“LÂ İLÂHE İLLALLAH” SÖZÜ BİR İMAN SÖZLEŞMESİDİR
“Lâ ilâhe illallah” (Allahtan başka ilah yoktur) sözü bir iman sözleşmesidir.
Dini literatürde buna;”Tevhid Kelimesi” denir. Tüm ilahi dinlerin temeli buna dayanır. İslam dininin temeli de budur. Ancak, İslam dininde tevhid kelimesinde peygamberimiz Hz.Muhammedin adı da zikredilir ve şöyle ifade edilir: “Lâ ilâhe illallah, Muhammedün rasûlüllah” Ve iman sözleşlmesi bu ifadeyle yapılır:
Yüce Allah Kur’anda; “Andolsun ki, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneşi ve Ay’ı hizmetinize kim verdi?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” derler.” (Ankebut-61) buyurduğu gibi, insanlar genelde Allahın varlığını kabul ederler. Ama O’na inanmakta ve O’na kuluk etmekte farklılık gösterirler. Kimisi baştan inkar eder, bunlara “Kâfir” denir. Kimisi de; kalbindeki inkarı gizler, bazı söz ve davranışlarıyla kendisini inanmış gibi gösterir, bunlara: “Münâfık” denir. “Lâ ilâhe illallah” sözüyle lisanen ve kalben Allaha ve O’nun gönderdiği dine ve kitaba gerçekten iman eden, Allahın hükümlerine göre yaşayan kimseye ise “Mü’min” denir.
Bu bağlamda şunu da iyi bilmemiz gerekir. Bir mü’minin sadece sözle “Lâ ilâhe illallah” veya “Lâ ilâhe illallah, Muhammedün rasûlüllah” demesi yetmez. İman eden kişi bu sözün feyz ve rahmetinden müstefid olabilmesi için bu sözün gereğini yapması ve yaşaması gerekir. Bu da öncelikle Allaha imanla başlar, ardından; Allahı inkar etmek, Allaha şirk koşmak, insan öldürmek, cana kıymak, hırsızlık yapmak, ölçü ve tartıda hile yapmak, insanlara ve canlılara zarar vermek, kötülük etmek, zulmetmek, kul hakkı yemek, yalan söylemek, yalan şahitlik yapmak, iftira etmek, haksızlık yapmak gibi Allahın haram kıldığı kötülükleri, haramları ve günahları terkederek nefsi kötülüklerden ve haramlardan arındırmakla ve ardından Namaz, Oruç, Zekat, sâlih amel gibi ibadetlerle Allaha ibadet ederek, tesbihat ve duâlarla her zaman Allahı onun güzel isimleriyle anarak, Ana babaya itaat ederek, helal ve temiz yoldan rızık kazanarak, helal kazançlardan iyilik ve infakta bulunarak, akrabaya, yetime, yoksula, yolda kalmışa, fakirlere ve muhtaçlara yardım ederek, sözünde ve işinde doğru, dürüst ve âdil olarak imanı güzel bir ibadete, güzel bir ahlaka ve feyizli salih amellere dönüştürerek imanı kemale erdirmek gerekir. takvaya ulaşmak gerekir..“Lâ ilâhe illallah” sözüyle Allah’a inanan ve O’na güvenen mü’min, asla ümitsizliğe ve endişeye kapılmaz. Ve Yüce Allah Kur’anda: “Elbette güçlükle birlikte, bir de kolaylık vardır. Öyle ise bir işi bitirince diğerine yönel! Ve ümit edeceğin şeyi de yalnızca Rabbinden iste!” (İnşirah:1-8), buyurduğu gibi mü’min; karşılaştığı tüm güçlükleri ve zorlukları ihlaslı imanı, tevekkül, sabır, gayret azim, duâ ve ümitle aşmasını bilir. Ve Yüce Allah Kur’anda; “Şüphesiz sizin Rabbiniz Allah’tır, O’ndan başka ilah yoktur. Her şeyi yaratan O’dur. O, her şeyi görüp gözetendir. Öyle ise O’na ibadet ve kulluk edin!” (En’am-102) buyurduğu gibi La ilâhe illallah” sözü ile Allaha iman eden mü’min; her zaman Allaha ibadet ve kulluk eden bir kul olur. Bu inanış; dil ile söylem ve kalb ile tasdik şeklinde başlar, ibadet, tesbihat ve salih amellerle feyizlenir ve güzelleşir. İşte, bu sözle insan Allaha inanır ve Allah’tan başka hiçbir varlığa inanma, tapınma ve boyun eğme gafletinde bulunmaz! Hiçbir bâtıl inanca yönelmez!..Bu ahitleşme ve sözleşmeyle insan; Yalnız Allah’a iman eder, yalnız O’na ibadet eder, yalnız O’na kulluk eder, isteklerini yalnız O’ndan ister.. “Lâ ilâhe illallah” sözüyle Allah’a inanan ve O’na sığınan insan, kendine güzel ve ulvî bir istikamet belirlemiş olur ve o istikamet doğrultusunda yürüdüğü müddetçe huzur, güven ve hidayet üzere olur.
“Lâ ilâhe illallah” sözü; Allah katında sağlam ve güvenli bir senettir. Bu senede sadık kalan insan mutlaka huzur ve güven içinde olur. Her türlü kötülükten, fenalıktan ve azgınlıktan korunmuş olur. Bu söz, insana; Kur’an ahlakıyla ahlaklanmayı ve Peygamber edebiyle edeblenmeyi öğretir!.. İnsanı kibir, gurur, hased, kin, yalan, gıybet, dedikodu, içki, uyuşturucu, kumar gibi insanı ve toplumu mahveden kötü huy ve alışkanlıklardan, haramlardan korur. Allah, kendisine temiz bir kalble inanan mü’minleri şöyle över ve onları rahmetiyle müjdeler: ”Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. Onlar iyiliği öğütler, kötülükten sakındırırlar. Namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir...” (Tevbe-71) Ve Rabbimiz Allah bu konuda mü’minlere şu öğüdü verir:: “Muhakkak ki Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder. Hayasızlığı, kötülüğü ve azgınlığı da yasaklar.
O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.” (Nahl-90) İmanınız kavi, ibadetleriniz ve duâlarınız makbul, ameliniz salih, ahlakınız güzel, ömrünüz sağlıklı, huzurlu ve feyizli olsun inşaallah!
(muallimosman)

























































Yorum Yazın