Reklamı Geç
Haas Taş Sanatları
Mehmet Akçay Petrol
bahar home mehmet taze kırıkhan
Nuri Restaurant
Hatay
BIST12.936
DOLAR44.6038
EURO51.4927
ALTIN6684.8
BTC/USD69168.721
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

İki Annenin Evlad Sevgisi –Kıssadan Hisse

 

İki Annenin Evlad Sevgisi –Kıssadan Hisse

 

Yâkub aleyhisselam Hz.İshakın oğlu ve Hz.İbrahimin torunudur. Yâkubun ailesi rivayete göre Şam bölgesinde yaşıyordu. Yâkub’un Ays isminde bir erkek kardeşi vardı. Yâkub; huyu ve ahlakı güzel, Ana babasına saygılı ve itaatkâr bir çocuktu. Kardeşi Ays ise biraz haylazdı ve kardeşi Yakubu devamlı kıskanırdı. Bu durumu sezinleyen anneleri; hased ve kıskançlık nedeniyle çocuklarının birbirine zarar vermesinden korkuyordu. Belki de Hz.Âdemin çocukarından Kâbil’in, kıskançlık nedeniyle kardeşi Hâbili öldürme olayını biliyordu. Aynı olayı kendilerinin de yaşamaması ve olabilecek böyle bir olayı önlemek için anneleri, Yâkubu bir süreliğine Harrana dayısının yanına göndermeye karar verdi. Yâkubun annesi bir gün oğlu Yâkubu yanına çağırdı ve ona nasihatte bulundu, huzuru ve güvenliği için dayısının yanına Harran’a gitmesini ve bir müddet orada dayısının yanında kalmasını istedi. Yâkub, annesinin sözünü dinledi ve günlerden birgün annesiyle vedalaşarak Harran’a dayısının yanına gitti.

Ays ise o günlerde dağlarda avlanıyordu. Hayvancılık ve avcılık o dönemlerin geçim ve meşguliyet kaynaklarından biriydi. Ays, avdan eve döndüğünde kardeşi Yâkubun evde olmadığını gördü. Yâkub’un Harrana gittiğini öğrendi. Ays, onun kendilerini terk ettiğini ve evden kaçtığını düşündü. Onu yakalayıp cezalandırmaya and içti. Aslında onun asıl niyeti; kalbindeki hased ve kıskançlık intikamını almaktı. Annesi onu durdurmak için nasihat ettiyse de O, annesini dinlemedi ve kardeşi Yâkubun peşine düştü. Yâkub ise Harran yolculuğuna devam ediyordu. O, annesinin uyarısını ve tavsiyesini dinleyerek çoğu kez gündüzleri mağaralarda saklanıyor, geceleri iz sürerek gidiyordu. Ays ise gündüzleri yürüyor, Yâkubun izini sürüyordu, geceleri uyuyup dinleniyordu. Bu nedenle Ays, kardeşi Yâkubla hiç karşılaşmadı, onu bulamadı ve ona zarar veremedi. Yâkub uzun bir yolculuktan sonra sağ sâlim Harran’a dayısının yanına ulaştı. Ays ise birkaç gün kardeşi Yâkubu dağlarda, vâdilerde aradı. Onu bulamayacağını anladı ve eve geri döndü. Yâkubun Harrana gitmesi, aslında bir nevi Hicretti. Kıssalarını anlattığımız ve anlatacağımız pek çok peygamber, hayatının bir bölümünde buna benzer Hicret yapmışlardır.

Aslında hiçbir anne ve baba çocuğunu gurbete göndermek istemez. Ama, sorumlu olan anne ve babalar çocuklarının sağlığını, güvenliğini, huzurunu, eğitimini ve geleceğini düşünerek onların eğitimi, huzuru, güveni ve geleceği için bu tür ayrılıklara katlanırlar. Yâkubun annesi de öyle yaptı. Günümüzde de birçok anne ve baba çocuklarının eğitimi ve öğretimi için gurbete gönderirler. Uzak şehirlerdeki okullara gönderirler, hatta yurt dışına eğitime gönderirler. Bu kapsamda insanlar da bazen çalışmak ve helal rızık elde etmek için uzak diyarlara hicret ederler. Bazı insanlar da uğradıkları zulümler ve kötülükler nedeniyle kötülerden ve kötülüklerden uzak durmak için evlerini ve yurtlarını terk ederek gurbete hicret ederler.. Öyle değil mi?.. İşte, Yâkubun annesi de Yâkubu bir süreliğine dayısının yanına bu niyetle gönderdi. Aysı da yanlarında tuttular. Böylece kıskançlık yüzünden kardeşlerin birbirine zarar vermeleri önlenmiş oldu. Ayrıca Yâkub, dayısından aldığı güzel bir terbiye ile daha da mükemmelleşti. Ays da gün geçtikçe yaptığı hataları ve kardeşinin kıymetini anladı ve bir zaman sonra o eski kıskançlığı kalmadı o da olgunlaştı. Bütün bunlarda, düşünen akıl sahipleri için alınacak ibretler ve dersler var. Demek ki, çocuğu sevmek demek, onun her istediğini yapmak veya onun yaptığı her şeyi hoş görmek değildir. Çocuğu sevmek; onun güven içinde sağlıklı, huzurlu ve hidayet üzere yaşamasını sağlamaktır. Bunun için gereken tedbirleri almaktır. Çocuğu her türlü zararlı tehlikelere karşı korumaktır. Gerekirse Yâkubun ailesinin (annesinin) yaptığı gibi onu Hicret ettirmektir.

Bir gün bir TV kanalında bir haber izlemiştim. Zengin bir aileye mensup genç bir kız, daha özgür yaşamak hevesiyle evden ayrılmış, tek başına ailesinin yazlığında yaşıyormuş.. Bir gün acı haber şöyle gelmiş: “Gece, alkol komasına giren genç kız kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.” Annesi feryat ediyor ve şöyle diyordu: “ Ben, onun hiçbir şeyini eksik etmedim, ne istediyse aldım, ne dediyse yaptım. Hiçbir ihtiyacı yoktu, neden böyle yaptı?..” Demek ki, sadece maddi ihtiyaçları karşılamak bir çocuk için, bir insan için yeterli olmuyor. Ona güzel bir terbiye ve güzel bir ahlakî eğitim vermek de gerekiyor. Kötülüklerden ve kötü alışkanlıklardan, kötü insanlardan korumak gerekiyor. Bunun için ne gerekiyorsa onu yapmak gerekiyor. Gerektiğinde onları uyarmak gerekiyor, Gerekirse, büyüklerinin yanına eğitime göndermek gerekiyor. Yani ahlaki ve sosyal yönden de onlarıa iyi bir eğitim vermek ve onlara sosyal davranışlar yönünden de destek olmak gerekiyor!

(muallimosman)

Not: Bu yazı “Kur’anda Peygamber Kıssaları Cild 2” adlı eserimizden (Hz.Yâkubun Kıssası) alıntıdır.

Bu eser henüz yayınlanmadı)

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Güneyler