Reklamı Geç
Zeno Mobilya
bahar home mehmet taze kırıkhan
Mehmet Akçay Petrol
yükseliş
Hatay
BIST13.407
DOLAR43.4261
EURO52.1526
ALTIN7746.8
BTC/USD88034.576
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

HANGİ İMAN DAHA MAKBUL ve FEYİZLİDİR ?...

 

HANGİ İMAN DAHA MAKBUL ve FEYİZLİDİR ?...

 

İnanma isteği her insanda vardır. Çünkü, her insan bu fıtrat üzere yaratılmıştır. Fakat insanların inancına baktığınızda; pek çok insanın, neye ve niçin inandığının bilincinde ve şuurunda olmadığını görürsünüz, müslümanların pekçoğu da öyle! Kişi, genelde ailesi veya yaşadığı toplum neye inanıyorsa, o da ona inanıyor. Birçok insan Allah’a inanır, ama Allahı gereği gibi tanımaz Kur’ana inanır, ama, içinde ne olduğunu bilmez. İmanın ve islamın ilkelerini doğru bilmez. Bu bağlamda iki türlü iman vardır. Biri; “Taklîdi iman.” Biri de; “Tahkiki iman.”

Taklidi iman nedir? Herhangi bir sorgulama ve araştırma yapmadan, sağlam bir delili olmadan, başkalarının sözü ve telkiniyle Allaha inanmaya ve onların sözüyle amel etmeye “Taklidi iman” denir. Ggeçmişten günümüze pekçok insan Allaha böyle inanır ve pekçok insan, imani yönden pekçok yanlışı doğru sanır ve çoğu insan küfrün, şirkin, fıskın, günahların, haramların girdabında ömrünü tüketir gider. Yüce Allah Kur’anda: “Onlara ne zaman: 'Allah'ın indirdiğine uyun' dense: 'Biz babalarımızın gittiği yola uyarız' derler..” (Bakara-170) buyurduğu gibi yanlış yolda olan insanlara; “Kur’ana uyun!” denildiği zaman, insanların/müslümanların pekçoğu: “Biz büyüklerimizden, hocalardan duyduklarımıza, gördüklerimize inanırız. En iyisini onlar bilir” derler ve onlardan duyduklarına, gördüklerine inanırlar ve onlara uyarlar ve bu konuyla ilgili sorumluluğu çoğu kez onlara yüklerler.. Yukardaki ayette olduğu gibi Mekkeli Müşrikler de peygamberimiz Hz.Muhammede (s.a.v) öyle derdi.. Ancak, Rabbimiz Allah, bu tür insanları Kur’anda şöyle uyarır: “Peki, babaları-büyükleri bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?” (Bakara-170) Ve maalesef insanların ve dahi müslümanların pek çoğu bu uyarıyı dikkate almaz ve pekçok insan, pekçok yanlış, bâtıl ve hurâfe şeylere inanır, yanlışların, bid’atlerin, günahların ve haramların içinde yaşar giderler. Hatta, birçok insan; söz ve davranışlarıyla şirke ve küfre sapar da bunun farkında bile olmaz. İşte, bu tür inanışlar; Taklîdi iman’ın sonuçlarıdır. Ama insan şunu bilmelidir ki, yukarda da ifade ettiğimiz gibi insanların; “Biz babalarımızdan, büyükerimizden, hocalardan böyle işittik, böyle gördük, öyle inandık.” demeleri, insanı sorumluluktan ve hesaba çekilmekten kurtarmaz. Çünkü, Yüce Allah Kur’anda: “Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı böyle bulduk, bunu bize Allah böyle emretti." derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez.” (Âraf-28) buyurduğu gibi Allah, asla kötülüğü, haramı, yanlışı ve bâtılı emretmez ve öğütlemez.

Şunu iyi bilin ki, Alllah, doğruları bulsun ve doğru istikamette gitsin diye insana akıl, ilim, irade ve tefekkür vermiş, kitap ve peygamber göndermiş ki, insan; aklı, ilmi ve iradesiyle tefekkür ederek gerçek imanı bulsun diye. Pekî, gerçek iman nedir? Gerçek iman; “Tahkikî iman”dır. Tahkiki iman nedir? Allahın insana lütfettiği akıl, ilim ve tefekkürle evreni, evrenin ve insanın yaratılışını ve evrendeki varlıkları ve olayları tefekkür ederek, sorgulayarak, hikmetini öğrenerek, idrak ederek, akıl, ilim ve tefekkürle ve ilahi vahyin ışığında Allaha inanmaya ve O’na itaat etmeye “Tahkîki iman” denir. Yüce Allah, Kur’anda bize haber verdiği gibi Hz.İbrahim de peygamberliğinden önce aklıyla Güneşi. Ay’ı, yıldızları ve evreni tefekkür ederek, sorgulayarak Allahın gücünü ve kudretini görerek Allaha böyle iman etmişti. İşte, Hz.İbrahimi Allaha karşı itaatkar kılan, insanlara karşı merhametli, müşfik ve cömert kılan şey; onun kalbindeki tahkiki/hakiki imanıydı. O, babası gibi, kavmi gibi müşriklerden olmamıştı. Biliniz ki, hakiki imanın gerçek kaynağı ve ölçüsü; Allahın kitabı Kur’an’dır. Zira, kitapların en sağlamı ve en doğrusu O’dur. Ve Allah bir ayette şöyle buyurur: “Bu Kur’an, âyetlerini akıl sahipleri düşünsünler ve öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek-feyizli bir kitaptır.” (Sâd-29) Ve Yüce Allah Kur’anda: “Onlar, sözü dinlerler ve sözün en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, doğru akıl sahipleridir.” (Zümer-18) buyurduğu gibi sözün doğrusuna ve güzeline, yani Kur’ana uyan insanlar; hakîki iman sahibi olan insanlardır. Onlar, Allahı görür gibi O’na inanırlar, sözlerini ve davranışlarını O’nu görürcesine ve O’ndan haya edercesine eyleme koyarlar. Her türlü kötü düşünceden, kötü sözden, kötü davranıştan, haksızlıktan, haramdan ve günahtan O’nu görürcesine, O’ndan haya edercesine sakınırlar. Allahın öğütlerine uyarlar ve daima Allaha yönelirler. İyiye ve doğruya yönelirler. İşte, gerçek iman budur, sağlam iman budur, feyizli iman budur. Bu imanla yapılan ibadetler, tesbihatlar duâlar ve sâlih ameller, söz ve davranışlar; güzel, rahmanî, feyizli ve bereketli olur. Eğer bir toplumda; Allah sevgisi ve Allah korkusu varsa, edeb ve hayâ varsa, salih ameller ve iyilikler çoğalmışsa, sevgi, kardeşlik, barış ve huzur o topluma yayılmışsa, o toplumda doğruluk, güven, adalet ve merhamet varsa, işte, o toplumdaki insanların imanı hakiki ve feyizli bir imandır.

Bizlerin de imanı böyle olsun inşaallah! İmanınız kavi, ibadetleriniz ve duâlarınız makbul, ahlakınız güzel, ameliniz sâlih, ömrünüz huzurlu, feyizli ve bereketli olsun!

Cumanız mübarek olsun!

(muallimosman)

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Diva Otel