız yüce Allah Kur’anda ne buyurur: “Söyleyin bakalım, ektiklerinizi yerden bitiren sizlermisiniz, Yoksa biz miyiz? Dilersek biz o ektiklerinizi çer çöp yaparız da sizler şaşar kalırsınız!. Söyleyin! İçtiğiniz suyu bulutlardan indiren sizlermisiniz, yoksa onu biz mi indiririz? Dileseydik o suyu acılaştırırdık. Siz hâlâ şükretmezmisiniz?” (Vâkıa-63,64) Bütün bunları bilip ve görüp de Allah’ı anmayanlar, O’na şükür ifadesinde bulunmayanlar, O’nu tesbih etmeyenler ancak ve ancak nankörlerdir!.. İman ve takvadan nasibi olmayanlardır!..
Allahı tefekkür ve tesbihat; mü’minin kalbini ve ruhunu temizler ve yumuşatır. Onu sıkıntılardan ve üzüntülerden korur… Ona güç ve sabır verir!.. Metanet verir!.. İnsan, en sıkıntılı ve en üzüntülü anlarında bazen sığınacak hiçbir kimseyi bulamaz da hemen âlemlerin Rabbi olan yüce Allah’a yönelir ve O’na sığınır, O’nun adını anarak O’ndan yardım ister.. Zira Allah’a inanan her insan bilir ki; Yüce Allah merhametlilerin en merhametlisidir!... O, kullarına en çok acıyandır, ençk yardım edendir!.. O, kendisine sığınanları koruyandır. ”Kişinin önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruma altına alan takipçiler melekler vardır..." (Râad-11) – “Allah en iyi koruyucudur. O, merhametlilerin en merhametlisidir.." (Yusuf-64) Bütün bu hadiseler ve ifadeler göstermektedir ki; Allahı tefekkür etmek ve anmak, Onu güzel isimleriyle tesbih etmek ve O’na şükranla hamdetmek her müslümanın ana görevidir!. Allah’a inanan her Müslüman eğer yüce Allah’ın rızasını, sevgisini, rahmetini ve mağfiretini kazanmak istiyorsa, huyunun ve ahlakının güzel olmasını istiyorsa, Allah’ın yardımını ve rahmetini hidayetini arzu ediyorsa, O’nun iman kalesine sığınarak, O’nu daha çok anmalı ve daha çok tesbihatta bulunmalı ve bunda da samimi ve dâim olmalıdır!... İmanınz kavi, tesbihatınız güzel, ahlakınız güzel, ameliniz sâlih, ömrünüz feyizli ve bereketli olsun!..
Cumanız mübarek olsun! 2026
(muallimosman)

























































Yorum Yazın