Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Vadi
BEH Yapı Ali Behzadi
Arslanoğlu
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

DOĞRULUK İYİLİĞE VE CENNETE YALAN KÖTÜLÜĞE VE CEHENNEME GÖTÜRÜR

DOĞRULUK İYİLİĞE VE CENNETE

YALAN KÖTÜLÜĞE VE CEHENNEME GÖTÜRÜR

 

Doğruluk; “İnsanın düşüncesinde, sözlerinde, davranışlarında ve işlerinde Haktan yana, iyi niyetli, samimi ve dürüst olmasıdır.” Yani, insanın özü ile sözünün, sözü ile amelinin Hak ve hakikat üzere olmasıdır. Doğruluk, insan hayatının temelidir, insan olmanın ve Allah’a kul olmanın gereğidir. Huzurun ve saadetin anahtarıdır.. Bunun içindir ki, yüce Allah Kur’anda; “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol..” (Hûd suresi ayet-112) buyur. Bir gün bir adam peygamberimize gelerek; “Bana öyle bir nasihatta bulun ki başka bir nasihata ihtiyacım olmasın” dedi. Peygamberimiz o kişiye şöyle buyurdu: “Allah’a inandım de. Sonra da dosdoğru ol! Bu sana yeter.” Doğruluk; hâlis bir imana, makbul bir ibadete ve güzel bir ahlaka ve salih amellere sahip olmanın anahtarıdır. Doğruluk, insan şeref ve haysiyetini koruyan güçlü bir kaledir.

Doğruluk, ne kadar güzel ve iyi bir meziyet ise, yalan da o kadar kötü ve çirkin bir meziyettir. “İnsanın gerçeğe ve hakikate aykırı konuşması, iş ve işlemlerinde hileli ve sahtekarca davranması” dır. Bu bağlamda yalan; müslümanda asla bulunmaması gereken çok kötü bir huydur. Peygamberimiz, bir müslümanın bir çok hata ve günah işleyebileceğini ama asla yalan söyleyemeceğini buyurmuştur. Çünkü yalan ile iman bir arada bulunmaz. Yalan; birçok kötülüğün, fenalığın ve günahın barınağı olduğu gibi peygamberimizin ifadesiyle münafıklığın da bir alâmetidir. Kim yalana baş vuruyorsa bilsin ki kendisinde münafıklığın izleri var demektir. Ahirette en ağır cezaya çarptırılacakların içinde yalancılar ilk sıralarda olacaktır. Hele yalan yere yemin ederek, yalan yere şahitlik ederek ve yalan ile ticaret yaparak kul hakkı yiyenlerin âkıbeti daha da vahim olacaktır. Sözlerinde, davranışlarında ve işlerinde yalana ve hileye başvuranlar dünyada haksız yere bazı maddi kazanç ve çıkarlar elde edebilirler ama onlar bilmelidirler ki; sözlerine ve işlerine yalan kattıkları için âhiret hayatında çok azab çekeceklerdir. Yüce Allah Kuranda şöyle buyurur: "Onların kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azab vardır.” (Bakara-10)

İnsanlar genelde, belli bir menfaat elde etmek ve çıkar sağlamak için yalana baş vururlar. İlk bakışta yalan, sahibine belli bir çıkar sağlar gibi görünse de gerçekte yalanın zararı hem söyleyene hem de cemiyete olur. Yalanın en büyük yıkımı ve zararı ise ictimâi güvenin ortadan kalkmasına neden olmasıdır. Yani insanların birbirlerine olan güven duygularını yitirmeleridir. Yalan ve yalan söyleyenler hilebazlar ve sahtekarlar, riyâkarlar ve arsızlar çoğaldıkça; güven azalır, güven azaldıkça da o toplumda huzur, barış ve güven kalmaz. Bu nedenle peygamberimiz bir hadisinde: “Şaka dahi olsa yalan söylemeyin” buyurmuştur.

Kalbinde hakiki Allah inancı ve gerçek Allah korkusu bulunan ve bunda da samimi olan insanlar; asla yalan söylemezler. Onlar daima doğru ve dürüst olmayı şiâr edinirler. Çünkü doğruluk; mü’min ile münafığı, cennet ehli ile cehennem ehlini birbirinden ayıran ilahî bir sınırdır. İnsan olmanın ve kul olmanın ölçüsüdür. Doğruluk; peygamberlerin, velilerin, âriflerin ve faziletli mü’minlerin vasıflarıdır. Yalan ise; Allaha ve insanlara apaçık düşmanı olan şeytanın ve ona uyan münafıkların sıfatı ve meziyetidir. Bu bağlamda Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam bir hadisinde: “Doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de insanı cennete götürür. Yalan insanı kötülüğe, kötülük de insanı cehenneme götürür..” buyurduğu gibi doğruluk; insanı cennete götürürken, yalan; insanı cehenneme götürür. Doğru olmanın yolu ise; Allah’a gönülden inanmaktır. Doğruları öğrenmek ve doğruları yaşamaktır. Gerçek doğrularla beraber olmaktır. Kitaba ve sünnete bağlı olmaktır. Yüce Rabbimiz, Kur’anda şöyle buyurur:“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe suresi ayet-119) “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin. Böyle yaparsanız Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar..” (Ahzab suresi ayet-70,71) Biliniz ki, kim düşüncesinde, sözlerinde, davranışlarında ve işlerinde doğru ve dürüst olursa Rabbimizin rahmetini ve yardımını yanında bulur. Böylece dünyada da âhirette de huzuru ve saadeti elde edenlerden olur. Kim de doğruluktan ayrılır, yalana, hileye ve sahtekarlığa yönelirse, artık o kimse dünyada musîbetleri, ahirette de cehennem azabını beklesin dursun. İmanınız kavi ameliniz doğru ve sâlih, ömrünüz feyizli ve bereketli olsun!. (muallimosman)

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar